KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6066 %0.04
51,5764 %0.08
10.937,93 % 0,42
Ara

İdeal İnsan

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kıymetli Okurlar!... Aşağıdaki tespitler alıntı değil, zaman içerisinde insana ilişkin edindiğim gözlem ve tecrübelerimdir.
Koltuğu-makamı talep eden, ondan güç alan insan küçük insandır. Oysa eğer bir yetkiniz varsa iki kez mütevazi olmalısınız... Hani vardır ya; yabancı biri ‘Muhammed (SAV) hanginiz…’ diye sormuştu ( https://www.instagram.com/reels/CucabCJISEC/ ).
"Adamı" olan, kapı aşındıran, elindekini kendisine nispet eden de öyledir. Büyük insanın ‘sebepleri’ harekete geçirme dışında bir ‘ilişkisi’ olmaz zira... Elbette Allah nezdindeki büyüklükten bahsediyorum.
Ağzı iyi laf yapan da bilinenin aksine ‘makbul’ değildir. 63/4 fikir verir belki; bi bakın isterseniz… Oysa iyi giyimi, konuşma yeteneği, kalıbı, imajı, imgesi-simgesi fevkalade gösterişlidir. O da aynı ayette zikredilir; Allah kahretsin onları!... diye…
Kimileri de muhatabını kendi penceresinden değerlendirerek farkında olmadan kendisini 'deşifre' eder. Oysa eğer birisi çok konuşuyorsa, bu bir şeyler bildiğinin değil bilmediğinin emaresidir.
Ne kadar da çok etrafımızda bunlardan değil mi... Hepsini bir araya getirsen bir insan etmiyor oysa... Neyse ki bu da sünnetullahın bir tecellisi... İblis dememiş miydi; 'az bir kesimi hariç onları kandıracağım-saptıracağım...' diye...
Büyük insan ideali olan, bu idealleri için 'vazgeçebilen' 'fotoğraf' vermeyen, kendisini gösterme ihtiyacı hissetmeyen, 'ben' değil ‘biz’ diyebilen, uhdesindekilerin (zenginlik, makam, güzellik-yakışıklılık) kendisine emanet olduğunun farkında olandır. Zira "bir insanın doğruluğunu güç ile olan ilişkisi belirler" (Merhum Akif Emre).
Büyük insan, kılı-kıyafetiyle, boyu-posuyla değil düşüncesiyle öne çıkar. Bu yüzden de dinlemek yerine vücut diliyle 'ben de biliyorum'u ispat gayreti içerisinde olmaz.
Büyük insan iyiliği sadece kendisine yapabileceğinin farkındadır. Bu yüzden mücadeleyi hiç bırakmaz; bir ömür boyu sonuç alamasa bile… Zira onun vazifesi ceza vermek değil, ‘hakikatin’ yanında olmaktır. Bu yüzden ideal insan zafere değil sefere taliptir. İyiliği sadece kendisine yapabileceğinin farkında olması bu yüzdendir. Hz. İbrahim hiç kimseyi ikna edemedi, ama Allah'ın dostu (halilullah) idi... Ya da İblis insanların çoğunu ikna etti-ediyor ama Allah'ın lanetlisi... ‘Rıza’dan öte iyilik mi olur!... Gayret varsa gerisi size ilişkin değildir. Bir arpa boyu yol alamamış olsanız dahi…
Büyük insan; ‘ilişkileri' öne çıkararak bundan menfaat devşirme derdinde değildir. Kaybetmeyi' kazanma olarak hissetmek özel kişilere dair bir his olsa gerek... ‘İlişki’niz yoksa sürekli kaybedersiniz… Ama mülkün sahibi ile olan ‘ilişki’ kaybetmek midir…
Herhangi bir sıkıntıda dert ortağı olan insan büyük insandır. Başkasının acısını duyabiliyorsanız ‘insan’ olmaya dair bir derdiniz var demektir. Dert sahibi olmak yine yaygın kanaatin aksine iyi bir şey yani…
Büyük insan bir işin yapılması gerektiğini hissederse davet beklemez, vazife bilir. Bu yüzden etraftaki olan-biten her şey üzerine vazifedir. Aslında küçük insan da öyledir. Ama sebepleri öylesine farklıdır ki... Bakın aynı referans (63/4) onlarla ilgili ne diyor: Her (İslâm’a ait bir toplantı ve) seslenişi, (korkularından) kendi aleyhlerinde sanırlar. (Surenin adının 'Münafikun' olduğunu da hatırlatalım).
Büyük insan kusurları örtmede gece gibidir. Duruma göre Sağır Sultan gibi bir ömür boyu rol bile yapar. Küçük insanın ise kendisi gecedir. Her yanı karanlıktır çünkü...
Büyük insan geçmişe ilişkin kötü olanı değil iyiliği hatırlar. İnsanlara kızıyorsa da Allah içindir. Bunu test etmek de güç değildir; birisine Allah için kızmışsanız kızdığınız durum ortadan kalktığında ona buğzunuzun da kalkması gerekir. Bakın ‘kızma’nın da iyi olanı varmış… 
Sevmek de öyledir. Eğer Allah için seviyorsanız bir teşekkür bile beklemezsiniz. Teşekkür-şükür Allah’a-Allah’ın size bu fırsatı vermesinedir zira... ‘İyi’ olduğunu düşündüğümüz ‘teşekkür’ün kötü olanı da varmış demek ki…
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *