KONYA HABER
Konya
Açık
30°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,0346 %0,28
47,9817 %0,28
4.562,75 % 1,19
Ara

BİR NORMAL OLARAK ANORMAL

YAYINLAMA:

Normal öldü!

Hepimiz kendi deliliğimizin çağını yaşıyoruz.

İyi niyetli dokunmaların çağı geçti. Kucaklaşmalar eskide kaldı. Güzel söz mazinin derinliklerine sürüldü. Samimi bakış kendine hapsedildi. Her şey kendini zehirliyor. Aşk ve kadınla mı çıkmıştık yola? Ah evet, hiçbir günah ilk günahın yerini tutmuyor. Yolu mu kaybettik? Gideceğimiz yer mi sisler altında kayboldu? Belki gitmekten vazgeçtik. Artık dönmeye de gücümüz yetmeyecek; hem nereye dönsek, defalarca kendi kanımıza girdiğimiz o katliam mahalline çıkıyor yolumuz. Ders çıkartılan hatalar yok artık hayatımızda. Derin bir boşluk ve bu derin boşluğun kaygısı her yeri sarmış durumda. İki kere iki bir kez daha dört edecek mi bilmiyorum. İyi niyet ipi kopmuş bir salıncak. Bir şeytan uçurtması – ah o eski güzel günler sızlanması. Eskiden güzel günler var mıydı?

Eskiden…

Güzel…

Günler…

Zaman gerçek yüzümüzü ortaya çıkardı. Maskelerimiz düştü.

Ne hikmetse normali öldürdüğümüz yerde kalan parmak izlerimiz katil olarak bizi işaret etmiyor.

Normal öldü!

Ne çarpıcı bir gerçek ki: İçine düştüğümüz zamanda hepimiz birbirimizi öldürürken hiçbirimiz katil damgası yemeyeceğiz. Hiçbirimiz yargılanmayacak, mahkûm olmayacak, ceza çekmeyeceğiz. Cehennemimiz de bul olsa gerek: öldürülmeyi beklemek ve defalarca öldürülmeyi beklemek; inancandan, duyularından, fikirlerinden, samimiyetinden, vicdanından, hak arayışından, gururundan, onurundan defalarca vurulmak ve vurulmak ve bütün bunları en adi savaşta kazanılmış madalyalar olarak göğsümüzde taşımak, bir kazanca dönüştürmek: Normalin gazisi anormal değil miydi?

Normal öldü, artık parmak kıpırdamaz.

Anormal yaşamak son derece eğlenceli bitmeyen bir seramonidir, normalin cenaze merasimindeki.

Böyle yaşamak da yaşamaktır; kimse kimsenin beklentisine karşılamak zorunda değil. Kimsenin kimseyi bir diyet borcu yok. Kimsenin kimseye ihtiyacı yok…

Hepimiz kendi kirli soluğumuzun gölgesinde yaşarız.

Neden utanacağız.

Normal öldü!

Tanrı, daha önce ölmüştü.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *