Kazanmak ve yeniden inanmak
Bir yolcu, sabahın erken saatinde yola çıkar. Hava pusludur, önünü neredeyse hiç göremez. Bu yüzden yavaşlar, duraksar, bazen yanlış yollara sapar.
Ama güneş yükseldikçe pus dağılır. Yol değişmez, sadece görünür hale gelir. Yolcu o an anlar: Sorun yürümek değil, yolu görememektir.
Konyaspor da haftalardır aynı pusun içindeydi; bugün ise ilk kez önünü biraz daha net görmeye başladı.
Konyaspor bugün aldığı galibiyetle artık “neden daha yukarı olmasın?” oyununa dönebilir.
İlhan Palut yönetiminde son 6 maçta 4 galibiyet, 1 mağlubiyet ve 1 beraberlik aldı.
Beraberlikte tartışmalı kararlarla galibiyet kaçarken, tek mağlubiyet Başakşehir karşısında bireysel hatalardan geldi.
Evinde en son Samsunspor’a kaybeden Konyaspor, Palut döneminde iç sahada mağlubiyet yaşamadı.
Şu an izlenen şey bir takım değil, bir fragman.
En büyük problem özgüven.
Düşme hattının baskısı arttıkça oyun kimliği kayboluyor, panik büyüdükçe plan bozuluyor.
Gençlerbirliği maçında topa hâkim, ikinci topları kazanan ve hızlı reaksiyon veren bir Konyaspor vardı.
Ancak kapalı savunmalara karşı üretkenlik sorunu sürüyor.
Konyaspor’un sorunu oyun değil, o oyuna inanmak.
XG verisinin topa sahip olma oranıyla ters ilerlemesi üretkenlik problemini açıkça gösteriyor.
Bu galibiyet bu yüzden çok değerliydi.
Samsunspor ise kırılgan bir yapıya bürünmüş durumda.
Bu da maçı bir “sistem savaşı” haline getiriyor.
Gençlerbirliği maçının son bölümü oyuna yeniden hükmetme örneğiydi.
Hak edilmiş bir galibiyetti. Arife günü alınan bu sonuç, taraftara çifte bayram yaşattı.
Maçın sözü: Konyaspor bugün yalnızca maçı değil, bir psikolojiyi de kazandı.