KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
11.099,76 %1.26

BEN MERKEZCİLİK BIKTIRDI MI SİZİ DE?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

BEN, BEN, BEN

BEN MERKEZCİLİK BIKTIRDI MI SİZİ DE?

İlk cümle bir istek.

Bir rica.

Bir şikâyet.

Bir talep.

Bir dert yanma.

Ya karşındaki de insan ama..


Eskiden insanlar söze bir "Merhaba" ile başlardı.

"Nasılsın?"

"Günaydın."

"Kolay gelsin."

Bunlar sadece nezaket cümleleri değildi. Karşımızdaki insana "Seni görüyorum. Sen de benim kadar önemlisin." demenin en basit yoluydu.

Bugün ise birçok konuşma tek bir kelime etrafında dönüyor:

Ben.

Benim işim.

Benim derdim.

Benim isteğim.

Benim zamanım.

Benim problemim.

Telefon açılıyor.

Daha "Merhaba" yok.

Daha "Nasılsın?" yok.

İlk cümle bir istek.

Bir rica.

Bir şikâyet.

Bir talep.

Sanki karşı tarafta bir insan değil de sadece işleri çözen bir görevli var.

Daha da acısı, bunu sadece yabancılara yapmıyoruz.

En çok da sevdiklerimize yapıyoruz.

Annemizi arıyoruz.

"Nasılsın anne?" demeden, "Akşama gelirken şunu al." diyoruz.

Babamızı arıyoruz.

Sesindeki yorgunluğu fark etmeden bir işimizi anlatıyoruz.

Kardeşimize mesaj atıyoruz.

Selam vermeden bir isteğimizi yazıyoruz.

Arkadaşımızı arıyoruz.

Onun gününün nasıl geçtiğini merak etmeden kendi sıkıntımızı anlatıyoruz.

Eşimiz eve geliyor.

"Bugün nasıldı?" diye sormadan kendi yaşadığımız stresi döküyoruz.

Çocuğumuz okuldan geliyor.

Gözlerinin içine bakmadan önce ödevini soruyoruz.

Farkında olmadan en yakınlarımızı bile, ihtiyaçlarımızı karşılayan insanlar gibi görmeye başlıyoruz.

İşte ben merkezcilik tam da burada başlıyor.

Karşısındaki insanın da bir hayatı olduğunu unutmak...

Onun da yorulduğunu...

Üzüldüğünü...

Hasta olabileceğini...

Bir yakınının hastanede olabileceğini...

İşini kaybetmiş olabileceğini...

Hayatının en mutlu ya da en zor gününü yaşıyor olabileceğini hiç düşünmemek...

Çünkü zihin tek bir noktaya odaklanıyor:

Ben.

Sosyal medyada ben...

Telefonda ben...

Evde ben...

İş yerinde ben...

Arkadaş ortamında ben...

Herkes konuşuyor.

Ama çoğu insan dinlemiyor.

Herkes anlatıyor.

Ama kimse gerçekten merak etmiyor.

Belki de bu yüzden ilişkilerimiz derinleşmiyor.

Çünkü insanlar artık birbirlerine ulaşmıyor; sadece ihtiyaçlarına ulaşıyor.

Oysa bazen bir "Merhaba"...

İçten söylenmiş bir "Nasılsın?"...

"Vaktin var mı?" diye sormak...

Karşımızdaki insanı gerçekten dinlemek...

Bunlar yalnızca nezaket değildir.

Empatidir.

Saygıdır.

İnsanlıktır.

Belki de bugün hepimizin kendine sorması gereken soru şudur:

Konuşmalarım gerçekten "biz" diye mi başlıyor, yoksa her cümlem "ben" diye mi başlıyor?

Çünkü ilişkileri yıkan büyük kavgalar değil; her gün tekrarlanan küçük bencilliklerdir.

Ve bazen bir toplumun ruhu, insanların birbirine söylediği ilk kelimede saklıdır.

O ilk kelime artık "Merhaba" değil de sadece "Ben" olduysa, asıl üzerinde düşünmemiz gereken mesele de budur.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız