Konya Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olmasından ötürü zirai (tarımsal) kuraklık riskinden en çok etkilenen ve yakından takip edilen bölgelerin başında gelmekte.
Geçmiş yıllarda yaşanan şiddetli kuraklık ve su kısıtlarının aksine, bölge genelinde dönemsel olarak düşen yağışlar tarımsal üretimi ve rekolteyi hareketlendirdi.
Son yıllarda yağışlar açısından rahat bir nefes alsa da yer altı su seviyelerindeki uzun vadeli riskler temkinli olmayı zorunlu kılmakta. Gelen bu yağışlar hububat (arpa, buğday) üretiminde dönemsel olarak verim artışlarını tetiklemiş olsa da çiftçiler artan maliyetler ve piyasa dengeleri ile karşı karşıya kalmakta.
2025 yılı, Türkiye genelinde olduğu gibi tahıl ambarı olan Konya Kapalı Havzası ve çevresinde de meteorolojik ve tarımsal açıdan şiddetli kuraklık endişelerinin ve rekor düzeyde düşük yağışların yaşandığı kritik bir dönem olarak kayıtlara geçti.7
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine ve yayımlanan su yılı raporlarına göre, 2025 su yılında Konya ve çevresinde yağışlar son 51 yılın en düşük seviyelerine gerilemiş, toprak nemi ve baraj doluluk oranları alarm seviyesine düşmüştü.
2026 BOLLUK BEREKET YILI OLDU

2026 yılı ise hem kış hem de yaz ayları açısından adeta bolluk b-ve bereket yılı oldu. Bağ, bahhçe ve kent merkezindeki refüjlerdeki meyve ağaçlarında dahi neredeyse meyveden ağaçların dalları kırılıyor. Vatandaşlar kaldırımlardaki, refüjlerdeki vb. yerlerdeki ağaçlardan kasa kasa meyve topluyor.