KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,4472 %-0.02
53,2866 %0.11
10.165,69 % -1,11

BİR TORBA KAN, BİR ÖMÜR BORÇ

YAYINLAMA:

Geçtiğimiz 14 Haziran, Dünya Kan Bağışçıları Günüydü.

Kanı fabrikada üretemiyoruz maalesef velaboratuvarda çoğaltamıyoruz. Tek kaynağımız var: İnsanın insana uzattığı kolu. Bir poşet kan ve 10 dakikalık zaman. Hepsi bu...

Her gün Türkiye’de 8.000 ünite kana ihtiyaç duyuluyor. Trafik kazası, doğum, ameliyat, talasemi, lösemi…  Kana ülke olarak her zaman İhtiyaç duyuyoruz. Ama stoklarımız hep kritik çizgide. Çünkü çoğumuz “acil olunca veririm” cümleleri il geçiştiriyoruz amaacil gelene kadar kan yok oluyor.

Gelin birde ülkemizde Kızılay’ ın verilerine bakalım. Veriler gerçekten çarpıcı: Türkiye’de bağış yapabilecek 18 milyon insan var. Her yıl bağış yapan? 2,5 milyon. Yani 7 kişiden 6’sı koltuğa hiç oturmamış. Oysa kan vermek 18-65 yaş arası, 50 kilonun üstündeki her sağlıklı insana serbest. 3-4 ayda bir tekrar edebilirsin. Yılda 4 kez bağış yapan biri, 12 kişinin hayatını kurtarıyor.

Kan bağışlamak sadece alan için değil, veren için de iyi. Kan verdiğinde vücudun yeni kan üretmeye başlıyor. Demir yükün dengeleniyor. Kalp krizi riski düşüyor. Üstüne ücretsiz sağlık taramasından geçiyorsun. Tansiyon, hepatit, HIV taraması yapılıyor. Bedava check-up gibi düşün. Evet bunların hepsi yapılıyor. Ama yukarıda bahsettiğimiz gibi sadece bağış koltuğuna 7 kişiden biri oturuyor.

En zoru ilk adım. Kızılay’ın kan merkezine girmek, “ben geldim” demek. Sonrası 10 dakika. İğne batıyor, çıkıyor. Sen çayını yudumlarken bir torba kan doluyor. O kan, yarın bir anneye, bir çocuğa, bir kazazedeye can oluyor. Ve hiç tanımadığın biri sana dua ediyor.

Bu yazıyı okurken “benim kan grubum nadir, ararlar zaten” deme. En çok 0 Rh- aranıyor evet, ama A, B, AB fark etmiyor. Hastanede kan grubu uymazsa “eşdeğer kan” sistemi var. Sen A verirsin, sisteme B girer. Zincir böyle dönüyor.

14 Haziran sadece teşekkür günü değil. Bugün bağış yapanlara madalya takılan gün. Ama asıl mesele madalya değil, devamlılık. Kan bağışını “yılda bir iyilik” değil, “rutin sorumluluk” yapmak.

Bugün Kızılay’a uğra. http://Kanver.org’dan randevu al. 10 dakikanı ver. Kolunu sıyır. 

Çünkü yarın o torbaya ihtiyacı olan sen de olabilirsin.

Unutma: Kan ver, hayat ver.Ee hadi ne duruyorsun?

Esen kalın...

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız