KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Trafik  Bakanlığı

YAYINLAMA:

Avrupa’nın bazı ülkelerinde Trafik Bakanlığı vardır. Türkiye’de ise trafik, İçişleri Bakanlığı’na bağlı birimler tarafından yürütülmektedir. Bazı ülkelerde olduğu gibi ayrı bir bakanlığın kurulmasının daha faydalı olacağı düşüncesindeyim. İçişleri Bakanlığı’nın zaten dünya kadar işi var. Başka ülkelerde olmayan veya çok az olan terör olayları 1968’den beri Türkiye’nin en önemli sorunudur. Trafik Bakanlığı’nın kurulmasının, trafik kazalarının azalması ve trafik konusunda daha pratik ve daha kalıcı çözümler bulacağı kanaatindeyim.

Son on yılda trafikteki araç sayısı önemli miktarda arttı. Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 24 milyon, her yıl yüzde üç artıyor. Buna paralel olarak elbette alt yapı çalışmaları, karayolları, demiryolları ve havayolları ulaşımı hızla gelişse de karayollarında trafik önemli bir problem olmaya devam ediyor.

Trafik  Bakanlığı

Türkiye’nin yolları Avrupa’nın pek çok ülkesinden daha güzel. Geniş yollar, tüneller, alt ve üst geçitler, köprülerin yapılması ülkemiz adına övünç kaynağımız olmasına rağmen, maalesef  trafik terörü ve trafik magandalığı yüz karamızdır.

Her 10 yılda uydurduğumuz ve günlerce meşgul olduğumuz “Van Canavarı” gibi, bir de trafik canavarı uydurduk. Canavar bizim ruhumuzda, bizim eğitimsizliğimizde bizim vicdansızlığımızda.

Trafik ve trafik magandalığı bir ülkenin kültür seviyesini gösterir. Pahalı arabaya binmek güzeldir ama, o arabanın hakkını vermek, kurallara uymak, trafikteki diğer sürücülere ve yayalara saygı göstermek çok daha güzeldir. Trafik kültürüne sahip olmayanların, kurallara uymayanların pahalı arabalara binmeleri onların toplumda statülerini yükseltmez.

Türkiye, trafikte cinnet halini yaşıyor. Sürücülerin çoğu kurallara göre araba kullanmıyorlar. Dönel kavşak kurallarını, sollamaları, sağa sola dönmeleri, hız kurallarını bilmiyorlar veya biliyorlar da uygulamıyorlar ve magandalık yapıyorlar.

Trafik  Bakanlığı

CEZALAR AĞIRLAŞMALI

Başta Konya olmak üzere, Türkiye'de trafik terörü var. Maalesef çok kimse kuralsız, istediği gibi araba kullanıyor. Kurallara uymayanlara yaptırım cezası çok hafif. Ana yolda drift yapması, izinsiz çakarlı araç kullanması, alkollü araç kullanması, ehliyetsiz araba kullanması, araba kullanırken canlı yayın yapması, bazı ebeveynlerin küçük çocuklarına araba kullandırmaları nasıl bir ruh hali anlamak mümkün değil. Peki bu suçları işleyenlerin 2-3 bin lira ceza ile kurtulmaları da anlaşılmaz bir şey.

Cezalar çok ağır olmayınca bu önlenmez. Trafikte af olmamalı. Ölümle sonuçlanan kazalarda sürücü suçlu ise hele hele alkollü ise cezasının çok ağır olması gerekir. Bizde adam suç işliyor, suçuna bahane bulmak için alkollüydüm diyor. Yani özrü kabahatinden büyük. Madem alkollüsün niçin araba kullanıyorsun?

Kurallara uymamayı alışkanlık haline getiren kimseleri eğitmek imkansız. Bu tip insanlar ağır ceza ile yola gelirler. Bunlara ağır yaptırım olmalı, 2-3 bin lira ceza ile,  ehliyetine el koymakla önlenmez. Altındaki araba alınmalı ve artı başka cezalar verilmeli. 

