KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1791 %0.08
55,4009 %-0.02
10.697,34 %-0.76

Aksayanlardan Koşana Çelme

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

*Gerçekten ve ironi olarak yürümekte zorluk çekenler koşanlara çelme atmak için yollardalar. Rapora başvurmamış veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ulusal engelli veri sistemine kaydolmamış kişileri de kapsayan genel nüfus araştırmaları ve uluslararası dünya sağlık örgütü temel alındığında, Türkiye'deki engelli nüfusunun tahmini olarak 8,5 milyon olduğu nüfusun %12'si öngörülüyor. Ev gencini saymak kadar zordur gerçek sayıyı tespit etmek. Bu sayı hariçtir yazıda. Hayatta, işte ve sosyal hayatta geride kalan, yavaşlayan, başarısız olanlar, ilerleyen ve başarılı olanları her zaman engellemeye çalışır.

* Koşanların başarısı, aksayanlara kendi eksikliklerini hatırlatır. Kendilerini geliştirmek yerine, öndekini aşağı çekerek eşitlemeye çalışırlar. Başkalarının hızı, kendi yavaşlıklarını daha görünür kıldığı için rahatsızlık yapar. Mevcut düzenin değişmesini istemeyenler, yenilikçi ve hızlı adımlar atanların önünü kesmek ister. Ancak koşan birine çelme takmak, aksayanı hiçbir zaman daha hızlı yapmaz; sadece iki tarafın da zaman ve enerji kaybetmesine neden olur.

* Yengeç sepeti sendromunu duymuşsunuzdur. Bir sepete sadece 1 yengeç koyarsanız tırmanıp kaçabilir. Sepette çok yengeç olursa, yukarı doğru tırmanmaya çalışan yengeç, alttakiler tarafından kıskaçlarıyla aşağı çekilir. Sonuçta hiçbir yengeç kaçamaz. Ben başaramıyorsam sen de başaramazsın dürtüsü, topluca gerilemeye yol açar. Çelme takan, öndekini düşürdüğünde kendi seviyesini yükseltmiş olmaz sadece geçici bir adalet ve eşitlik illüzyonu yaşar. İş hayatında aksayanlar, statükoyu koruyanlar, değişime direnenler veya düşük performans gösterenler, koşanların yenilikçiler, yüksek performanslılar hızını kesmek için örtülü yöntemler kullanırlar. Bu bizim kültürümüze uymaz diyerek bürokratik engeller çıkarırlar. Değişimin getireceği ek iş yükünden ve yetersiz görünmekten korkanlar ise çok acele ediyorsun, hata yaparsın algısı yapar. Kendi yavaşlıklarının ve düşük tempolarının fark edilmesini önlemeye çalışırlar. Bilgi saklayarak, dedikodu üreterek itibarsızlaştırmaya çalışırlar. Hak edilmeyen statüyü ve mevcut konfor alanını korumaya çalışırlar. Koşansanız, çelme takacaklardan uzak durmak, işleri belgelerle ve şeffaf yürütmelisiniz. Çok ani hızlanmalar tepki çeker başkalarını da sürece dâhil ederek koşmaya teşvik ederek çelme riskini azaltmak gerekir. Çelme takıldığında düşmek normaldir, önemli olan düştüğün yerden hızlı kalkmaktır.

* Kalkınmamız için en önemli 2 yol var. Biri ileri teknoloji diğeri ise girişimciliktir. Girişimcilik derken borsa değil, gerçek girişimden bahsediyorum. Bürokraside girişimcilere çelme takılması yeni bir durum değildir. Yenilikçi ve hızlı hareket etmek isteyenler, hantal, kuralcı ve statükocu bir çarkın dişlileri arasında sıkışıyor. Girişimci zamanla yarışıp değer üretmeye odaklanırken çelme takan bürokratik zihniyet mevzuatı korumaya ve sorumluluk almamaya odaklanır. Kraldan çok kralcılar bu kişiler için kuralın ruhu değil, harfi önemlidir. Girişimcinin getirdiği teknoloji veya iş modeli yeniyse ve mevcut kanunlarda kelimesi kelimesine geçmiyorsa, mevzuatta yeri yok diyerek doğrudan kapıyı kapatırlar. Başıma iş açılmasın diye düşünenlerde var. Girişimcinin projesine onaylamayı sürekli ertelerler. Topu sürekli başka kurullara, bakanlıklara veya daire başkanlarına atarak girişimciyi yıldırma politikası izlerler. Güç ve kontrol meraklıları ise en zorudur. Girişimcinin başarısı, bürokratın kontrol alanının dışına çıkması demektir. Kendi masasının veya imzasının ne kadar vazgeçilmez olduğunu kanıtlamak için süreçleri kasıtlı olarak yavaşlatırlar. Girişimciye burada kuralları ben koyarım mesajı verirler. Bürokraside çelme takma yasal ve idari dolambaçlarla yapılır. Girişimciden sürekli yeni belgeler, fizibilite raporları, onay yazıları talep edilir. A belgesini almak için B belgesi, B belgesini almak içinse A belgesi istenir. Girişimci dipsiz bir döngüye sokulur. Yeni nesil iş modelleri yapay zeka gibi doğası gereği eski kanunların gri alanlarında kalır. Bürokratlar bu gri alanları girişimciyi desteklemek için değil, süreci dondurmak veya ceza kesmek için birer gerekçe olarak kullanırlar. Dosyalar masanın en altına itilir, kurullar toplanmaz, imzalar bekletilir. Sermayesi ve zamanı kısıtlı olan startup veya girişimci için zaman nakittir. Bürokrasinin kaybedecek zamanı yokken, girişimcinin her kaybettiği gün batıma bir adım daha yaklaşması demektir. Bürokraside hata yapılırsa ceza olur veya yer değiştirilir. Girişimcide ise hata yapmazsam öğrenemem ve büyüyemem mantığı vardır. Bürokraside ödül mekanizması zayıf, ceza mekanizması güçlüdür. Bürokrat risk almaktan kaçınır bu yüzden her şey kontrolüm altında ve yavaş ilerlemeli diye düşünür. Girişimde ise hızlı hareket edip pazara ilk giren olmalıyım mantığı vardır. Hız, bürokrasinin denetim mekanizmalarını zorlar. Bu yüzden hızlı olanı tehlikelidir diye bakılır. Girişimcinin vizyonu, bürokratın konfor alanını ve entelektüel otoritesini tehdit eder.

*Sonuç olarak, çelmelerin bedeli sadece girişimciye olmaz, tüm ülke çelme takılır. Ülkesindeki bürokratik engelleri aşamayan nitelikli girişimciler, şirketlerini Estonya, Singapur veya ABD gibi bürokrasiyi dijitalleştirmiş ve hafifletmiş ülkelere taşırlar. Yatırımcılar, paralarının bürokratik onay süreçlerinde erimesini istemezler. Regülasyon riskinin yüksek olduğu pazarlardan yatırımlarını çekerler. Dünyada hızla büyüyen bir trend, bürokratik çelmeler yüzünden yerel pazara 3-5 yıl geç girer. Bu da küresel rekabette geri kalmaya yol açar. Bürokratik çelmelerin yıkıcı etkilerini azaltmak için uygulanan mevzuat deney alanı gibi modern dünyada çözüm yöntemleri vardır. Son dönemlerde borsa üzerinden yani mevcut havuzdan en çok suyu ben içmeliyim diye düşünenler olduğu gibi 6 milyon genç ne yapsam diye düşünüyor. Çölde su görenlerle çöle su getirebilir miyim diye düşünenlerin çatışması sürecek gibi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız