Galler Geliyor
Bayram sonu yapılacaklarla bayram önü yapılanlar aynı olacak. Piyasalar sadece 1 gün kapalı kalacak. Hafta sonuna gelmesi şans olmalı hepimiz için. Bütün piyasalar tedirgin. Özellikle gelir farkı ciddi boyutlara ulaştı. Ramazan sosyal olarak ekonomik durumu iyi olmayanları anlamak içindi. Bayrama ne oldu. Oldu mu? Bütün ülkelerde bu fark en az olsun diye uğraşıyor. Politikacıların söyledikleriyle yaptıkları tutarsa iyi politikacılardır. İyi politikacılar ülkelerini müreffeh düzeye eriştirirler. Yalan söylediği tespit edilen Galli politikacılar koltuklarını kaybedecekmiş. Siyasete olan güveni yeniden tesis etmenin en iyi yolu, politikacıların yalan söylemesini suç haline getirmekmiş. Galler parlamentosuna, bir politikacının halkı bilerek aldatmasını suç sayacak bir yasa tasarısı sundu. Suçlu bulunanlar, görev yapmaktan veya seçimlere katılmaktan men edileceklerdir. Bazı ülkelerde parlamentoya yalan söylemeyi yasaklayan yasalar zaten mevcut olsa da, bu yasa tasarısı kabul edilirse, politikacıların genel olarak yalan söylemesini yasaklayan ilk yasa olacak.
* Dünyada, parlamentoya yalan söylemenin zaten suç sayıldığı az sayıda, yaklaşık yarım düzine parlamento var. Bu yılın başlarında Avusturya'nın eski başbakanı Kurz, parlamentoya yalan söyleme suçundan mahkûm edildi. Singapur parlamentosundaki muhalefet lideri de şu anda parlamentoya yalan söyleme suçundan yargılanıyor. Dünyada henüz sahip olmadığımız şey ise, politikacıların kasıtlı aldatma eylemlerine yönelik kapsamlı bir yasak. Trump, Washington Post'un belgelediğine göre, başkanlık dönemi boyunca 30.573 yanlış veya yanıltıcı iddiada bulundu. Birçok Amerikalı, hatta partisi bile onu desteklemeye devam ediyor. Dolayısıyla, kamuoyu bunu sadece kabul etmekle kalmayıp, açıkça doğru olmayan şeyler söylemiş politikacılara oy verdiğinde bu durum işleri karmaşıklaştırıyor.
* Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar. Sorgulanmamış bir hayat, yaşamaya değmez. Sokrates, halkını düşündüğü için gerçeği söylemekten çekinmediği için yargılanmış ve sonunda ölüme mahkûm edildi. O, 9 köyden kovulmayı göze almış ama doğruyu söylemekten geri durmamış. Doğruluğun erdemi, sadece bireysel düzeyde kalmayıp, toplumsal huzur ve adaletin de temeli olarak görülür. Eflatun bir toplumda doğruluk yoksa o toplumun geleceği de yoktur demiştir. Doğruluğun yok sayıldığı ya da cezalandırıldığı bir toplumda, adaletin ve güvenin de sağlanması mümkün değildir. Toplumsal yapının sağlam kalabilmesi için, doğruyu söyleyenlere kulak vermek ve onları kovmak yerine onurlandırmak gerekir. Günümüzde, iş yerlerinde, sosyal çevrelerde ya da politik arenada, doğruyu söyleyenler çoğu zaman dışlanmakta ya da susturulmaya çalışılmaktadır. Cesur bir bireyin, gerçeği söyleme kararlılığı karşısında karşılaştığı bu zorluklar, insan doğasının ve toplumların çelişkili yapısını gözler önüne serer. Gerçekler, bir zaman sonra acıtmayı bırakır. Ancak yalanlar, daima yara açar. Bu yüzden de toplumlar yalanlar üzerine değil, gerçekler üzerine inşa edilmelidir.
* Savaş sebepli akaryakıt en ciddi ekonomik bir konu oldu. Trafik cezalarının bir kısmı geri çekilse de cezalar miktar olarak bu bayram test edilecek. İçişleri Bakanlığı’nın yeni kararıyla eski milletvekillerine hız ve kırmızı ışık ihlali gibi trafik cezaları uygulanmayacak, vatandaşlar ise artan ceza tutarlarıyla karşılaşacak. Eski milletvekilleri için yeni uygulama 23 Mart'ta başlayacak. Türkiye’de milletvekillerinin aldığı maaşlar ve kendilerine tanınan ayrıcalıklar hep tartışıldı. Yılbaşından itibaren milletvekillerinin maaşı 229.676 TL’den 273.196 TL’ye yükseldi. Milletvekili emeklisinin aylığı da 149.121 TL’den 177.658 TL’ye yükseldi. Eski milletvekillerine maaşlarının yanı sıra trafikte cezalarında da güncelleme yapıldı. Trafikte hız sınırını aşan veya kırmızı ışıkta geçen vatandaşlar, ciddi oranda para cezaları ödemek zorunda. Aynı durum artık eski milletvekilleri için geçerli olmayacak. Yapılan değişiklikle yaklaşık 1.100 eski milletvekilinin kullandığı araçlara radar ve kırmızı ışık ihlali nedeniyle ceza kesilmeyecek, ayrıca trafikte geçiş üstünlüğü de tanınacak.
* Milletvekilliği bir meslek değildir. Dünyada kabul edilen meslek tanımı ise belirli bir alanda görülen eğitim ve deneyim sonunda beceri kazanılan iş ve bu işten geçimini sağlamaktır. O meslekle ilgili bir örgütün üyesi olmak da benim mesleğim şudur diyebilmenin önemli bir şartıdır. Mimar ve Mühendisler, mesleki alanlarında 4 yıllık lisans eğitimi görür, mezun olur ve TMMOB’ye bağlı meslek odasına üye olurlar. Mesleki tescil budur. Avukatlar, 4 yıllık lisans eğitimi ve ardından staj dönemini yaşar ve BARO’ya üye olarak meslek yaşamına başlarlar. Doktorlar, Eczacılar, Diş Hekimleri de lisans eğitimleri sonunda kendi meslek odalarına kayıt olarak mesleğe başlar. Sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösterecek işadamları ve esnaf için de mesleki örgüte üyelik koşulu vardır. Her mesleğin ilkeleri, ahlak yasaları vardır ve bu ilke ve ahlaki değerlere uymayanlar meslekten çıkarılırlar.
* Sonuç olarak, yumurta örneği vermiştim geçmiş yazılarımda. Tekrar hatırlatayım ambalajı yumurtadan pahalı olamaz. Poşet, içinde taşınan maldan pahalı olamaz. Asıl dururken vekil kabul olmaz. Bu yılın başında Davos'ta konuşulanları akıllı adam unutmaz. Vekillik şartları ağırlaştırılmalı. Sınava tabi olmalılar. Ben, benden akıllı ahlaklı vekile oy verebilirim sadece. Kendimi salak yerine koyduramam