Türkiye, yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 16’sını etkileyen kronik böbrek hastalığı (KBH) prevalansı ile önemli risk altında. Yaklaşık 68 binin üzerinde hasta diyaliz tedavisi görürken, hastalığın toplumdaki farkındalığının yüzde 2’nin altında olması bu sinsi sağlık krizini daha da tehlikeli hâle getiriyor.
BÖBREKLERİMİZ NEDEN HASTA?
Buna göre böbrek yetmezliğinin en yaygın nedenleri şeker hastalığı (diyabet) ve yüksek tansiyon (hipertansiyon) olarak ifade ediliyor.
Bu rahatsızlık kan şekeri ve kan basıncının kontrolsüz seyretmesiyle böbreklerdeki kılcal damarlara zarar veriyor.
Yanı sıra polikistik böbrek hastalığı gibi genetik rahatsızlıklar, böbrek taşları, idrar yolu tıkanıklıkları, uzun süreli ağrı kesici kullanımı ve ciddi enfeksiyonlar da bu duruma yol açabiliyor.
Bu kapsamda böbrek fonksiyonlarının azalmasına veya aniden kaybolmasına neden olan temel faktörler şunlardır:
İlk sırada şeker hastalığı yani Diyabet geliyor: Yüksek kan şekeri zamanla böbreklerdeki filtreleme sistemini bozmakta.
İkinci sırada yüksek tansiyon (Hipertansiyon): Kontrolsüz yüksek kan basıncı, böbreklere giden kan damarlarını yıpratarak süzme kapasitesini düşürüyor.
Üçüncüsü ise idrar yolu tıkanıklıkları ve taşlar: Prostat büyümesi, mesane tümörleri veya böbrek taşları idrar akışını engelleyerek böbreklere baskı yapar ve hasara neden olabilmekte.
Dördüncü sebep ise genetik hastalıklar: En sık karşılaşılanı, böbreklerde kistlerin büyümesiyle işlev bozukluğu yaratan polikistik Böbrek hastalığı olarak dikkat çekiliyor.
BİLİNÇSİZ İLAÇ KULLANIMI VE KALİTESİZ SU İÇMEK
Ayrıca ilaçlar ve toksinler böbrekleri öldürebiliyor: Bilinçsizce ve uzun süreli kullanılan ağrı kesiciler (NSAİİ grubu) ve bazı kimyasallar böbrek dokusuna ciddi zararlar verebilir.
Uzmanlara göre bilinçsiz beslenme ve içilen suyun kalitesi de böbreklerde hasara neden olabiliyor.
Özellikle kalitesiz su tüketmek, içindeki kirleticilerin türüne ve maruz kalma süresine bağlı olarak böbrek hasarına ve zamanla böbrek yetmezliğine yol açabiliyor. Böbrekler, vücuda giren toksik maddeleri süzmekle görevli ana organ olduğu için kalitesiz sudaki zararlı bileşenlerden doğrudan etkilenmekte.
Yanı sıra ani (Akut) hasarlar oluşabiliyor: Şiddetli sıvı kaybı (dehidrasyon), kanama, kalp krizi veya ağır enfeksiyonlar böbreklere giden kan akışını aniden azaltarak yetmezliğe yol açabilmekte.