BİR ISLAH YÖNTEMİ OLARAK MODERNİTE
Günümüzde modern bir topum olduğumuz söyleniyor. Modernite bu mu? Ya oda modernitenin tanımı ne veya ne olmalı? Dahası neden modern olmalıyız ya da olmalı mıyız?
Saçma gelebilir ama modernite temelde bir evcilleştirme ve ıslah yöntemidir. Modernitenin temeli “kapının önünü temiz tut” ile başlarken, kırmızı ışıkta durmaya, oturduğu dairede gürültü yapmamaya kadar geniş bir yelpazeye karşılık gelir. Bu haliyle modernite insan olarak bizim gündelik hayatımızı bir hale yola koyar.
Yasalar ayrı ancak gelenek, görenek vb. kültürel dinamikler modernite içinde kendine yer bulur. Örneğin görgüsüzlüğün moderniteyle ilgili görgüsüzlük bağlamında vardır.
Şehir yaşamı modern midir? Şehirliler modern insanlar mıdır?
Modernite genelde şehirle özdeşleştirilir ancak asıl kültürel bir sermaye biçiminin yansıması olarak görmek gerekir. Kültürel bağlamda bir köylü de veya dağdaki çoban da modern olabilir. Doğayı kirletmemek, kendi köylüsüne veya güttüğü hayvanına saygı… Çünkü genelde modernitede kendine saygı ön plana çıkar. “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma.”
Bu bağlamda modernite aslında bir özgürlük değil kurallar rejimi içinde kültürel bir altyapı ile serbest davranmaktır.
Modernite kurallara uyumdur. Bu kurallar kanun bağlamında da olabilir toplumun koyduğu kurallar da olabilir: Yüksek sesle konuşmamak, gürültü yapmamak, balkondan bir şey çırpmamak, kırmızı ışıkta geçmemek, yere sigara izmariti atmamak, kaldırıma park etmemek vesaire vesaire.
Modernliğin özgürlük olduğunu ifade edenlere bakın, genelde bu insanlar bir yanlış anlamının kurbanıdırlar. Ancak masum kurban değillerdir kendileri. Kentlilik temelde bir kültür işidir. Kentte kent kurumsallığıyla yaşarsınız.
Her şeyin belli bir zamanı vardır. Her şey belli bir kurallar rejimi içinde işler. Her şeyin insana ceza veya ödül olarak bir geri dönüşü bulunur. Bu ödül kısa yoldan eve gitmek olduğu gibi uzun yolda hızlı gitmenin cezası olarak da hayatımıza yansıyabilir.
Dolayısıyla kentin modernitesi insanın modern olup olmamasına, yani kurallara uyup uymamasına, ötekine olan saygısına bağladır. Aslında en temelde modernite insanın kendine saygısına bağlıdır.
Kendini bilen haddini de bilir.