Matrix Smith´e Katılmak ya da Katılmamak
Matrix filminde ajan Smith; “İnsan türü bir hastalıktır, dünyanın kanseridir. Gittiği yerde doğal kaynaklar tükenene kadar çoğalır, tüm kaynakları tüketir” diyor. İnsanı resmen canavar yerine koymuş. Gerçek canavar kimdir gerçekten? Aslında akıllara başka bir soru da geliyor. Canavar sahiden var mı?
Yeni Hayat
Doğa, özgürlük, bilim ve maneviyat…Dünyamız iyi şeyler kadar kötü şeyler de barındırıyor. Kulaktan kulağa oynadığımız çocukluk günlerimiz hızla yerini acılara, kabuslara bırakabiliyor. Normaldir ya da olması gerekendir. Her şeyden önemlisi olandır. Olan, olması gerekendir belki de.
Gölgelerin Gücü Adınaaa…
Böyle bir replik hatırlıyorum eskilerden. Çizgi filmden kaldı aklımda. He-Man adlı bir çizgi filmdi bu ve dünyayı kurtaran bu adam sayesinde mutlu mesut yaşıyorduk. En azından biz çocuklar.
Dostoyevski, Alyoşa´yı Doğuralı Çok Oldu
Karamazov Kardeşler, Dostoyevski´nin en ünlü eserlerinden biri. Kalınca ve herkesin okumaya cesaret edemeyeceği uzunlukta bir roman. Ben okuyuvermişim bir ara çünkü ekmek su gibi ihtiyaç duyuyorum okumaya. Yoksa marifet diye söylemiyorum. Biz insanlar işimize geleni yaparız bilirsin.
Senin Masanda Ne Var?
Edip Cansever´in şu şiirini candan bir muhabbetle okumanı rica ediyorum senden. Umarım kırmazsın beni. E hadi çekildim aradan birazdan girmek üzere…Masa Da Masaymış HaAdam yaşama sevinci içindeMasaya anahtarlarını koyduBakır kâseye çiçekleri koyduSütünü yumurtasını koyduPencereden gelen ışığı...