KONYA HABER
Konya
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,2771 %0.03
56,0152 %-0.17
11.125,73 %-1.40

Yine bir Avni ağabey hikâyesi…

YAYINLAMA:

2012 yılında Türk sporunun sorunlarını ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini belirlemek amacıyla Ankara ve Bursa’da olmak üzere iki çalıştay düzenleme kararı almıştık. Önce Ankara’daki çalıştayı gerçekleştirmiş, yaklaşık bir hafta sonra da ikinci çalıştay için Bursa’ya geçmiştik.

Aslında 2011 yılının eylül ayında Spor Genel Müdürü olur olmaz, daha önce katılımcısı olduğum 1999 ve 2008 Spor Şûralarının sonuç bildirgelerini istemiştim. Her iki şûranın sonuçlarının büyük ölçüde birbirine benzediğini zaten biliyordum. İncelediğimde, sonuç bildirgelerinde yer alan pek çok başlığın hâlâ uygulamaya geçirilmediğini gördüm.

Bunun üzerine, daha küçük ölçekte ve doğrudan sahadaki insanların görüşlerini alabileceğimiz bir çalışma yapmaya karar vermiştik.

Çalıştayın yapılacağı otelde, bir gün önce akşam saatlerinde katılımcılar ve Bursa’dan gelen, uzun yıllardır tanıdığımız ASKF yöneticileriyle sohbet ediyorduk. O sıralarda Bursa’da bulunan Avni ağabey de otele uğrayıp sohbete dâhil olmuştu.

Bir ara, hiç beklemediğimiz bir anda:

“Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürümüz kim?” diye sordu.

Ben de o anda yanımızda bulunan bir il temsilcisini, şaka yollu, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak takdim ettim.

Avni ağabey, arkadaşımızı baştan aşağı şöyle bir süzdü. Kılığına, kıyafetine baktı ve:

“Pek olmamış ama atamışsınız artık…” der gibi bir ifadeyle konuyu kabullendi.

Ardından gerçek il müdürü arkadaşımızı da vali yardımcısı olarak tanıttık.

Ve gece boyunca Avni ağabey, “Sayın Valim, Sayın Valim…” diye başlayan cümlelerle kendince son derece ciddi ve derin bir sohbete koyuldu.

Vakit ilerleyince ben istirahate çekilmek üzere asansöre yöneldim. Sözde vali yardımcısı, yani gerçek il müdürümüz de beni asansöre kadar uğurladı.

Fakat bu küçük ayrıntı, Avni ağabeyin gözünden kaçmamış! Sabah toplantı öncesinde kahvaltıya indiğimde, gecenin bütün foyasının ortaya çıktığını öğrendim.

Meğer ben asansöre bindikten sonra Avni ağabey, il müdürünün yanına gidip:

“Adamım, gel bakalım! Nerede görülmüş vali yardımcısının genel müdürü kapıya kadar uğurladığı?” demiş.

Avni ağabey, il müdürü ile il temsilcisinin kim olduğunu, asansör meselesinden yola çıkarak çözmüş ve gerçeği anlamıştı.

Artık yapacak bir şey yoktu. Gerçek ortaya çıkmıştı.

Üstelik Bursa çalıştayımızın açılışına spordan sorumlu vali yardımcısı da katılacaktı. Bu kez roller değişmişti.

Gece yaptığımız görev dağılımı doğrultusunda, gerçek il müdürümüz bu defa vali yardımcısının yanında, Avni ağabeyin kendisine gece boyunca yaptığı “Sayın Valim” hitabının benzeri bir durumla karşı karşıya kalma tehdidi altındaydı.

Bunu kimin yaptığını tahmin edebileceğinizi düşünüyorum.

Neyse ki bütün bu tatlı karmaşaya rağmen Bursa çalıştayımızı başarıyla gerçekleştirdik.

Belki de o gün gerçekleştirdiğimiz çalışmalar, Türk sporunda sonraki yıllarda atılacak önemli adımların kilometre taşlarından biri oldu. 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda elde edilen madalya rekoruna uzanan süreçte, biz de o yolun taşlarından birini döşemiş olmanın sorumluluğunu ve haklı gururunu yaşadık.

Ve geriye, yıllar sonra bile anlatıldığında yüzlerde tebessüm bırakan güzel bir rahmetli Avni ağabey hikâyesi kaldı.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız