Dostoyevski, Alyoşa´yı Doğuralı Çok Oldu
Karamazov Kardeşler, Dostoyevski´nin en ünlü eserlerinden biri. Kalınca ve herkesin okumaya cesaret edemeyeceği uzunlukta bir roman. Ben okuyuvermişim bir ara çünkü ekmek su gibi ihtiyaç duyuyorum okumaya. Yoksa marifet diye söylemiyorum. Biz insanlar işimize geleni yaparız bilirsin.
Senin Masanda Ne Var?
Edip Cansever´in şu şiirini candan bir muhabbetle okumanı rica ediyorum senden. Umarım kırmazsın beni. E hadi çekildim aradan birazdan girmek üzere…Masa Da Masaymış HaAdam yaşama sevinci içindeMasaya anahtarlarını koyduBakır kâseye çiçekleri koyduSütünü yumurtasını koyduPencereden gelen ışığı...
Dokumacı Kuş Konukluk Talep Eder:Evde misin?
Sen…Bazen bir kelimenin sığmadığı kadar derin, bazen bir suskunluğun içinde bile konuşan bir anlamsın. Sen…Yüzünde taşıdığın o sakinliğin ardında, dünyaya direnmeden ama dünyayı değiştiren bir güçsün. Sen…Kırılganlıkla gücü aynı anda avuçta tutabilen, incinse de incitmeyen bir zarafetsin.
Tek Bir Gül Yaprağı
Merhaba Sevgili Can. Bu kez gül yaprakları düştü aklıma. Mis gibi koktular. Üstelik bunun mevsimle de bir ilgisi yok. Güller dışarıda değil içimde meşk etmedeydiler. Öyle çok konuştular ki size selamlarını aktarmak zorunda kaldım. Solmayı bile göze almışlardı erkenden.
Ders(derd)imiz ACI
“Acı başkasının ise ders ve ibret, başında ise bela telakki ediliyor. ”Şule Gürbüz´den okudum bu cümleyi ve hemen huzurlarınıza yetiştirdim. Ben dursam parmaklarım durmuyor. Eh, benim de yaşamdaki sınavım bu galiba. Parmaklarımın peşinde koşmak. Şikayetçi de değilim.