İNSAN YAŞAMINI ETKİLEYEN HAVA KOŞULLARI
Bir insan kapalı bir mekândan açık bir alana çıktığında temas edeceği hava koşulları onun günlük yaşam kalitesini etkiler. Günlük hareketlerimizi etkileyen meteorolojik parametrelerin başında rüzgâr, güneş, sıcaklık, nem ve yağış gelmektedir. Fark ettiniz mi bilmem ama bir kişinin konfor şartlarını doğrudan yön veren bu etkenleri yönetme şansımız olmadığı için onlara sadece uyum sağlamak zorundayız.
Kişi, gündüz saatlerinde sokağa çıktığında, önce direkt güneş ışığına maruz kalır. Havayı daha sıcak hisseder, çünkü elektromanyetik ışıma direkt olarak derinin içine etki eder. Doktorlar yaz aylarında uzun süre güneş ışığına maruz kalınmamasını tavsiye ederken sadece deri hastalıklarını değil vücudun bağışıklığını ve konfor durumunu da hesaba katarlar.
Belki de rahatlıktaki en önemli faktör sıcaklıktır. Eğer sıcaklıklar düşerse, insan bedeni etrafını çevreleyen havayla birlikte vücut ısısını aşamalı olarak kaybeder (titrer ve soğuğu hisseder). Eğer sıcaklık çok yüksekse, beden aşırı ısıyı depolar ve bu ısıyı terleme yoluyla serbest bırakır.
Aslında, bazı uzmanlar hava tahmininde beklenen ve hissedilen sıcaklık ayrımını yaparak bildirimde bulunurlar. Ölçülen ve hissedilen sıcaklıklar her zaman aynı olmayabilir. Meteoroloji kurumunun ölçtüğü ve bildirdiği sıcaklık değerlerinin bazen daha sıcak, bazen de daha soğuk hissedilmesine ortamın nemi ve rüzgârın şiddeti etki eder. Rüzgârlı ve yağışlı (nemli) günlerde yazın daha sıcak kışın daha soğuk hissedilmesinin nedeni ortamın neminin yüksekliği ve rüzgârın durumudur.
Havadaki su buharı miktarı yani nem önemlidir, çünkü bedeninizdeki tüm suyun kaybolmasını sağlar. Eğer hava kuruysa, beden üzerindeki buharlaşma soğumasının etkileri yüksektir. Yağışlı veya sisli puslu günlerde nem yüksektir. Nem yüksek olduğu zaman buharlaşma soğumasının etkileri azalmaktadır. Hava nemli ise deriden terle su atılamaz ve sıcaklık rahatsızlığa dönüşür. Bu sebepten, ısı bedende kalır. Aynı sıcaklıkta nemli bir günü, kuru bir günden daha sıcak ve rahatsız hissederiz.
Bunu yanı sıra rüzgâr, vücut üzerindeki nemi buharlaştırır. Çünkü buharlaşma soğuma sürecidir ve vücuttan gizli ısıyı emer, kişinin daha soğuk hissetmesini sağlar. Derinin üzerindeki nem her zaman vardır. Ağaç gibi insan bedeni de daima terlemeyle kaybedeceği bir suya sahiptir. Esintili sıcak bir gün, sakin bir günden daha rahat hissetmemizi sağlar. Herkes sıcaklıkları farklı algılar. Kendilerini daha rahat hissedecek sıcaklıklar olmasını isterler.
Yukarıda da yazdığım gibi çevremizi kaplayan atmosferdeki bu değişikliklere müdahale etme ve değiştirme şansımız olmadığına göre bize düşen görev uyum sağlamaktır. Bunun da birinci kuralı giyinmektir. Hava koşullarına uyumu kişinin giyim tercihlerini belirler. Giyim sıcak veya soğuk olan bir günü daha rahat hissetmemizi sağlar.
Üzerimize giydiğimiz elbiseler havadaki soğuğun üstünde toplanmasını sağlar. Soğuk bir günde kat kat giyinmek iyidir. Amaç soğuk bir günde deri ve elbise arasındaki Isıyı yüksek tutmaktır. Sıcak bir günde, beyaz elbiseler ve uygun elbiseler tavsiye edilir. Çünkü beyaz giysiler güneş ışınlarını yansıtır içine çekmezler. Yazın açık renkli, kışın koyu renkli giysilerin tercih edilmesi yaşamımıza yerleşmiştir.
Sonuç olarak, insanın yaşamını doğrudan etkileyen hava durumu değişikliklerine uyum durumunu bir yaşam tarzı haline getirmeliyiz. Alabileceğimiz küçük önlemlerle hayatımızın konfor alanını kontrol edebilir, hava koşullarının etkilerine uyum sağlayabiliriz. Bunun içinde dışarı çıkmadan önce gözünüz kulağınız Meteoroloji raporlarında olsun. Ama önce sizin havanız güzel olsun. Kalın sağlıcakla.