Yapanı Bilinmeyen Anonim İşler
* 50 yıla varan süredir devam eden faili meçhul yani yapanın bilinmediği suçlar var ülkemizde. Fail yani suçu işleyen bile unutuyor o kadar uzun sürede. Ülkemizde iki şeyin fazlalığı doruktadır boş konuşmanın ve bilmeden konuşmanın… Bol ve boş konuşanların dik âlâlarını hepimiz tanıyoruz. Susmak bilmiyorlar. Yanımızda, yöremizde, tepemizde her an, her saniye. Bilmeden konuşanlar en tehlikeli olanlardır,
Hem uydurur, hem de yuttururlar.
* Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, faili meçhul soruşturma dosyalarını incelemeye aldı. 81 İlde tüm adliyelerde yapılan tarama neticesinde ilk etapta 75 ilde tespit edilen 638 soruşturma dosyası ile 693 maktule ilişkin çalışma başlatıldı. Savcı dosyanın kapağındaki isme değil, içindeki delile bakar. Faili meçhul suçların cezasız kalmaması ve toplum vicdanının rahatlatılması için bu yeni birimi kuruldu. Hedef daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemini inşa etmek. İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Giresun 29 dosya ve 32 maktul, Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul, Malatya 24 dosya ve 24 maktul, Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor. İlk 15 ili tamamlayan Bursa 16 dosya ve 18 maktul, Düzce 16 dosya ve 18 maktul, Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul, Uşak 15 dosya ve 17 maktul, Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar mercek altına alınacak. Ankara ve İstanbul için ise önem arz eden 10'ar dosya ve 10'ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek.
* Dünyada faili meçhul suç oranları, ülkelerin güvenlik altyapısı, hukuk sistemi, toplumsal yapı ve kayıt tutma becerilerine göre büyük farklılıklar gösterir. Cinayet gibi ciddi suçlarda bile bazı bölgelerde dosyaların aydınlatılma oranı oldukça düşüktür.
Herkesin aklına ilk gelen Latin Amerika en yüksek oranlara sahiptir. Meksika gibi ülkelerde faili meçhul cinayet oranlarının %98 gibi çok yüksek seviyelerde. Bölgede gelir eşitsizliği ve organize suçlar nedeniyle cinayet oranları yüksek, aydınlatma oranları ise düşüktür. Venezuela, Honduras ve Kolombiya, cinayet oranlarının en yüksek olduğu diğer ülkelerdir. Dünyanın en gelişmiş ülkesi olarak bakılan Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 17.000 cinayet işlenmekte ve bu cinayetlerden yaklaşık 6.000 tanesinin faili bulunamamaktadır. Dünya çapında her yıl yaklaşık 500.000 cinayet işlenmektedir.
* Yoksulluk, gelir eşitsizliği suç oranlarını ve faili meçhulleri artırır. Çetelerin yoğun olduğu bölgelerde tanık korkusu ve polisin yetersizliği faili meçhulleri artırır. Adli tıp ve dijital takip imkânları gelişmiş ülkelerde faili meçhul oranları oldukça düşüktür. Faili meçhul oranları genellikle cinayetler en yüksek aydınlatma oranına sahipken, hırsızlık olaylarında faili meçhul oranı çok daha yüksektir. Faili meçhuller ve yoksulluk, toplum üzerinde derin, çok boyutlu ve genellikle birbirini tetikleyen olumsuz etkilere sahiptir. Bu iki olgu, hem bireysel psikolojiyi hem de sosyo-ekonomik yapıyı tahrip eden bir sarmal oluşturur. Faili meçhul vakalarında aileler, uzun süren hukuki süreçler, avukat masrafları ve tazminat süreçlerinin karmaşıklığı nedeniyle maddi kayıplarını telafi edememekte ve bu durum yoksulluğu kronik hale getirir. Faili meçhul suçların olması, adalete olan güveni sarsarak yoksul kesimlerin kendilerini korumasız hissettirir ve hukuki haklarını arayamaz hale getirir. Türkiye'de çocukların yaklaşık %36,8'i yoksulluk riski altında, her 7 çocuktan 1'i ciddi yoksullukla karşı karşıyadır. Faili meçhuller sadece bir adalet sorunu değil, aynı zamanda aileleri yoksulluğa sürükleyen ve bu yoksulluğu nesiller boyu aktaran bir etkiye sahiptir.
* Sonuç olarak, günümüzde yoksulların yaşam alanlarının daraldı ve birçok olumsuz durumla karşı karşıya kaldılar. Bu durumlar karşısında yoksullar kabuklarına çekilip duyarsızlaştı, aksine hayata katılıp çeşitli geçinme yolları geliştirip, yasa dışı yollara başvurup, sessiz bulunup, belki de suçlu eylemlere katılıp aktif bir yaşam mücadelesi verdiler. Onlar hayatın zorlukları karşısında bazen suç işlediler. Ancak bu, kültürden kültüre değişmekle birlikte, belki de yoksulların başvurdukları son çareydi. Dolayısıyla, yoksullukla suç arasında doğrusal bir ilişkinin var olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Cezasızlık algısı, suç işleyenlerin eylemlerinin yanına kâr kalacağına dair toplumsal inanç faili meçhule giden en büyük yoldur. Yargı süreçlerindeki yavaşlık, infaz sistemindeki indirimler ve denetimli serbestlik gibi uygulamalar sonucu oldu. Adalete güveni sarsan bu durum, suç işleme eğilimini artırıyor ve toplumsal istikrarı tehdit eden ciddi bir sorundur. Failin, işlediği suçun cezasını çekmeyeceği veya hafif bir cezayla kurtulacağı inancından dolayı suçlar artar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, denetimli serbestlik süreleri ve infaz indirimler suçu artırır. Adalete olan güvenin azalması, mağdurların adalete erişememesi ve toplumsal barışın bozulması gibi sonuçları vardır. Bütün bu işler anonim işler gibi gözükse de her yapan bellidir sadece gösterilmek istenmez kısa bir süreliğine..