TÜRKİYE’DE YENİ HİKÂYELER ve YENİ HİKÂYECİLER
YAYINEVLERİ YAZARLAR GİBİ ÖKSÜZ VE YETİM
Bu tezi ileri sürenler haksız da sayılmaz. Hikâyeciliğimizin münbit bir alanı yok maalesef. Az okuyan bir toplumda bunu doğal karşılıyorum. Rami’deki kitap Fuarı’nda 14 Haziren tarihindeki imza günümde kadim bir isimle müsemma Babıali yayın evinin sahibi ve yönetici Ayhan Aras Bey ile sohbet ederken Türkiye’deki okuyucu kitlesinin sabitliği üzerinde anlaşmıştık. Belli bir okuyucu kitlesi var ve yayınevleri az da olsa kemikleşmiş bu okuyucu kitlesini elinde tutmaya çalıştığı görüşü üzerinde de mutabakata varmıştık. Yayınevleri özellikle pandemi süreci ve sonrasında olağanüstü olumsuz bir dönemden geçti. Hem kendilerinin yok olmaması hem de okuyucularının azalmaması için kan ter içinde çalıştılar. Artan maliyetlere göğüs görmeye çalıştılar. Saolsun devlet de ne vergi ne bir başka destek yayınevlerine vermedi. Yayınevleri de tıpkı yazarlar gibi öksüz ve yetim.
Uzatmayayım. Sonuçta sağ kalanlarla yolumuza devam ediyoruz; bu konu ayrı. Burada asıl konu Babıali Yayınevinin Türkiye’deki hikâyeciliği gelişmesine yaptığı son derece değerli bir katkıdan bahsetmek istiyorum.
BKY, Türkiye’deki hikâye yazımını ve hikâye kitap ekolojisine önemli katlılar yapıyor, hatta şu anda bu alanda bir lokomotif işlevi de görüyor. Hem Yayınevinin Baş editörlüğünü üstlenen hem hikâye yazarı Büşra Ayar Al, aynı yayınevinin yazarlarından Ahmet Yılmaz, Resul Bal, Ali Erdoğdu, Türkiye’deki hikâye yazarlığı alanında bir dönüşümün simgesi niteliğinde.
O KİTAPLARDA SENİN VE BENİM ÖYKÜN
Büşra Ayar Al’ın metruk hayatlar, inançlar, söylemler ve pratikler karşısında duyarlı kalemiyle yaşama, gündelik hayatımıza bir taze somun gibi taşıdığı “Hikâyeden Yaşamak”, Ahmet Yılmaz’ın felsefe kokusu bir tütsü gibi okudukça yayılan ve insanın içini ferahlatan “Acayip Hikâyeler ve Diğer Gevezelikler”, Resul Bal’ın içinden bir hızlı tren gibi yaşamların geçtiği ve bizi içine çektikçe yolculuğu meşakkatli olduğu kadar çetrefilli ama bir o kadar da insanî tınılar duyuran “Mihail’in ölümü”, içinde Anadolu’nin gizemli ışığını taşıyan ve bu ışığı içsel bir varoluşun verimli toprağı haline getiren Ali Erdoğdu’nun “Esrerangiz Işık” kitapları. Üstelik bu öykü kitaplarının hepsinin editörü de Büşra Ayar Al. Dolayısıyla bu hikâye kitapları çifte kavrulmuş.
Sözü uzatmadan: Babıali Kültür Yayınları Türkiye’deki öykü yazarlığı ve öykü kitaplarına yepyeni bir pencere açıyor. Burada şunu belirtmek istiyorum. Birbirimizin nedeni ve sonucuyuz. Dolayısıyla aslında birbirimizin öyküsünün birer cümlesi, satırı, paragrafıyız. Hayata böyle baktığımızda okuyacağımız kitaplarda bulmayı umduğumuz şey de aslanda aradığımız o şey, bunu göreceksiniz. Bu kitaplara nereden mi ulaşabilirizJ İşte adresi: BKY