Büyük Sıfırlama ve Elektrik Gerçeği: Geleceğin Gücü Kimin Elinde?
Elektrik, modern hayatın temel taşı. Ancak küresel “Büyük Sıfırlama” tartışmaları, bir gün dünyanın karanlığa gömülebileceği ihtimalini de gündeme getiriyor.
Elektrik… Hayatımızın görünmez kahramanı. Buzdolabından çamaşır makinesine, lambadan telefona kadar günlük yaşamın tüm düzeni elektriğe bağlı. Onsuz bir saat bile geçirmek neredeyse imkânsız hale geldi. Ama işte tam bu noktada, Dünya Ekonomik Forumu’nun ortaya attığı “Büyük Sıfırlama” tartışmaları, akla şu soruyu getiriyor: Elektrik, yeni dünya düzeninde bir silaha mı dönüşecek?
Klaus Schwab’ın ortaya attığı “Büyük Sıfırlama” fikri, pandeminin ardından ekonomik ve sosyal düzenin yeniden inşasını öngörüyor. Adaletli bir sistem, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme… Kâğıt üzerinde kulağa hoş geliyor. Ancak işin bir de karanlık yüzü var.
Düşünün: Elektriğin bir gün küresel ölçekte kesildiğini… Dünya bir anda orta çağa dönse, uçaklar inemese, trenler hareket edemese, şehirler ışığını kaybetse… Bunun bir “olasılık” değil, “deneme” olduğunu geçtiğimiz aylarda Fransa ve İspanya’da yaşadık. Elektrik kesintileri, hayatı felç etti. Uçuşlar iptal oldu, trenler durdu, şehirler adeta nefes alamaz hale geldi.
Elektriğe böylesine bağımlı hale getirildik. Tüm hayatımız tek bir düğmeye bağlı. O düğmenin kimlerin elinde olduğunu sormak ise çoğu kişiye “komplo teorisi” gibi geliyor. Ama ben şunu söylüyorum: Yaşadığınız zaman beni hatırlayın. COVID döneminde aşı tartışmalarının ne kadar belirsizlik taşıdığını hepimiz gördük. Büyük Sıfırlama da benzer bir kırılma noktası olabilir.
Elektrik, geleceğin en stratejik gücü haline geliyor. Büyük Sıfırlama, bir vizyon mu yoksa küresel bir tuzak mı, bugün tartışılır. Ama kesin olan şu: Bir gün dünya karanlığa gömülürse, hiçbirimiz şaşırmayacağız.