Güneş ve Ölüm
Şüphe duymak insan olmanın gereği. Fazlası zarar mı her şey gibi, cevabım hayır. Kime, neyin ne kadarının fazla olduğu ya da olmadığı genellemeler ile belirlenemez. Herkesi bir ortak kalıplar havuzuna sokmaya çalıştıkları için kaos dinmiyor. Değer yargıları deyip mesela, hadi bakalım böyle düşüneceksin, şöyle inanacaksın hikâyesi anlatıyorlar. Oysa değer bilgisi verilmeli insanlara. Bir zümrenin değerlerini dayatmak değil marifet, değer bilgisi vermek. İoanna Küçüradi´den öğrendim bunu. İçime sindi ve sana yazdım. İoanna Küçüradi, Felsefe Profesörü. Profesör diye beğenmiş değilim sözünü. Kalbim “evet” dedi. Neden vurguluyorum bunu biliyor musun, nesiller boyu devredilmiş bir bagajın kalıplarını değil de özgün benliğinin sesini duy diye. Yani bir etiket ya da dogma belirlemesin yolunu, kararlarını. Çünkü kalbimizin, ruhumuzun şarkısını bulmak için buradayız. En başından dediğim gibi, hayat oyununun vekaleti yok ve o tribünden inip kendi senaryonun başrolüne geçmek zorundasın. Eski köylere yeni âdetler getirmekle yükümlüsün. “Paşa gönül” sadece bir söz değil. Tam olarak da onun keyfini inşa etmen lazım. Orada “Allah” var çünkü ve sen bunu biliyorsun. Unutuyoruz normal olarak. İnsan, “unutan” demek. Ünvanımızın kelime anlamı bu: “Unutan.” Hatırlayacağız. Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında ama mutlaka hatırlamak var kaderimizde. Uyanmak var. Son nefes bile olsa insanlığımızı soyunacağız. O´nun alnımıza yazdığı “Ana Amaç” tezahür edecek. Bebek adımlarıyla belki ama çok güçlü adımlar bunlar. Ve bebekler o kadar güçlüdürler ki. Fotoğrafa aldanmayanlar bilirler gerçeği. Görünenin, gerçeğin tamamı olmadığını bilirler. Şeytanın azabı Âdem´i görüntüden ibaret zannetmesi oldu ya sevgili dostum. Ben ateşim, o ise toprak dedi. Ateşi üstün sandı zavallı. Bu diyarda üstünlük var illüzyonuna kapıldı. Kibirlendi. Aynen dünyadaki geçici rolüne büyük anlamlar yükleyip küfelik olanlar gibi. Hayat ısrarlı bir öğretmendir ama dersimizi milyon kez de olsa yine verir. Beden kıyafetine bürünmüş ölümlüsün. Ölüme bakamayansın. Ölüme bakamayanım. Her insanın gözlerinde bir master var, hayat; bize öğretmenliğini bu metotla yapıyor. Her şey iki tane burada, biliyorsun. Birbirini nötrlesin diye. Erkek kadınla, hastalık şifayla, dert devayla, kötülük iyilikle, karanlık ışıkla, yaşam ölümle, cehennem cennetle nötrleniyor. Sonuç; sıfır noktası. Fareler gibi oradan oraya koşmayı bırakır da öz benliğimizle temas edersek güneşe ve ölüme bakabiliriz. Ölmeden önce ölebiliriz yani. Birlikte düşünelim. İçindeki ustaya benden selam söyle. Kendisine gerçekten çok iyi baksın. Görüşelim…