KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,6751 %-0.01
53,3885 %0.02
9.829,12 % 0,00
BBN Haber Politika Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya'yı işaret etti: Takdire şayandır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya'yı işaret etti: Takdire şayandır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya'yı işaret etti: Takdire şayandır
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 6 dk

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail hükümetinin "1915 olayları"na ilişkin aldığı sözde soykırım kararına ilişkin, "Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzeli'nin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Toplantıda ülkenin ve milletin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca Türksat-7A projemiz ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki; uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. ‘Uzayda izi olanın dünyada sözü olur' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmesini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da arttıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır. Zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir" açıklamasında bulundu.

“İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz”

Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürüttüklerini ve bunu yaparken de hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazançhanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır" açıklamasında bulundu.

 “Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz”

Sadece ulaştırma değil, birçok alanda yatırımların devam ettiğini ve bunlardan birinin de savunma sanayii alanı olduğunu söyleyen Erdoğan, "'Altta kalanın canı çıksın' anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul'da düzenlediğimiz törende kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz KAM-ROMAN korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimiz de donanmamızın envanterine dahil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik" dedi.

“Ellerinde 73 bin masum Gazzeli'nin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz”

İsrail hükümetinin 1915 olaylarına ilişkin aldığı "sözde soykırım" kararına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzeli'nin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. ‘Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa, Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir" diye konuştu.

“Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir”

Türkiye'yi yönetirken herhangi bir ayrım yapmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık" dedi 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız