90 YAŞINDA BİR BİLGEDEN 12 HAYAT DERSİ
Aşağıda yaşlı bir bilgenin öğretilerine kendimce izah tarzı açıklamalarımla katkı vermeye çalıştım. İyi okumalar.
1. Asla insanları kovalama — doğru olanlar seninle yürür, senden uzaklaşmaz.
Zaten hayat insanların peşinden koşacak kadar uzun değil böyle bir lüksü olmamalı insanın.
2. Sen olduğun şeye dönüşürsün — standartlarını yükselt, yoksa yerinde sayarsın.
Ben insanın kişisel gelişimine vereceği katkıyı anlıyorum burada. Bunun içinde işin başlangıcında, evla olan şey çok okuyup çok düşünmek olduğunu düşünüyorum.
3. Ne kadar sessiz olursan, o kadar çok duyarsın — sessizlik iç sesini keskinleştirir.
Sessizlik bir yerde, insana verilen düşünsel bir iç değerlendirmedir diye düşünüyorum. Çünkü önce dinlemeyi öğreniyorsunuz hakeza öncesinde olabilecek öfke öncesinde de sakinliğinize fırsat tanımış oluyor ve gözlem yapıyorsunuz. Bu içsel farkındalık adeta kendi bünyenizde, psiko-sosyal bir laboratuvar gibi çalışıyor.
4. O kadar derinden iyileş ki, tetikleyicilerin bile sıkılsın.
Yeterince açık bir hayat dersi olduğunu düşünüyorum.
5. Eğer huzurunu etkiliyorsa, çok pahalıdır — uzaklaş.
Huzur her şeyin başıdır. Her ortamda insanın sağlıklı bir süreç yaşaması için, huzur ilk şarttır. Çalışma ortamında huzur, evlilikte huzur, insani ilişkilerde huzur vs… Bu nirengi noktasıdır. Huzurunu bozan şey elbette seni bozan şeydir. Uzaklaşmak doğru olan şeyi yapmak demek olacaktır.
6. Zaman gerçek servetindir — tükeniyormuş gibi harca.
Bir İngiliz atasözü derki: ‘’ İnsanın parasını çal ama zamanını çalma der.’’ Zaman en büyük servetimizdir. Onu heba etmeden harcamak lazım.
7. Çoğu insan anlamak için dinlemez, cevap vermek için dinler — onlardan biri olma.
Toplum olarak en büyük eksikliğimiz, konuşmak için konuşuruz, çok azımız anlamak için dinler. Bana göre insanı insan yapan erdemlerden biridir; Anlamak için dinlemek…
8. Asla aptallarla tartışma — seyirciler farkı ayırt edemez.
İzaha gerek olmayan bir şey, zira aptal insanlara tartışmak demek bir yerde onlarla benzeşmek gibi bir şey, çünkü onlara ne bir şey kanıtlayabilirsiniz, nede bir şey anlatabilirsiniz.
9. Egon haykırır, ruhun fısıldar — fısıltıyı takip et.
Her insanda ego vardır. Egolarımızın yönlendirmesi ile çoğu zaman hatalı kararlar verebiliriz. Ama çoğu zaman içsel farkındalık sesimiz çoğu zaman doğru şeyleri fısıldar. Belki de bu kişisel gelişimimizin bize bir değer kattığı, vicdani bir sesimiz ile beraber tekâmül – olgunlaşma ve gelime-noktasında ruhumuzun bize fısıltı sesidir.
10. Bırak gitsin, yoksa sürüklenirsin — acı genellikle bağlanmakla başlar.
Eğer ruhumuz olgun bir noktadan bu söylemi kendimize söylüyorsa, içimizdeki engelleri ve hayat enerjimiz sömüren şeyleri bırakıvermek en iyi seçenektir. Çünkü onları zihinsel özgür bırakmak, kendimizi de özgür bırakmak demektir. Örneğin aşkın insana verdiği ızdırap gibi…
Diğer yönü ile acı ile yaşamak insanı olgunlaştıran süreçler silsilesi oluşturur. Bu birazda acı veren deneyimdir.
11. Dinlenmek tembellik değildir — ay bile bir gece kaybolur.
İnsan sonuçta makine değil, hayat öğretileri içinde kendinize yapabileceğiniz fasılalar size ayrı bir motivasyon sağlar.
12. Kendini bulmazsın — dünyanın seni değiştirmeden önceki halini hatırlarsın. Esen kalın.