Bebeklik döneminde beyindeki hasara bağlı gelişen Serebral Palsi hastalığının tedavisi Konya'daki merkezlerde yürütülüyor. Serebral Palsi ile ilgili önemli bilgiler veren Devakent Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Uzman Doktor Muhammed Şahin, bu hastalığın tedavisini anlattı.

GEBELİKTE SIKI TAKİP ÖNEMLİ
Dr. Muhammed Şahin, "Serebral palsi; bebeklik döneminde beyinde oluşan hasara bağlı ortaya çıkan, duruş bozuklukları ve hareket kısıtlılıklarına sebep olan bir hastalık. Duyusal, algısal, bilişsel ve nörolojik bozukluklar Serebral palsiye eşlik edebiliyor. Ülkemizde her 1000 canlı doğumun 5’inde görülüyor. Serebral palsiye en sık sebep olan durumlar prematür doğumlar ve düşük doğum kilosudur. Doğum öncesi enfeksiyonlar, plasental yetmezlik, kanamalar, travmalar, zor doğum, ters gelen bebek, ikiz, üçüz gebelikler ve doğum sonrası uzun süren sarılık Serebral palsi açısından risk oluşturuyor. Gebelikte takip bu noktada çok önemli fakat önlem alamadığımız durumlar oluyor maalesef" dedi.
2 YAŞINA GELMEDEN TANI NETLEŞİYOR
Serebral Palsi tanısının nasıl konulduğunu anlatan Dr. Şahin, "Öncelikle riskli gebelik öyküsünü değerlendiriyoruz. Düşük doğum ağırlığı olan ve prematür bebekler riskli kabul ediliyor. Doğum sonrası ilk senede bebeğin ilkel reflekslerinin azalmıyor ve gövde tepkileri gelişmiyorsa Serebral palsi’den şüphe ediyoruz. Baş tutma, oturma, ayakta durma ve yürüme doğru zamanda oldu mu? kontrol ediyoruz. Bebeğin gelişimini kontrol etmek için takibe alıyoruz. Görme ve işitme testleri yapıyoruz. Kas gücü ve tonusunu muayene ediyoruz. Eklem hareket açıklıklarını ve yürüme bozukluğunu değerlendiriyoruz. Düzenli kontrollerle hastamızda güç kaybı var mı? Spastisite gelişti mi? Eklem hareketi kısıtlandı mı? Yürümesi nasıl? Takip ediyoruz. Çocuk, 2 yaşına gelmeden aslında tanısı netleşiyor. Rehabilitasyona ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi oluyor" şeklinde görüş belirtti.
ERKEN TANIDA HASTALIK TEDAVİ EDİLİYOR
Erken rehabilitasyon tedavisinin önemini anlatan Dr. Muhammed Şahin, "Rehabilitasyona geç kalınca önce spastisite artmaya başlıyor. Gevşetmek daha zor hale geliyor. Eklem kısıtlılıkları katılığa kadar ilerliyor. Baş tutma ve gövde kontrolü gecikiyor. Yürüme bozukluğunu düzeltmek daha zor oluyor. Spasitite, kas tonusu artması yani kasın kendiliğinden katılaşması durumu. Serebral palsi’de hasarlanan beyin hücreleri, iyileşme evresinde fazla deşarj ile uyarı üretmeye başlıyor. Kas hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerinin aşırı uyarısı kas tonusunu artırıyor. Spastisite oluşan kaslar, etkilenen eklemlerde kısıtlılık olmasına sebep oluyor. El becerisi ve yürüme bozuluyor. Her zaman gevşetmek gerekmez aslında. Zayıf kasları güçlendirirken, spastik kasları aynı oranda gevşetmek gerekiyor. Yürüme çalışırken bu kaslar işe yarıyabiliyor. Fakat el becerisi ve yürümeyi bozuyorsa öncelikle etkin bir rehabilitasyon şart. Bu noktada fizyoterapistlerle birlikte karar veriyoruz. Gevşeme ve harekete yardımcı olması açısından doğru ortezi seçimi önemli. Rehabilitasyonda zorlanılan hastalarımıza 2 yaşından itibaren Botoks enjeksiyonları yapıyoruz. 7-8 yaşına kadarki süreçte düzenli botoks uyguluyoruz. Sonrasında eklem katılığını önlemek adına tendon gevşetme ameliyatları yapılabiliyor. 16 yaşından itibaren büyüme yavaşladıktan sonra eklem ameliyatları yapılıyor" ifadelerine yer verdi.

TEDAVİ SÜREÇLERİ NASIL BAŞLIYOR?
Tedavinin nerelerde yapıldığını bahseden Dr. Şahin, "Sondan başlayım. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışıyor. Bünyesinde özel eğitim öğretmenleri ve fizyoterapistler bulunuyor. Serebral palsi tanısı alan hastamızın önce hastanelerin Sağlık kurulundan ÇÖZGER raporu alması gerekiyor. Bu raporla eğitim ve rehabilitasyona ihtiyacı olup-olmadığına karar veriliyor. Sonra hastamızın bu raporla Rehberlik Araştırma Merkezine başvurması gerekiyor. Onay alan hastalar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerinde haftalık eğitim ve rehabilitasyona alınabiliyor. Hastanelerde ise günlük seanslara alıyoruz. Serebral palsi tanılı hastalar, her sene ilk 30 seansı istediği yerde alabiliyor. Devlet hastanelerinden uzatma raporu alan hastalar ikinci 30 seansı da özel hastanede alabiliyor. Fakat devlet hastaneleri sadece kendi kliniğinde tedavi almayı kabul eden hastalara rapor veriyor. Çoğu hasta istediği yerde tedavisine devam edemiyor" dedi.

REHABİLİTASYONDAN MAHRUM KALIYORLAR
Son olarak Dr. Muhammed Şahin, "Serebral palsili çocukların bir çoğu ailevi nedenlerle hastanede yatış istemediği ve devlet hastanelerinde özel hastanelerdeki gibi hasta taşıma servisi imkanı olmadığı için rehabilitasyondan mahrum kalıyor. Bu ise uzun vadede hastaların ameliyat olmasına, dolayısıyla tedavi masraflarının artmasına neden oluyor. 3. Basamak Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ve Tıp Fakültelerinde yapılan tedaviler Devletimize mali açıdan daha büyük yük oluşturuyor. Bu konuda hasta ve hekim derneklerinin harekete geçmesi, Sağlık Bakanlığı ve SGK’yı uyarması gerekiyor. Fakat vatandaşlarımız sosyal haklarının, yöneticilerimiz ise mali yükün farkında değil" ifadelerine yer verdi.