KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0769 %0.05
52,8520 %0.05
10.724,32 % -1,46
Ara
BBN Haber Sağlık İlk Türk operası "Özsoy"un bestecisi:Ahmet Adnan Saygun

İlk Türk operası "Özsoy"un bestecisi:Ahmet Adnan Saygun

Türk Beşleri arasında yer alan, “ilk Devlet Sanatçısı unvanı” da elinde bulunduran Ahmet Adnan Saygun, Türk halk ve sanat müziklerinin etkilerini taşıyan yapıtlarında romantik estetiğe bağlı kaldı

Okunma Süresi: 4 dk

İlk Türk operası "Özsoy"un bestecisi Ahmet Adnan Saygun vefatının 30. yılında yâd ediliyor.  Ahmet Adnan Saygun, 1907 yılında İzmir’de dünyaya geldi. İzmir’deki Hadika-i Subyan İlkokulu'na başladı.Müzik derslerindeki üstün yeteneği herkesin dikkatini çekiyor ve güzel soprano sesiyle duyduğu şarkıları bir dinleyişte söyleyebiliyordu. 1918'de İzmir’de İttihat ve Terakki Lisesi’ne yazıldı ve müzik öğretmeni olan İsmail Zühtü Kuşçuoğlu’nun kurduğu dört sesli koroya katıldı. Ahmet Adnan Saygun henüz 13 yaşındayken öğretmeninin önerisi üzerine ünlü piyano öğretmeni olan Rossati’den piyano dersleri almaya başladı.

1922 yılında Macar Tevfik Bey ile çalışmalara başladı, 1923’de Hüseyin Sadettin Arel’den iki ay armoni dersleri aldı. 1925 yılında Fransız La Grande Encyclopedie'den müzikle ilgili makaleleri çevirerek birkaç ciltlik büyük bir 'Musiki Lugati' meydana getirdi. Ahmet Adnan Saygun, 1926 yılında İzmir Lisesi’ne müzik öğretmeni olarak atandı. Bundan iki sene sonra Maarif Vekaleti’nin açtığı sınavı kazanarak burslu olarak Paris’e gönderildi.

Paris’te ünlü müzik okulu Schola Cantorum’da Vincent D’Idy, Eugene Borrel, Souberbielle, Amedee Gastoue gibi öğretmenlerin öğrencisi oldu. İlk yapıtı olan “Divertissement” i 1930’da Paris’te besteledi. 1931 yılında yurduna dönerek Musiki Muallim Mektebi’ne, 1936 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı'na kontrpuan ve teori öğretmeni olarak atandı. 1934 yılında Cumhurbaşkanlığı Orkestrası bir sene boyunca yönetti. CSO şefi olduğu dönemde devlet başkanı Atatürk 'ün talebiyle, Türkiye'yi ziyaret edecek olan İran Şahı şerefine ilk Türk operası olan op.9 Öz Soy Operasını bir ay gibi çok kısa bir zamanda yazdı. Bu opera, Türk Milleti’nin doğuşunu, İran ve Türk milletlerinin kökü uzak tarihe dayanan kardeşliğini ifade etmekteydi. 1934 yılında yine Atatürk'ün talebiyle “Taşbebek” operasını besteledi. Bu operada yeni Cumhuriyet insanının doğuşunu anlattı. 1939’da CHP’nin Müzik Danışmanı ve Halkevleri Müfettişi, bundan bir sene sonrada Ankara’da “Ses ve Tel Birliği” adlı bir dernek kurdu. 1942 yılında tamamladığı Yunus Emre Oratoryosu 1946 yılında Ankara’da seslendirildi ve büyük başarı kazandı. En önemli eseri kabul edilen bu eser, daha sonra Paris'te ve 1958 yılında Birleşmiş Milletler kuruluş yıldönümü vesilesiyle New York 'ta ünlü orkestra şefi Leopold Stokowski yönetiminde seslendirilmiştir. Bu eserle Ahmet Adnan Saygun, çocukluğunda İzmir Kemeraltı Çarşısı'nın Dervişler Caddesi'nde bugün Anafartalar Caddesi Mevlevi dervişlerden duyduğu ezgileri Avrupa ve Amerika'ya, Birleşmiş Milletler çatısı altına, sonradan eserin çevrileceği 5 ayrı dile taşımış oluyordu. 1946 yılında Ankara Devlet Konservatuarı kompozisyon ve modal müzik öğretmenliğine atandı. Sanatçının başarıları üzerine 1948’de İnönü Armağanı, 1949’da Fransa Milli Eğitim Bakanlığın’ca Akademik Nişan, 1950’de Akademi Madalya’sı, 1951’de İtalya Hükümetince, 1.Nişan ve Uluslararası Müzik Sosyetesi'nden Sibelius Bestecilik madalyası verildi. 1971 yılında yürürlüğe giren Devlet Sanatçılığı Kanunu çerçevesinde ilk Devlet Sanatçısı unvanı Ahmet Adnan Saygun'a verilmiştir. 1981’de Atatürk Sanat Armağanı ve 1985’te “Sanatçı Profesör” unvanı verildi.

Türk Beşleri arasında yer alan Ahmet Adnan Saygun, Türk halk ve sanat müziklerinin etkilerini taşıyan yapıtlarında romantik estetiğe bağlı kaldı.(Türk beşlerindekiler: Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar, Necil Kazım Akses)

Bir konser için Ankara'ya gelen ve sonradan Nilüfer adını alan Budapşete Kadın Orkestrası üyelerinden Macar asıllı Irén Szalai ile 1940 yılında evlenmiştir. Ahmet Adnan Saygun, 6 Ocak 1991 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti.

Etnomüzikoloji ile müzik eğitimi konularında yayınları vardır. Çalışmaları ve diğer belgeleri Ankara’da Bilkent Üniversitesi bünyesinde kurulan “Ahmed Adnan Saygun Müzik Eğitim ve Araştırma Merkezi”nde bulunmaktadır.Ahmed Adnan Saygun’un yapıtlarının seslendirme üzerindeki hakları SACEM’e aittir. Yayınlanan bir kısım yapıtlarının telif hakları Southern Music Company, New York ve Hamburg’taki Peer Musikverlag’a aittir. Müzikolog Emre Aracı tarafından kaleme alınan kapsamlı bir biyografisi Adnan Saygun – Doğu Batı Arası Müzik Köprüsü adı altında Yapı Kredi Yayınları tarafından 2001 yılında yayımlanmış; hayat öyküsü ayrıca Mucize Özinal tarafından Dar Köprünün Dervişi (2005) adıyla romanlaştırılmıştır.

Kitapları;

Türk Halk Musıkisinde Pentatonizm (1936),  Gençliğe Şarkılar: Halkevi ve Mektepler için( 1937), Halk Türküleri: Yedi Karadeniz Türküsü ve Bir Horon (1938), Halkevlerinde Musıki (1940), Yalan -Sanat Konuşmaları- (1945 )Lise Müzik Kitabı (1955), Karacaoğlan (1952), Musıki Temel Bilgisi (1958 -1966)

Mod öncesi Ezgilerin Sınıflandırılması (1960), Toplu Solfej I-II (1967-68), Töresel Musıki (1968) , Atatürk ve Musıki: Onunla Birlikte, Ondan Sonra... (1982)

                                                                                        

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *