Yapay Zeka'ya güvenmek!
Son dönemde yapay zeka hayatımızı resmen işgal etmiş durumda. Arama motorumuz da yapay zeka oldu, öğretmenimiz de… Ne yazık ki yapay zekasız bir adım dahi atamıyoruz. Ya da atmıyoruz.
Son yıllarda teknolojinin getirdiği yeniliklerle korkunç bir tembelliğe alışan insanoğlu artık düşünemez, sorgulayamaz, analiz edemez durumda.
Bayramda bir kez daha gördüm ki yapay zeka hayatımızı istila etmiş. Hangi konu açılırsa açılsın oradan birisi çıkıp durun bir Gemini'ye soralım, ChatGpt ne diyor acaba? gibi sözlerle telefonu eline alıp yapay zekaya danışıyor.
Eskiden Google Amca ya da Hazreti Google gibi isimler takılan arama motorları bu işlevi üstleniyordu. Ama orada bir emek bir çaba bir arama tarama mesaisi vardı. Şimdi yapay zekaya soruyorsun ne derse alıp cebe koyuyorsun. Sorgulama asla yok. Analiz etme yok. Karşılaştırma yok. Karşı gelme hiç yok…
Durum böyle olunca robotik düşünce tarzı yaşamımızı işgal ediyor, dünyayı ve insanlığı ele geçiriyor.
Tamam teknoloji muazzam bir nimettir. Mağara duvarlarına işaretler kazıyarak, sonrasında dumanla haber salarak akabinde güvercini eğitim pusulalar savarak iletişim evrelerini başlatan insanlık geldiğimiz noktada iletişimdeki tüm perdeleri kaldırdı. Görüntülü aramalarla dünyanın öbür ucundaki kişiye ulaşıyorduk artık isim ve resim aramaya da gerek duymuyoruz. Yapay zeka robotları ile iletişim kuruyor, sohbet ediyoruz. Dahası yapay zekanın yaptığı müzikler en çok hoşumuza giden şarkılar oluyor. Dün ofiste bizim arkadaşlar da yapay zeka ile üretilmiş bir müzik açtı. “Anka” isimli bu parçanın nağmeleri muazzam, seslendiren sözde sanatçılar büyüleyici bir sese sahip.
Şarkının sözleri de çok güzel:
"Kırılan kalbimden şarkılar taşar
Anılar sızar, daha bu kadar mı
Düşen her yıldızda sırlarım açığa çıkar
Küllerim sorar, yanmak bu kadar mı
Kanatları yanık bir ankayım
Küllerimden gül toplarım
Gölgeye düşsem bile
Ben ateşlerden doğacağım
Acı hiç diz çöker mi önünde
Eğilip af diler mi
Vur kelepçe bitsin der mi
Dindirmez mi bıçak gibi sözlerinle
Kırık aynada kan yüzümde
Kırık aynada kan yüzümde
Sev ya da sevme fark eder mi
Dindirmez mi bir bıçak sözlerinle
Kırık aynada kan yüzümde
Sev ya da sevme fark eder mi?"
Gerçekten etkilenmemek mümkün değil. Ama bir taraftan da bir yapaylık var. Doğal değil. Doğal olmadığını yapay zeka ürünü olduğunu biliyorsunuz. Uzun ömürlü olmayacağını da. Yakın geçmişte görmedik mi hepimizin diline pelesenk olan “Eylülzade” bugün unutuldu gitti bile… Oysa bizim özgün, doğal şarkılarımız yıllardır var, varlığını da sürdürüyor. Yapay zeka, adı üstünde yapay bir tat bırakıp gidecek.
Yapay zekanın bir diğer tehlikesi de neyin doğru neyin yanlış olduğunu artık kestiremez olduk. Sosyal medyada gördüğümüz her videonun gerçekliğini sorgular olduk. Dahası X'te her tweetin altında “Grok bu gerçek mi?” sorgulamaları bile sayfayı dolduruyor, amacından uzaklaştırıyor.
Sözün özü teknolojiyi de yapay zekayı da kullanalım hatta yapay zeka kullanma tekniklerini öğrenelim ama tadında. Fazlası zarar, fazlası bizi esir alıyor, fazlası düşünme yeteneğimize ket vuruyor. Fazlası robotlaştırıyor…
Kalın sağlıcakla…