KONYA HABER
Konya
Açık
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
10.845,29 %-0.03

Aşk, Katil ve Ermiş

YAYINLAMA:

Budhha: Aşk, yanlış yönlendiren bir acıdır. 

Beauvoir: Aşk, kendimizin ötesine geçmemizi sağlar. 

Platon: Aşk, bizi tekrar tam yapar.

Schopenhauer: Aşk, bizi bebek yapmak için oyuna getirir.

Russel: Aşk, yalnızlığından bir kaçıştır.

Nietzche: Aşk, sahip olma istemidir. 

Camus: Aşk, akıllı aptal demeden bütün insanlara bulaşan bir hastalıktır.

Sartre: Aşk, iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.

Saint-Exupéry: Aşk, birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır.

Pavese: Aşk, bizi bütün çıplaklığımız, sefilliğimiz, düşkünlüğümüz ve hiçliğimizle açığa vurduğu için öldürür. 

Daha kimler neler söylemişlerdir “Aşk” için. Şarkılar şiirler yazılmış, Mecnun çöllere düşmüş, Ferhat dağları delmiş, Leyla ve Şirin´in gözyaşlarıyla âlem sele gitmiş. Neşet Ertaş´ın, Âşık Veysel´in ve senin yaşadıklarından söz etmedik bile. Bülbülün gülü bir türlü güldürememesi, Divan edebiyatında kendisine yüz vermeyen sevgiliden Fuzuli´nin çektikleri, üstelik Fuzuli´nin bu acıdan şikayetçi gibi görünürken aslında vuslatı da istemiyor olması falan hep aşktan. Evet, kavuşulursa aşk biter diye bir inanç var. Komik de bir yandan. Hindistan´d aşaka adlı bir bitki varmış ve o bitkiden almış adını aşk. Böyle sararmış bütün bir ağacın gövdesini ve emermiş onu. Yok edermiş ağacı. Daha doğrusu birlikte yok olurlarmış. Hadi bakalım al şimdi bununla ne yaparsan yap… Yukarıda yazılanların hangisi sana daha yakın ya da anlamlı geldi bilemiyorum ama her biriyle ilgili paragraflar dolusu yazılıp konuşulabilir. Yalnız şu aşkın bizi bebek yapmak için oyuna getirmesi fikri ilgimi çekti. Yani bir ömür ödeyeceğin faturanın giriş kapısı aşk. Aşk insanı kandırıyor. Tatlı tatlı belaların altına sokuyor ve kendisi sadece bir yanılsamadan ibaret aslında. Ben demiyorum Schopenhauer diyor. E tabii ki bebekler doğmalı ve nesiller devam etmeli. Sonuçta bu kolektif bilinçten gelen bir dürtü. Doğal bir oluş hâli. Bizim türümüz kafa yormuş, ruhsal bir şölene entegre etmiş soyun devam işini. Hiç de fena bir buluş olmamış. Çünkü biz bedenden ibaret değiliz. Ama belli ki aşk nurtopu gibi bir acı ve zevk döngüsü. Güveniyorsan özüne, daldır kepçeni. Yolun sonu bence Bhavagad Gita´nın şu sözüne çıkacak ya da inşallah hepimiz için çıksın diyeceğim: “Arkadaşına ve hasmına eşit saygıyla bakanlar ne övgüyle neşelenen ne de suçlamayla keyfi kaçan, sıcak ve soğuk, zevk ve acı gibi bencillik bağlılığı olmayan, aynı şekilde onur ve onursuzluktan arınmış, sessiz, her zaman doygun, her yerde uyumlu dindarlar benim için gerçekten değerlidirler.” Aşk nesillerin sürmesini sağladığına göre belli ki daha üst bir amaca hizmet ediyor. Bu üst amacın, Gita´nın sözüyle kuvvetli bir bağa sahip olduğunu düşünüyorum. Gece gündüz gittiğimiz uzun ince yolun ister günah ister sevap deyin tüm koşturmaca ve arayışlarımızın, O´na hizmetten ve nihayetinde O´na ulaşmaktan başka bir dert olmayışının herkesçe günün birinde malumu olmasıdır aşk. Dilenci de olsanız padişah da katil de olsanız ya da bir ermiş de O´nu arıyorsunuz. Allah´la her daim bir ve bütün olduğumuzu anlayana kadar da dünya rüyası sürecek. Bir masal kitabının kahramanlarıyız. Ezelden yazılı senaryonun oyuncularıyız. İşte o senaryonun parçasıysa aşk, baş göz üstüne demek ve aşkça´yı konuşmak çok akıllıca olur. Bunun adı teslimiyettir. Kibir kıyafetini soyunmaktır aşk. Yerine göre bir katilin bir ermişten takvaca çok ileride olabileceği ihtimalini idrak edebilmektir. Susmaktır. Yaradan´ın düşünceleri sessizliktedir. Birlikte susalım şimdi. Eve dönüş yolundayız. Vuslat yakın. Buralarda kal…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız