KONYA HABER
Konya
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,4436 %0.24
56,3281 %-0.10
11.397,69 %0.30

KAYBOLAN BEBEK

YAYINLAMA:

Franz Kafka’yı hepimiz biliriz değil mi? Sanırım anlatmaya gerek yok. Ben burada Kafka’nın biyografisini anlatmayacağım. Sadece başından geçen bir anekdotu sizinle paylaşmak istiyorum.

            Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan Franz Kafka, Berlin’de bir sokakta dolaşmaktadır.  Ağlayan bir kız çocuğuna rastlar. Çocuğun, sonunda parkta çok sevdiği oyuncak bir bebeği kaybettiği için ağladığını anlar. Kafka, çocuğa bebeği beraber parkta ararlar ama o gün bebeğin kaybolan izine rastlamazlar. Ertesi gün aramaya karar verirler.  Nede olsa Kafka’nın bu çok içine işlemiştir.

            Ertesi gün beraberce tekrar ararlar, o kadar ararlar ki, sonunda bir banka oturup ümitsizce birbirlerine baktıktan sonra, Kafka kız çocuğuna, cebinden çıkardığı bir mektup verir. Derki, sevimli kıza “Bu mektubu, sana bebek gönderdi”. Tabi mektuba bakan sevimli kızın gözlerinin içi güler ve aynı zamanda şaşırır.  Kafka kendinden emin şöyle bir banka sırtını yaslayıp, iki eli ceketini yakasında, parkın ağaçlarına bakarken ‘Oku bakalım ne yazmış der’’   Kız sevinç göz yaşları ve minnet bakışlarından sonra mektubu açar ve okur: ’’Mektupta Lütfen ağlama, dünyayı görmek için gezmeye çıktım ve sana gördüklerimi yazacağım.’’

            Bu Kafka’nın hayatında bir dönüm noktası olmuştur.  Böylece Kafka’nın hayatında, yaşamının sonuna kadar devam edecek, bir hikayeler silsilesi başlar. Kafka, kızla her buluşmasında, bebeğin maceralarını anlatan, mektupları sürekli, çocuğa okur ve çocuğun çok mutlu olduğunu görür. Kafka Berlin’e dönmeden önce, bir oyuncakçı dükkanından bir bebek satın alır. Sonrasında, kız çocuğu ile buluşmaya gider, bebeği ona uzatır. Kızımız, bebeğe bakar bir de Kafka’ya, “Ama bu benim bebeğime benzemiyor’” Kafka, çocuğun heyecanı kaybolmadan bebeğin yazdığı başka bir mektup verir: ’Mektupta, seyahatlerim beni değiştirdi yazmaktadır.’’  Kız çocuğu bebeğini kucaklar ve hızlı bir şekilde mutlu olarak evine gider.

            Bir yıl sonra Kafka ölür. Yıllar sonra kaybolan bebeğin sahibi kahramanımız yetişkin bir kız olur. Bebeğinin içinde bir mektup bulur, mektupta şöyle yazmaktadır. ‘’Sevdiğin her şey muhtemelen kaybolacak, ama sonunda sevgi başka bir şekilde geri dönecek. İmza: Franz Kafka.

            Peki neden anlattım bu hikâyeyi? Hikâyede gizli mesaj ve öğretisi çok.

             1.Mutluluk; Bir yerden mutlaka yakalıyorsun ama işin sırrı farkında olmak. Ve bu kapı birçok güzel şeylerin başlangıcı olabilmekte. Kafka o zaman kadar hiç evlenmemiş ve hiç ebeveynlik yapmamış, sadece fark ettiği kızın yüzündeki tebessüm. Onu mutlu etmek isterken kendide mutlu oluyor. Demek ki siz mutlu olurken birilerinde mutlu edebilme potansiyeliniz artıyor.

            2. Sevgi emek isteyen bir şey maalesef emek olmadan olmuyor, Kafka’nın her seferinde günlerce bu işin çabasını göstermesi ona hem başkasını mutlu etme kapısını ve hem de onu Kafka yapan değerlerin başlangıcı oluyor. Nihayet bir emek var işin içinde. Ve birden fırsatlar sizi kovalamaya başlıyor.

            3. Küçük yüreklere umut aşılamak ve hayal dünyasını zenginleştirmek, küçük kız hayatı boyunca bunu unutmayacak. Umut ne demek? İşte benim hayallerim vardı demek, hayallerimin ötesini görebiliyorum demek, küçük olup ta büyüdükten sonra ne kadar önemli şeyler bunun farkına varabiliyor musunuz? Küçük bir çocuğu yetiştirmede, onun umutlarına yön verip hayallerinin ötesine görebilmede o kadar çok önemli bir şeydir ki. Bunu çocuk sahibi olan çoğu ebeveyn anlayamıyor maalesef.

            4. Sonrada ölümsüzleşmek, ruhlarda ölümsüzleşmek. İşte en nihai nokta da bu zaten. Kalplerde ölümsüzleşmek. Ne diyordu Kafka, ‘’Sevdiğin her şey muhtemelen kaybolacak, ama sonunda sevgi başka bir şekilde geri dönecek. Yani ölümsüzleşecek. Sağlıcakla Kalın. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız