Dişimize ve ağzımız bakıyor muyuz? Sensodyne’in Ipsos Türkiye iş birliğiyle Türkiye çapında 1.220 kişi ile yürüttüğü araştırmaya göre toplumun büyük bir kesimi dişlerini fırçalamayı düzenli bir sağlık rutini yerine “sosyalleşeceği zaman” hatırlıyor. Diş hekimi koltuğuna ise ancak “dayanılmaz ağrılar” başladığında oturuluyor.
DİŞ FIRÇLAMAYA 2 DAKİKAmız yok
Yanı sıra Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12’si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 defa fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor.
Ayrıca diş hassasiyeti yaşayanların yüzde 35’i ise tedavi olmak yerine çok sevdiği sıcak veya soğuk yiyecekleri tüketmekten vazgeçerek sorunu “hasıraltı” etmeyi tercih ediyor. Araştırmanın en düşündürücü sonuçlarından biri de çürük dişlerle yaşama alışkanlığı. Her 4 kişiden 1’i ağzında tedavi edilmemiş aktif bir çürükle hayatına devam ediyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son üç aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son iki yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.