KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Rotayı mükemmel olandan ihtiyacın olana çevirmek

YAYINLAMA:

Ebeveyn- çocuk ilişkisi ya da eşler arasındaki ilişkiler çok konuşulan konular arasında. Peki, bu durum yalnızca günümüzde mi böyle? Konu başlıkları aynı olmasa da insanın yakın ilişkileri anlama ya da kontrol etme çabası hep var. Çünkü insan pek çok temel ihtiyacını hayatındaki ilişkilerle ve bu ilişkilerde sahip olduğu rollerle karşılıyor. Aslında ilişkiler kişiye kendisini tanıması için de önemli oranda aracılık ediyor fakat konuyu genel geçer reçeteler üzerinden ele almak sıklıkla daha tercih edilir durumda. Dolayısıyla ‘nasıl iyi çocuk yetiştirilir/ iyi anne babalık yapılır?’ ideal kocanın bilmem kaç özelliği, mutlu evliliklerin sırları vb. bir dizi başlıkla karşılaşıyoruz.

Zihnimiz iyi ve kötüyü birbirine kıyasla tayin etse de bazen dışarda neyin ideal olarak sunulduğuna içimizden çok daha fazla bakıyoruz. İçimizden kastım, ilişkimizin dinamiği bizim ve karşımızdaki kişinin ihtiyaçları, içinde bulunduğumuz şartlar, yaşadıklarımız karşısında hissettiklerimiz. Bu kısmı eksik bıraktığımızda ceplerimize ne kadar çok reçete sıkıştırsak da yeterli olmuyor. Hatta üstüne bir de pek çok şeyi denememize rağmen beklediğimiz sona ulaşamamanın hayal kırıklığı ekleniyor. Bu evreden sonrası acı bir kabulleniş ve yine tavsiyeler: ‘Mükemmeli arama, mutlu olmak için beklentilerini düşür.’ Peki, bu işe yarıyor mu? Hayır, bu defa da insana ne kadar çok şeyden vazgeçerse o kadar mutlu olabileceğine dair bir vaat var. Oysa beklentiler kişisel ihtiyaçlarımıza ve duygularımıza göre oluşmuşsa vazgeçilmeyecek kadar kıymetli. Anna Quindlen’in sözüyle özetlemek istiyorum.“Gerçekten zor ve harika olan şey, mükemmel olmaktan vazgeçip kendin olmaya başlamaktır.”

Reçeteler bizi ‘mükemmel’ olanın peşinde sürüklerken kendimizle temas edebilmek bizim için iyi olanı tespit etmek adına en önemli adım. Bir başkasına çok iyi gelen şey benim ihtiyacımı her zaman karşılamayabilir. Dışardaki bilgiyi alma ve değerlendirme çabası kıymetli fakat insan ancak kendi sistemine yeterince vakıf olduğunda ve yerinde kullanabildiğinde o bilgi işe yarar hale geliyor. Yunus Emre, yüzlerce yıl önce söylemiş. “İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *