KONYA HABER
Konya
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2229 %0.03
51,2387 %0.3
11.633,95 % 0,04
Ara

Bayramın Heyecanı Hâlâ Aynı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Birkaç güne Ramazan Bayramı. 
Bayram için takvim 20 Mart 2026 Cuma’yı gösteriyor, ama aslında takvimden çok daha eskiden beri içimizde bir yerlerde başlayan sayaç çalışıyor. Çocukken ‘’Bayram ne zaman?’’ diye sorduğumuz günlerden bu yana aynı soru hâlâ aynı heyecanla soruluyor: ‘’Bu bayram da gelecek mi gerçekten?’’ Gelecek.
Çünkü her şeye rağmen geliyor. Yağmur yağsa da, trafik olsa da, hayat pahalı olsa da küskünlükler birikse de… Bayram geliyor. Kapıyı çalıyor. Önce bir şeker kokusuyla, sonra annenin mutfakta kavurduğu kavrulmuş kahve kokusuyla, en sonra da babaannenin ‘’Hoş geldin yavrum’’ derken gözlerinin dolmasıyla. Bu bayram da aynı ritüeller tekrarlanacak. 
Sabah erkenden kalkılacak, en güzel bayramlık giyilecek (artık yetişkin olsak da hâlâ ‘’bayramlık’’ kelimesi içimizi gıdıklıyor). El öpülecek, alınlardan öpücükler kondurulacak, ‘’ Bayramın mübarek olsun’’ cümlesi belki bin kez tekrarlanacak ama her seferinde biraz daha içten söylenecek. Kimileri ‘’Artık eskisi gibi değil’’ diyecek. Haklı da olabilirler. 
Eskiden mahallede herkes birbirinin evine gider, kapılar açık kalır, tabaklar dolusu baklava komşudan komşuya dolaşırdı. Şimdi apartmanlarda zil çalmadan önce mesaj atılıyor: ‘’Gelebilir miyiz?’’ Eskiden çocuklar şeker toplamak için sokak sokak gezerdi, şimdi çoğunlukla sanal cüzdanlara ‘’bayram harçlığı’’ geliyor. Ama yine de…  o ilk lokumun tadı, o ilk ‘’iyi bayramlar abi!’’ deyişi, o torunların koşarak gelip sarılması… Bunlar değişmiyor.  Bayram aslında bir hatırlatma. Bir aylık orucun sonunda ALLAH’ IN ‘’şimdi biraz da gülün, paylaşın, barışın’’ dediği büyük bir izin günü. Küslükleri bitirme helalleşme günü. Bu bayramda eğer mümkünse uzun zamandır görmediğiniz birini arayın. ‘’ Ne zaman görüşelim’’ yerine ‘’Bugün gelsene‘’ deyin. 
Bir Çocuğun avucuna harçlık koyarken gözlerinin içine bakalım, gerçekten bakalım. Ve en önemlisi: Bayram namazından sonra eve dönerken içimizden sessizce dua edelim: ‘’ALLAH’ım gelecek bayramda bu sofrada eksik olmayalım.’’ Çünkü bayramlar geçiyor, insanlar gidiyor, ama geriye kalan tek şey o sofradaki kahkaha, o el öpmedeki sıcaklık ve ‘’Bir daha ki bayrama kadar sağ salim’’ diye biten dualar. Nice bayramlara… 
Gönlünüz şeker, içiniz huzur, kapınız bereket olsun.
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *