İşetme kaybı insanları yalnızlığa dolayısıyla psikolojik rahatsızlıklara itiyor. İşitme kaybının nedenleri ise oldukça şaşırtıcı. Bu çerçevede işitme kaybının nedenleri çok çeşitlidir.
işte belli başlı nedenler
- Kulağın doğumsal anomalileri
- Dış kulak yolunu tıkayan patolojiler
- Tuba östakiyi tıkayan patolojiler
- Kulağın akut ya da kronik iltihapları
- Kulak tümörleri
- Kulak ve kafa travmaları
- Yüksek gürültüye maruz kalmak ya da akustik travmalar
- Kulağa toksik etki yapan ilaçlar kullanmak
- Bazı metabolik ve vasküler hastalıklar
- Oto-immün nedenler
- Yaşlılık
- İşitme kaybının çeşitleri
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
- Bu tip işitme kayıpları dış kulak ve orta kulak bölgesini etkileyen patolojilerde görülen kayıplar olarak ifade ediliyor. Genellikle medikal ya da cerrahi tedavi ile düzelmekte. Kulak içi kanamaların hemen hepsi iletim tipi işitme kaybı yapmakta. Orta kulak iltihapları gibi iltihabi nedenlere bağlı işitme kayıpları medikal tedavi ile düzeliyorlar.
- Özellikle çocuk hasta gurubunda görülen orta kulak boşluğunda iltihapsız sıvı toplanmasına bağlı iletim tipi işitme kayıplarında öncelikle medikal tedavi verilir. Eğer patoloji düzelmez ise bu sefer hastaya cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi tedavide çocukların eğer varsa geniz etleri alınır, kulaklarındaki sıvı boşaltılır ve kulak zarlarına çok küçük havalanma tüpleri yakılır. Bu tüpler yaklaşık 6 ay kadar kulakta kalırlar ve sonra alınırlar. Böylece bu hastaların %90-95’i düzelir. %5-10 gibi küçük bir kısmında ise kulaklar tekrar sıvı toplayabilir ve bu guruba tekrar tüp takılabilir. Tekrar tüp takılma ihtiyacı duyulan kulaklara genellikle silikon T tüpler takılır ve bu tüpler minimum 1 yıl kulakta kalırlar. Bu süre eğer bir komplikasyon yoksa 2 yıla kadar uzatılabilir ve ondan sonra alınırlar.
KULAK ZARINA TAKILAN TÜPLER ZARARLI MI?
- Peki “Kulak zarına takılan tüplerin zararı olur mu?” şeklinde bir soru akla gelebilir. Uzmanlara göre bu tüplerin ciddi bir komplikasyonları yok. Çok uzun süre kalan tüpler alındıktan sonra bazen kulak zarında küçük bir perforasyon kalabilir. Böyle bir durumda hemen zar tamiri yoluna gidilmez. Bir süre beklenir ve zarın kendi kendisini tamir etmesi beklenir. Olmazsa geç dönemde zar tamiri ile tedavi yapılabilmekte.
ANİ İŞİTME KAYBI
- Birbirini takip eden ve 3 günden kısa sürede ortaya çıkan kayıplara ani işitme kayıpları deniyor. Bu kayıplar top, tüfek atışları gibi çok yüksek gürültüye kısa süre maruz kalmaya bağlı olabildiği gibi, vasküler nedenlere (hipertansiyona, iskemi, tromboemboli), tümörlere, yüksek doz ototoksik ilaç kullanımına, viral enfeksiyonlara (kızamık, kabakulak), travma, metabolik nedenlere (diabet) ve oto-immun nedenlere bağlı da olabilir.
Ani işitme kayıplarında çok erken ve etkin bir tedavi uygulanırsa oluşan iç kulak tipi işitme kaybını büyük oranda düzeltme şansı vardır. Bu nedenle ani işitme kayıplarında hiç vakit geçirilmeden tedaviye başlanılması gerekiyor. Tedavide yüksek basınçlı oksijen, damar genişletici ilaçlar ve kortizon uygulaması en etkili yol olarak gösteriliyor. Bunlara etiyolojik nedene göre vitaminler, kan sulandırıcılar ya da diğer gerekli ilaçlar ilave edilebilir. Bu medikal tedavi ile düzelmeyen olgularda ise 6 ay ya da bir yıl bekledikten sonra işitme cihazı uygulamasına gidilmesi gerekiyor.
GÜRÜLTÜ Sağırlığı
- Bu tip işitme kayıpları uzun süre gürültüye maruz kalma oluşan kalıcı kayıplar olarak nitelendiriliyor. Bu nedenle medikal ya da cerrahi tedavi şansları yok. Böyle bir durumda öncelikle işitme kaybı olan kişilerin çalıştıkları gürültülü ortamdan uzaklaştırılmaları gerekiyor. Gürültülü ortamdan minimum 5-6 ay uzak kaldıktan sonra tekrar kulak ölçümleri yapılarak gerçek işitme kaybı seviyeleri belirlenebiliyor.
- Hafif işitme kayıplarında herhangi bir tedaviye ya da cihaza gerek yoktur. Ancak ileri derecede bir işitme kaybı varsa bu sefer işitme cihazı uygulamaları ile hastaların işitmeleri normal seviyelere getirilebiliyor.
YAŞLILIK VE İŞİTME sorunu
- Bu tip işitme kayıpları yaşın ilerlemesine bağlı doğal olarak hemen herkeste az ya da çok olabilecek kayıpları şeklinde değrelendiriliyor. Nasıl ki kişilerin yaşlandıkça tüm fonksiyonlarda azalma oluyor. İşitmede de yaşlılıkla birlikte azalma oluyor. Yaşlılığa bağlı işitme kayıplarının tedavisi işitme cihazları ile sağlanmaktadır. Yaşlılara mutlaka işitme cihazı verilmeli. Çünkü yaşlılar zaten yaşlılığın sorunları ile mücadele ediyorlar. Bunlara ilaveten bir de işitme kaybının sıkıntılarını yaşamalarına gerek olmadığı belirtiliyor. İşitmeyen birey kendini toplumdan uzaklaştırır ve daha fazla yalnızlığa doğru yol alıyor. Bu da kişiyi psikolojik bunalıma sokar. İşitme cihazları yaşlıları hayata bağlar ve yaşamlarını renklendiriyor.
BİYONİK KULAK
- Bu kayıplara konjenital işitme kayıpları da denilmekte. Nedenleri arasında genetik bozukluklar olabildiği gibi, annenin hamile iken geçirdiği hastalıklarda olabilmekte. Doğumsal işitme kayıplarında tedavi seçenekleri arasında işitme cihazları ve biyonik kulak uygulamaları yaygın olarak kullanılmaktadır. Biyonik kulak daha çok ileri derecede işitme kaybı olan kişilere uygulanırken, hafif ve orta derecede işitme kayıplarında işitme cihazları tercih edilmekte.