Hız sınırı 50’lik yollarda, mahalle aralarında 100 km. hızla gidenler var. Trafik kazalarında veya diğer olaylarda zanlının dışardan mahkeme olması adalet inancını zedeliyor, devlete güveni sarsıyor.
Malumunuz geçtiğimiz haftalarda Konya'da kaldırımda yürüyen 5 yaşındaki çocuk ile babası, otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti ve annesi yaralandı. Benzeri bir olay aynı hafta Kopenhag’da oldu, inanın Danimarka ayağa kalktı. Kazanın olduğu yere çiçek bırakmalar, kaza yerinde toplanıp protestolar, medyada kaçan failin yakalanması için failin resmini yayınlamalar... Ve bakanlık harekete geçip manyakça araba sürenler ve ölümle sonuçlanan kazalar için cezaların yüzde 50 artacağını beyan etti.

Trafik magandalığı galiba korona virüsü gibi bulaşıcı oluyor. TV’lerde gösterilmelerine rağmen nedense kimse ders almıyor. Cezalar caydırıcı olmadığından olacak azalacağına bilakis çoğalıyor. 

Trafik  Bakanlığı

ÇÖZÜM

Yolların güzel olması yetmiyor, sürücüler her 5 yılda bir ehliyet sınavıyla beraber psikolojik teste de girmeliler. Yollardaki levhalar daha bir görünür olmalı. Yollardaki sağa sola çıkışlar daha güzel yapılmalı.  Hız sınırı güzel ayarlanmalı. Trafik tıkanmamalı. Şehir içi yollar yolun geçtiği yere göre 50-60 arasında değişmeli ama, şehir dışı ring yollarda ve çevre yollarda hız, trafik akacak şekilde ayarlanmalı.

Danimarka’da köy yollarında, dağın başındaki yollarda bile geliş gidiş çizgileri var. Yol kenarlarında sürücüyü uyarmak için beton tırtıllar var. Dağın başındaki ara yollardan çıkarken bile mutlaka durulması için çizgiler var.

Karayolları veya belediyeler hangisi sorumluysa, bu beton çizgileri çizmek çok mu zor?

Dönel kavşaklarda mutlak durma çizgiler çizilmeli ki, gelen araçlar durup dönen araçlara yol vermeli.

Trafik kültürünün gelişmesi için trafik eğitimi çok önemli. Ehliyet alma kurslarında daha fazla saat teori ve eğitim sürüşleri verilmeli.

Konya’da yerel televizyonlarda, başta dönel kavşak olmak üzere bazı trafik kurallarının kısa kısa öğretilmeleri çok faydalı olur.

Otobüs duraklarında ve diğer bilbordlarda trafik eğitimini anlatan bilgiler verilmeli.

 Yollarda, hatta şehrin mahalle ara sokaklarında bile sık sık hız sınırı hatırlatılmalı. Bu yazıyı yazmadan önce oturduğum şehri inceledim, 5 km. uzunluğundaki şehir içi yolda tam 18 tane hız sınırının 50 km. olmasını hatırlatan levha var. Yani her 300 metrede hatırlatıyor. Çünkü hız sınırını yüzde 30 aşarsan, ağır para cezasına ilaveten toplam 3 puanından birisini kaybedersin. Yüzde 50 hızlı gidersen ehliyetini kaybedersin.

Özellikle kamuya ait ve okul servislerinin sürücüleri daha tecrübeli, daha dikkatli ve daha nezaketli olmalılar. Okul servisleri ve belediye otobüslerini sürenler  belli periyotlarda kurslara tabi olmalılar.

Çok sayıda araba parkı yapılmalı. Arabalar yol üstüne kesinlikle durmamalı ve  park yapmamalı.

Trafik polisleri ve diğer polisler görünür olmalı, sürücüler trafikte hata yaparlarsa her an polisin kendilerini hemen göreceğini ve yakalayacağını bilmeliler. Trafik polisinin görünür ve sık görülmesi, sürücülerin daha dikkatli araç kullanmalarını sağlar, aynı zamanda hata yapmaları ve  magandalık yapıp suç işlemelerinde  caydırıcı olur.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *