KONYA HABER
Konya
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,4212 %0.06
54,5717 %0.29
10.158,33 % 0,25
BBN Haber Sağlık Psikiyatrik ilaçlar sahte mutluluk mu vermiyor: Uzmanından şaşırtan açıklama

Psikiyatrik ilaçlar sahte mutluluk mu vermiyor: Uzmanından şaşırtan açıklama

Toplumda psikiyatrik ilaçlara karşı olan önyargıların hastaların tedaviye ulaşmasını zorlaştırdığına dikkat çeken Psikiyatri Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, antidepresanların sanıldığı gibi sahte bir mutluluk vermediğini, aksine beyindeki bozulan biyolojik dengenin yeniden kurulmasını sağladığını vurguladı.

Psikiyatrik ilaçlar sahte mutluluk mu vermiyor: Uzmanından şaşırtan açıklama
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

Toplumda en çok merak edilen ancak bir o kadar da kulaktan dolma bilgilerin hakim olduğu konuların başında ruh sağlığı ve antidepresan kullanımı geliyor. Birçok kişi yaşadığı ruhsal sıkıntıları ‘iradesizlik' ya da ‘karakter zayıflığı' olarak değerlendirirken, ilaç tedavisine başlamayı bir başarısızlık olarak görebiliyor. Oysa uzmanlar, beynin de tıpkı diğer organlar gibi hastalanabileceğini ve biyolojik bir müdahaleye ihtiyaç duyabileceğini vurguluyor. Konuya ilişkin uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, antidepresanlar hakkında şehir efsanelerini çürütecek bilgiler verdi.

“Kendi kendinizin doktoru olmaya çalışmayın”

Toplumda yaygın olan ‘kendini topla, biraz iradeli ol' baskısının hastalara yapılan büyük bir haksızlık olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Tansiyonu fırlayan birine 'hadi iradenle tansiyonunu düşür' veya bir şeker hastasına 'iradenle insülin salgıla' demiyoruz. Beynimiz de etten kemikten biyolojik bir organ. Kimyası hastalandığında, bunu sadece iradeyle yenmesini beklemek doğru değildir. Fiziksel bir rahatsızlık için ilaç kullanmakla ruhsal bir rahatsızlık için ilaç kullanmak arasında tıbben hiçbir fark yoktur. İnsanın üzülmesi, yas tutması doğaldır ve her üzüntüde reçete yazılmaz. Ancak bu durum haftalarca sürüyor, uykuyu ve iştahı bozuyor, kişiyi işlevsiz hale getiriyorsa tıbbi müdahale şarttır. Doktora gitmek bir zayıflık değil, kendinize verdiğiniz değerin kanıtıdır. Kendi kendinin doktoru olmaya çalışmak ise son derece tehlikeli bir kumardır" dedi.

Bağımlılık efsanesi gerçeği yansıtmıyor

Antidepresanların uyuşturucu maddelerle veya yeşil reçeteli sakinleştiricilerle karıştırılmaması gerektiğinin de altını çizen Yaşar, sözlerine şöyle devam etti:
"Kesin ve net olarak söyleyebilirim ki antidepresanlar bağımlılık yapmaz. Antidepresan kullanan kimse dozu sürekli artırmak için krizlere girmez. İlaçların etki etmesi ise zaman alır; ağrı kesici gibi yarım saatte etki etmesini bekleyemeyiz. Beyin hücrelerinin yeniden sağlıklı bağlar kurması 2-6 hafta sürer. Bu süreçte pes edilmemeli, doz hekim kontrolünde tutulmalıdır. İlacın aniden bırakılması durumunda ise şok, baş dönmesi ve kaygı gibi belirtilerle seyreden 'Kesilme Sendromu' yaşanabilir. Bu bir bağımlılık krizi değil, bedenin ani değişime tepkisidir. İlaçlar her zaman kademeli olarak bırakılmalıdır. İlk haftalarda görülen mide bulantısı gibi yan etkiler ise vücut uyum sağladıkça 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçer."

İlaç tedavisi ve terapi desteği kombine ilerlemeli

Tedavinin süresi ve psikoterapinin üstlendiği kritik rol hakkında da bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Sanılanın aksine ömür boyu ilaç kullanımı standart bir depresyonda söz konusu değildir. İyileşme sağlandıktan sonra genelde 6-12 ay kadar koruyucu süreç uygulanır ve ardından ilaçla kademeli olarak vedalaşılır. Ömür boyu kullanım yalnızca çok spesifik durumlar için geçerlidir. Tedavide en güçlü başarı ise ilaç ve terapinin birlikte yürütülmesiyle elde edilir. İlaç evdeki yangını söndürür; terapi ise o evin bir daha yanmaması için size yangın tüpü kullanmayı öğretir. En kalıcı ve güçlü iyileşme, her iki yöntemin omuz omuza çalıştığı durumlarda görülür" mesajını verdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız