BİLMEYİ ÖĞRENMEK
Günümüzde özellikle internet ortamında artık her türlü bilginin olduğu varsayılıyor. İnternetin içindeki bilgi mi yoksa veri mi?
Veri ile bilgiyi ayırmak gerekir. Veri bir yağmurdur. Bilgi ise bu yağmurdan doldurulmuş bir bardak sudur.
Veri bize yaramaz, yağmur susuzluğumuzu gidermek. Bir bardak su ise susuzluğumuzu alır.
Dolayısıyla veri ile bilgili ayırmak gerekiyor. Bunun için de bilgiyi bilmek gerekiyor. Bilgi nedir. Bilgi en temelde ihtiyacımız olan, bir sıkıntımızı gidecek şeydir.
Bu bağlamda bilmek önemlidir. Bilmek ama neyi, ne şekilde, ne kadar ve ne için?
Bilmeyi öğrenmek mümkün mü?
Bilmeyi öğrenmenin en dinamik yolu sadece okullardan geçmiyor. Yetmiş yaşındaki bir insan alzaimer ile ilgili bilgi edinmek isteyebilir. Bunun için ne yapması gerekir?
Ya da bir miktar paramız var ve yatırım yapmak istiyoruz?
Eğer bir şeyi bilmiyorsak bilmiyoruzdur. Bir bilgiyi ararken bile bilgimiz olması gerekiyor.
Altınımızı ne zaman bozduralım?
Ne kadar dolar alalım?
Nikâh için neler gerekli?
Hangi yoldun şuraya gidilir?
Bilginin kaynağı soru sormaktan geçer. Soracağımız soruyu bulduğumuzda bilgiye bir adım yaklaşmışız demektir.
Neyi, ne için, nasıl veya ne kadar, neden yapacağım. Bilgi faydası olan bir şeydir. En faydasız olan bilgi bile önemlidir ama gerekli midir?
Yumurtayı Ayşe ablanın şöyle kırıp yemesi, Mehmet amcanın böyle pişirip yemesinin bize ne faydası var?
Balkonda domates mi yetiştireceğiz? Soru budur.
Bu soru birçok soruyu da beraberinde getirir:
Balkon güneş alıyor mu?
Nasıl bir çiçek?
Nasıl bir saksı ve toprak?.. İhtiyacımız için ihtiyacım olan soruyu bulmamız önemlidir, bilgiye ulaşmak için. İyi soru her zaman bilgiyle gelir ve cimri değlidir.