KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

MEVSİMLER KAYIYOR, DÜNYA DEĞİŞİYOR, İNSANLAR DA

YAYINLAMA:

80’li yılların ortalarında ilkokula gidenler hatırlar mı bilmem; Coğrafya dersinde öğretilen temel bilgilerden biri de memleketimizde 4 mevsimin de yaşandığı idi. Ve o mevsimler Sonbahar, Kış, İlkbahar, Yaz olarak sıralanırdı. O yıllarda, yazın yaşanan kavurucu sıcaklar, ya da insan boyunda yağan kar hikayeleri anlatılırdı. Şimdilerde okullarda nasıl bilgiler veriliyor bilemiyorum. Hepimizin dikkatini çekiyordur; neredeyse şubat bitmek üzere ancak kurak iklime, yani yazları kurak ve sıcak, kışları sert ve soğuk geçen memleketimizde doğru dürüst yağış olmadı. Tabi bu ülkemizin tarımdan, hayvancılıktan tutun da toprakta yaşayan hayvan ve bitki tabakaları için de çok büyük kalıcı etkileri olan bir durum. Görüldüğü üzere mevsim dengeleri iyice değişti, geçtiğimiz günlerde ülkemizin tatil beldelerinden Antalya’da büyük bir sel felaketi yaşandı. Ve bir vatandaşımız yaşamını yitirdi. Maddi zarar ise halen tespit edilmeye çalışılıyor. Yağan yağmur hesaplanan ortalamanın çok çok üzerinde idi. Hesaplanamayan ve düzensiz yağış sonucu oluşuyor bu tür felaketler. Dünya ısınıyor, iklim değişiyor, mevsimler iç içe geçiyor. Yurtdışındaki çalışmalara göre 1850'deki Sanayi Devrimi'nden günümüze hava sıcaklığının yaklaşık 1-2 derece yükselmesi, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. Küresel iklim değişikliği kaynaklı sıcaklık artışı; su kaynaklarının azalması, çölleşme, afetler ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi pek çok felaketi beraberinde getiriyor. Son 10 yılda dünya genelinde 1,7 milyarı aşkın kişi, iklim ve hava bağlantılı olaylardan etkilenirken, Birleşmiş Milletler (BM) iklim göçleri konusunda uyarılarda bulunuyor. BM İklim Değişikliği Çerçeve sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması altında yer alan konular da COP (Conference of Parties) toplantılarında müzakere edilerek, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda uluslararası kararlar alınıyor. Ama bir yanda bu bilimsel çalışmalar yapılırken dünya için geç mi kalınıyor. Çünkü artık bitki popülasyonu da değişiyor, çiçekler her zaman ki zamanından farklı zamanlarda açıyor, ağaçların soyu tükeniyor, meyve, sebze üretimi düşüyor. En önemli etkenlerden biri de su kaynaklarımızın da azalması. Hal böyle olunca da, yaban hayatı da etkileniyor, toprak altında yaşayan canlılar da yavaş yavaş yok oluyor ve bu dünyamız için hiç hayra alamet işler değil. Tabi, hava şartlarının böyle düzensiz olması insan psikolojisini de etkiliyor. Kışın sakin yavaş, ilkbahar da kıpır kıpır ve yaz sıcaklarında daha hareketli olan insanımız artık rastgele günler geçiriyor. Bazı araştırmalara göre artık insanların hastalık geçirme, tedavi süreci, hastalık çeşitlilikleri dahi değişti. Sonuç olarak, dünyamızın yapısı değişiyor, yapılan çalışmalardan da anlaşılacağı üzere dünyamız artık eskisi gibi olamayacak. Ama şu anki haliyle bari korunması içinse devletlerin yapması gereken çok iş var, daha fazla yazıp da içinizi karartmayayım.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *