Millî Aile Haftası
* Hayırlı uğurlu olsun, belirli gün ve haftalarımıza yepyeni bir hafta daha eklendi. Aile ve nüfus genelgesi yayımlandı, genelgeye göre, 2035 yılına kadar Aile ve Nüfus 10 Yılı ilan edildi ve her yıl mayıs ayının son haftası Millî Aile Haftası olarak kutlanacak. Kamu kurum ve kuruluşlarınca haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenecek. Kamu kurum ve kuruluşları somut görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek, uygulamalarını buna göre yürütecek, resmi belgelerinde, plan ve programlarında, hizmet içi eğitimlerinde aile ve nüfus politikası esas alınacak. Cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacak. Evlilik toplumda itibarlı olacak.
* 5 Stratejik öncelik var.
1.stratejik öncelik, aile kurumunun ve nesillerin korunmasıdır.
2.öncelik, evlilik müessesinin teşvikidir.
3.öncelik, doğurganlık hızının artırılmasıdır.
4.öncelik gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır.
5.öncelik kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımıdır. Hane halkı oranı %30,08'e düştü. Tek kişilik haneler ise %20,5'a ulaştı. Evlenme yaşı erkeklerde 28,5'a, kadınlarda 26'ya çıktı. 20-24 Yaş aralığında hiç evlenmemiş kadın oranı %79, erkeklerde %94'tür.
*Ülkemizin tek serveti gençler ve çocuklardır. Dinozor yapısı her yerde gençlere engel çıkarıyor. Ev genci kavramı son 10 yılın en büyük problemidir. Gençlerimiz eğitim ve istihdam yerine evde ömür çürütüyor. Enerjilerini üretime gelişime harcamıyor, ailelerinin maddi imkânlarına bağlı yaşıyorlar. Onlara emek verelim ki onlar da ülkeye emek olsunlar. Avrupa’da ne eğitimde ne istihdamda olan genç nüfusun oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye... 15-29 yaş arası ev gençlerinde AB ortalaması %11 iken bu sayı, Romanya’da %19,2, Slovenya’da %7,6, Norveç’te %7, İsveç’te %5,9, Hollanda’da %5,3 ve ülkemizde %26,5 düzeyinde. Genç nüfus, eğer eğitir ve istihdama katabilirsen ülkenin bahtı olur. Hem eğitemez hem de istihdama katamaz isen sosyal bomba haline gelir. AB, önce zenginleşti sonra yaşlandı. Biz ise genç dinamizmini kullanamadık, zenginleşmeden yaşlanıyoruz. Gençliğimizi evlerde çürütüyoruz. Gençlere diploma yerine beceri ve istihdam alanı açmak, birincil önceliklerimiz arasında olmalı. Ne iktidarın ne de muhalefetin önceliği değiller. Ana babalarının maddi kaynaklarıyla hayatta kalıyorlar. Liderlerin bu gençlere yarın vizyonu katması, yeni zenginlik alanları önermesi gerekiyor. 208 üniversitenin çoğu, işsizler antreposu haline gelmiş durumda. Diplomalı işsizler üretmek yerine meslek ve beceri sahibi olmalarını sağlamak için STK’larımız, OSB’lerimiz, nitelikli eğitim kurumlarımız işbirliği ve işbölümü yapmalı. Ev gencine emek vermez isek akıbet kötü olur. Neden evde bu gençler? Beceri üretmeyen diploma için hem para hem de zaman harcamak istemiyorlar. İş arayanlar ise ya iş bulamıyor ya da çok az ödeme alabiliyorlar. Hallerinden memnu değil, aksine tedirginler. Nasıl hayatta kalıyor ev genci, ailesinin cep harçlık miktarı kadar ekonomik özgürlük dairesinde ömür tüketiyor. Bu da ülkenin genç enerjisini, onlara emek sağlayamadığımız için atıl yapıyor. Rölantide çalışan araç gibiler.
*Sorunların en başında ekonomik dengesizlik geliyor. Knight Frank tarafından yayımlanan servet raporuna göre, Türkiye'de 30 milyon$ ve üzeri servete sahip olan ultra zengin kişi sayısı son 5 yılda yaklaşık %93,5 arttı. Bu oranla Türkiye, küresel ölçekte servet sahipliği en hızlı büyüyen ülkelerden biri oldu. Rapora göre dünya genelinde ultra yüksek net değerli birey (UHNWI) sayısındaki yükseliş sürerken, Türkiye’deki büyüme hızı küresel ortalamayı ikiye katladı. Türkiye’de 30 milyon doların üzerinde net varlığı bulunan kişi sayısı 5 yıl önce 2.174 olan ultra zengin sayısı,%93,5’lik bir artışla 4.208’e ulaştı. 2031 yılına gelindiğinde bu sayının %13 oranında bir artış daha kaydederek 4.772’ye çıkması bekleniyor. Türkiye'deki milyarder sayısının ise 2031 yılına kadar %31 oranında artarak 35’ten 46’ya yükseleceği öngörülüyor. Polonya: %109, Katar: %107, Türkiye: %93,5, Romanya: %93
Bu 4 ülke de ülkece çok tanıdık ülkeler. Veriler, ultra zengin sayısının coğrafi olarak geçmişe kıyasla daha geniş bir alana yayıldığını ancak servet üretiminin hâlâ belirli finansal merkezlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Kuzey Amerika toplam hacimdeki liderliğini sürdürürken, Asya-Pasifik bölgesi en hızlı büyüyen bölge olarak Avrupa'nın payını zorluyor. Türkiye ise bu küresel makroekonomik döngü içinde, doğrudan bir finansal üretim merkezi olmasa da varlık büyümesinden en yüksek payı alan yükselen ekonomilerden biri olarak dikkat çekiyor.
*Sonuç olarak, yetkililer gençlere yönelik yeni bir proje hazırlığında. Ev gençleri olarak adlandırılan, eğitimde ve istihdamda yer almayan 15-29 yaş arası yaklaşık 5 milyon genç için proje hazırlanıyor. Gençlerin Üretim Çağı “GÜÇ” adı verilen kapsamlı program hedefi kapsamında, 3 yıl içinde 3,5 milyona yakın gencin istihdama kazandırılması amaçlanıyor. İlk önce yaş grupları, eğitimleri tespit edilecek. Ardından yaş ve eğitimlerine göre yeni iş alanları açılacak ve istihdam edilmeleri sağlanacak. Sahada açık iş alanları tespit edilecek. İş ve meslek danışmanlığı hizmeti öncelikli olmak üzere İŞKUR hizmetleri sunulacak. Hem özelde hem de kamuda iş alanlarına göre yerleştirme yapılacak. Mesleki eğitim kursları, işbaşı eğitim programları, girişimcilik destekleri arttırılacak. Dijital pazarlama, yazılım kodlama, veri analizi gibi geleceğin mesleklerine yönelik kurslara ağırlık verilecek. Özel ve kamuda yaratılan iş alanlarına göre yerleştirme yapılacak. Ne eğitimde ne istihdamda olmayan bu gençler somut veri görmeden evden çıkmaz. İkna etmek çoğu zaman somut verilerle olur. Aile 10 yılının %5 i bitti geri kalan %95 zamanda ileri teknoloji ve şeffaflıkla ivmelenebiliriz. Dinozorlarla bu iş olmaz. Sürekli kendini düşünüp ülkeyi düşünmeyenler yakında yok olacaklar. 6 Milyon genç her şeyin farkında