Hakaret Etme, Hareket Et
* Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada paylaşılan ve cumhurbaşkanına hakaret suçunda eski başbakan ve eski Konya milletvekili, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler profesörü, akademisyen, büyükelçi, Gelecek Partisi'nin kurucu genel başkanı, eski dışişleri bakanı, eski başbakan vekili, Adalet ve Kalkınma Partisinin 2. genel başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlattı. Maddeye göre cumhurbaşkanına hakaret eden 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Sosyal medyada paylaşılan 11 Eylül 2021 tarihindeki videoda Davutoğlu'na, başbakanlığı döneminde sonradan itiraz ettiği konulara o zaman neden itiraz etmediği soruluyor. Ben de milyarlarıma milyar katardım benden sonraki bakanlar gibi. Bir kuruş haram lokma yemedim, onlara da haram lokma yemeyin dedim. Yediler, çevrelerini zengin ettiler, damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, 5 tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti dedi. İsim vermeden onlar milletin hukukuna dikkat edip yetim malı yemeselerdi, ben de onların hukukuna dikkat ederdim. Ama onlar milletin hukukunu çiğnedi, ben de onlara hakkı, adaleti söyledim dedi. Hakaret suçlarında zaman aşımı 8 yıl. Yani 5 yıl geçmiş olması dava açılmasına engel değil.
* Tarihte konuşmalarımıza dikkat etmemiz üzerine güzel örnekler var. Hz. Ayşe Peygamberimiz ’in yanında bir kadından bahsederken onun kısa boylu olduğunu söyleyince, Peygamberimiz kadını gıybet ettin öyle bir söz konuştun ki, denize atılsa, denizi bulandırır ve kokuturdu dedi. Bana dünyalıktan birçok şey verilse de kimseyi kötülükle anmayı sevmem. Hz. Ömer hutbede mehir verirken aşırıya gitmeyin çok mehir vermek dünyada hayır ve takvâ göstergesi olsaydı, bunu sizin en üstününüz olan Hz. Peygamber yapardı. O ise, ne kadınlarına ve ne de kızlarına 12 okkadan (1okka=1282gram) fazla mehir takdir etmedi dedi. O sırada bir kadın ey Ömer, Allah bize veriyor, sen ise bize haram kılıyorsun. Yüce Allah kitabında O kadınlardan birine kantar kantar mehir vermiş de olsanız, boşama durumunda ondan hiçbir şey almayın buyurmuyor mu? dedi. Kadının bu sözleri üzerine Hz. Ömer başını öne eğerek doğru söyledin, Ömer yanıldı. Ey Ömer tüm insanlar senden daha anlayışlı dedi. Kadınlar, meclisteki konuşmalara müdahil olup görüşlerini anlatabiliyorlar. Kadın, görüşünü ayetle anlatıyor. Hz. Ömer, kadını dinliyor ve onun görüşünün doğru olduğunu kabul ediyor. Hz. Ömer’in görüşünün gerekçesi ise Hz. Peygamber dönemi uygulamaları, o zamanki şartlara göredir. Bu uygulamalar, geniş imkânlara sahip olanlar için herhangi bir sınırlamanın gerekçesi olamaz. Konu hakkında açık ayet vardır. Kadının Hz. Ömer’e itiraz etmesi, Hz. Ömer’in de ayeti hatırlayıp fikrinden vazgeçmesi gerçek bir olgunluk işaretidir.
*2005 yılında 5237 sayılı TCK 299. maddesinde suçun cezası 4 yıla kadar hapis cezasına çıkarıldı ve Adalet Bakanı’nın iznine bağlandı. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından 1986 yılından 2017 yılına kadar yayınlamış olduğu, TCK kapsamında cumhurbaşkanına hakaretten dolayı açılan davalardaki sanık sayıları ise 1986’den 2017’ye kadarki dönemde açılan davalardaki sanık sayıları toplam 13.889 oldu.
7. Cumhurbaşkanı olan Evren’in döneminde davalardaki sanık sayısı 340,
8. Cumhurbaşkanı Özal döneminde bu sayı 207,
9. Cumhurbaşkanı Demirel döneminde ise toplam sanık sayısı 158 oldu.
10. Cumhurbaşkanı Sezer döneminde 163,
11. Cumhurbaşkanı Gül döneminde 848,
12. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davalardaki toplam sanık sayısı öncekilerle kıyaslanamaz şekilde toplamlarından fahiş kat fazladır 53.060 davadan 12.000’den fazla kişi hakkında mahkûmiyet hapis veya para cezası kararı verildi.
* Kutuplaşmadan dolayı öfkesine yenilenler, zararla karşılaşırlar. Sorunun kaynağı cumhurbaşkanı değil. Yaşadığımız ekonomik zorluklar, adaletin yanlış olduğu hissi ve geleceğe dair umutsuzluk zamanla geçer. Gücünü sosyal medyadan alarak her düşündüğünü yazmayacaksın. Bazıları, seslerini duyuramadıklarını ya da sisteme karşı demokratik eleştiri kanallarının tıkandığını düşündükleri için en sarsıcı yöntemi seçerler. Bu durumda hakaret, sistemli bir muhalefet yönteminden ziyade anlık veya planlı bir tepki aracıdır. Herkes yapıyor, bana bir şey olmaz gibi salakça bir durumda olunmamalı. Ağır eleştiri hakkıyla şeref ve haysiyete saldırı arasındaki yasal çizgiyi bilmeliyiz. Hakaret doğrudan onur, şeref ve saygınlığını hedef alır. Kişinin özüne, fiziksel ya da kişisel özelliklerine yönelik aşağılayıcı, küçük düşürücü söz veya somut olgu işaretleri içerir; “şerefsiz”, “salak”, “hırsız” gibi. Ağır eleştiri ise şahsı değil, politikasını, kararını, beyanını, hizmetini ve fikrini hedef alır. Amaç kişiyi toplum önünde küçük düşürmek değil, yapılan bir işte yanlışı, eksiği ortaya koymaktır.
*Sonuç olarak, başka insanları yaptıklarımızla, konuştuklarımızla, hareketlerimizle daha güzelini yaparak eleştirebiliriz. Yetersiz isek hakaret ederek karşı tarafı yaralamak isteriz. Küfür ve argoda aynı şekildedir. Yapılanlar özellikle kamu tarafında mükemmeliz, daha iyi çalışma şekli yok hissi, dışarıda hizmet bekleyen, işlemeyen veya çok yavaş işleyen bir sisteme karşı zamanla karşıtlığı iyice artırıyor. Kamuda olanlar özellikle kritik noktalarda kurum içi ciddi sınavlarla kontrol edilmelidir. Hareket etmemiz ancak bu şekilde olabilir.