Malatya’nın Tohma Kanyonu bölgesinde gerçekleştirilen bilimsel araştırmalar sırasında, tarih öncesi dönemlere ışık tutabilecek nitelikte dikkat çekici bir mağara keşfedildi. İlk incelemelerde mağara duvarlarında yüze yakın insan ve hayvan figürü ile çok sayıda geometrik sembol tespit edilirken, uzmanlar buluntuların Anadolu arkeolojisi açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent İskenderoğlu’nun başkanlığındaki araştırma ekibi, bölgedeki arazi çalışmaları sırasında mağaranın resimli yüzeyleriyle karşılaştı. İnönü Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi’nden akademisyenlerin yer aldığı ekip, keşfin ayrıntılarını ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor.
MAĞARADA SEMBOLİK DÜŞÜNSEL BİR ANLATIM DİLİ
Araştırmacıların ilk gözlemlerine göre mağara duvarlarında kırmızı ve kızıl kahverengi tonlarla yapılmış figürler bulunuyor. İnsan ve hayvan tasvirlerinin yanı sıra çok sayıda geometrik sembolün yer aldığı kompozisyonların, yalnızca görsel değil aynı zamanda sembolik ve düşünsel bir anlatım dili taşıdığı değerlendiriliyor.
İskenderoğlu, figürlerin Avrupa'daki natüralist mağara resimlerinden farklı olarak daha şematik bir görsel karakter taşıdığını belirtti.
Mağaranın tarihinin Neolitik Dönem'e kadar uzanabileceğini ifade eden İskenderoğlu, bölgede Paleolitik Çağ'dan itibaren insan yaşamına işaret eden izlerin de bulunduğunu söyledi. Figürlerin bazı yüzeylerde üst üste işlendiğini, çizgilerin kesiştiğini ve yer yer üslup farklılıklarının görüldüğünü kaydeden İskenderoğlu, mağaranın uzun yıllar, hatta binlerce yıl boyunca farklı dönemlerde yeniden kullanılmış olabileceğini dile getirdi.

DÜNYA KÜLTÜREL MİRASINA KATKI
Mağaranın içerik bakımından Türkiye'de bugüne kadar tespit edilen en önemli resimli mağaralardan biri olabileceğini ifade eden İskenderoğlu, "Antalya Beldibi, Aydın-Muğla sınırındaki Latmos ve Mersin Doğu Sandal Mağarası gibi Anadolu'daki önemli örneklerle karşılaştırıldığında; figür yoğunluğu, konu çeşitliliği ve sembolik anlatım bakımından oldukça zengin bir içerikle karşı karşıyayız. Çok sayıda insan figürü, hayvan tasviri ve geometrik sembol, bu alanı Anadolu'nun en zengin resimli mağaralarından biri hâline getiriyor. Bu keşif yalnızca Anadolu ve Türkiye için değil, dünya kültürel mirası açısından da son derece önemli" diye konuştu.
Kesin tarihlendirmenin ayrıntılı yüzey incelemeleri ve laboratuvar analizleriyle yapılacağını aktaran İskenderoğlu, resimli yüzeylerin ayrıntılı biçimde belgelenmesi, figürlerin sınıflandırılması, envanter kayıtlarının oluşturulması ve pigment örneklerinin incelenmesiyle mağaranın kronolojik ve teknik özelliklerinin daha sağlıklı biçimde ortaya konulacağını ifade etti.
ALTIN VAR MI?
İlk değerlendirme raporlarının hazırlanarak ilgili koruma kuruluna sunulacağını belirten İskenderoğlu, mağarada yakın dönemde oluştuğu değerlendirilen tahribat izleriyle karşılaştıklarını da söyledi. Define avcılarına seslenen İskenderoğlu, "Buralarda altın veya değerli eşya bulamazsınız. Burada insanlık tarihinin izleri var. Ne yazık ki mağarada yakın dönemde gerçekleştirildiği anlaşılan tahribatlarla karşılaştık. Bu tür müdahaleler, geri dönüşü mümkün olmayan kayıplara yol açıyor. Lütfen bu kültürel mirasa zarar vermeyin. Yetkililerin de alanı bir an önce koruma altına almasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı