DÜNYA ÇOCUKLARDAN ÖZÜR DİLEMELİDİR
Aslında Dünyanın her yerinde büyüklerin düşüncesizliklerinden, büyüklerin hırslarından kısacası ülkeyi yöneten büyüklerin neden olduğu olumsuzluklardan en fazla zarar gören dünya çocuklarına tüm yetişkin insanların büyük bir özür borcu vardır.
Dünyanın polisliğine soyunan ülkelerin inadına yürüttükleri savaş ortamından zevk alan emperyalist ülkelerdeki sağduyulu vatandaşların bu vahşeti durdurmaya güçleri yetmediği için dünya çocuklarından özür dilemeleri gerekmiyor mu?
Öyle ya; Dünya’nın pek çok yerinde özellikle çocuklar mutsuz, Filistin’de, Gazze’de, Ukrayna’da, Doğu Türkistan’da hatta son günlerde İran’da yaşamaya çalışan, her gün savaş ortamına gözünü açan, bombaların altında hayata tutunmaya gayret eden çocukların yüzüne bu büyükler nasıl bakabilecekler?
Bir tarafta bir dilim ekmeğe, bir bardak temiz suya ulaşmak için saatlerce kuyrukta bekleyen çocuklar bir tarafta yiyecek beğenmeyen, lüks ve şatafat altında yaşayan çocukların gözümüze sokulduğu günümüzde çocukların akan gözyaşlarını bu özür de dindiremez ancak bir nebze olsun yüreklerine su serpmez mi?
Dünya’da çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayram olan “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına” sahip bir ülkenin vatandaşı olarak yıllarca sevinçle gururla idrak ettiğimiz bir bayramın 106’ncı yıl dönümünde dünya vatandaşlarına “Yurtta Sulh Dünya’da Sulh” mesajları verilirken çocuklara karşı olan özür borcumuzu da hatırlatmak istedim.
En büyük dileğimiz; bu çağrımızın dünyanın vicdanlı vatandaşları tarafından karşılığını bulup ülkelerini yöneten liderlerine dur diyebilmesidir. Bu sayede İran’da, Filistin’de, Gazze’de, Ukrayna’da ve Doğu Türkistan’da yapılan insanlık dışı zülüm ve katliamların sona ermesi; dünyadaki bütün savaşların son bulmasıdır.
Dünya evrensel çocuk hakları bildirgesini imzalayıp, çocukların bombalar altında ölmelerine; yetim ve öksüz bırakılmalarına hatta aile içi şiddete ve sokaklarda çeşitli baskılara maruz kalarak hayatlarını kaybetmelerine seyirci kalınmasını nasıl izah edilebilirsiniz?
Ağızlarını açtıklarında mangalda kül bırakmayan Dünya insan hakları savunucuları, okyanusta bir balina yavrusu için ayaklanan çevreciler, çocuk hakları, kadın hakları savunucuları nerelerdesiniz?
İşte sizlere bir fırsat: “Bugün 23 Nisan Neşe Dolmak İstiyor İnsan”. Sizde etrafınızdaki çocuklardan özür dileyin. Yazımı “Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne” sözlerinin sahibi usta şairimiz Nazım Hikmet’in (Kız Çocuğu şiirinden) şu dizeleri ile bitirmek istiyorum:
Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin, Şeker de yiyebilsinler.