Hüseyin Altay

Hüseyin Altay

Dünden pahalı, yarından ucuz mu?

Dünden pahalı, yarından ucuz mu?

Enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK'in açıkladığı rakama göre enflasyon, Aralık 2021'de yüzde 13,58 artarken, yıllık bazda yüzde 36,08 oldu. Devlet memurları, toplu sözleşme ve enflasyon farkı dolayısıyla maaşlarını yüzde 27,9 zamlı alacak. Hayırlı olsun, olsun da fazla sevinmeyin. Zira hayat pahalılığına yeni halkalar eklenmesi de kaçınılmaz. Kaşıkla verilen kepçeyle alınmaya devam edecek.

Yaklaşık iki aydır belki de tarihte görülmemiş en azından bizim jenerasyonun, benim gibi 80’li yıllarda dünyaya gelmiş bireylerin tanık olmadığı zam furyası ile karşı karşıyayız. Öyle bir zam ki hızına yetişmek mümkün değil. Şöyle bir örnek verirsem bu zam olaya açıklık getirmiş olurum.

Malum 3 harfli marketlerde 5 litrelik su 2,45 TL seviyelerindeydi. Dolardaki yükseliş ile birlikte önce ambalaj fiyatlarındaki artış bahane edildi ve 50 kuruşluk zam ile fiyat 2,95 TL oldu. Ardından akaryakıt fiyatları dendi şaak bir 50 kuruş daha. Dolar 18 oldu dediler şaak 50 kuruş daha… Etti mi suyun fiyatı 3,95. Yetti mi yetmedi efendim yetmedi!  Nasılsa her şeye zam geliyor, araya kaynar dendiği için midir yoksa yılbaşında asgari ücrete gelecek zam bahane edildiği için midir şaak bir 50 kuruş daha zam yapıldı. Bizim 2,45’lik su 4,50 TL’ye yükseliverdi. Basit ve bariz bir örnek. Ben diyeyim 1 ay siz deyin 40 günde oluşan bir tabloydu bu. Meğer suyumuz da dolar ile doluyormuş da haberimiz yokmuş!

Muhalefete göre bu zamlar ülkenin kötü yönetiminden kaynaklı. İktidar cephesi ise sorunun küresel ve geçici olduğuna inanmış, toplumu da bu yönde inandırmak yönünde eylem ve söylemlerle karşımıza çıkıyor.

Takdir sizin, siz neye sayarsanız sayın. İster dış güçler deyin, ister iç güçler isterseniz fırsatçılık… Adını ne koyarsanız koyun ortada tek bir gerçek var. Zamlarla belimiz büküldü, alım gücümüz düştü.

*****

Tüketiciler Birliği Başkanı Mahmut Şahin’in geçtiğimiz günlerde BBN Türk TV’deki programında dikkatimi çeken bir anekdot vardı. Sayın Şahin, “Zincir marketlerin dolar düşmesine rağmen fiyatları düşürmemesiyle ilgili sorular yöneltiliyor. Dolar çıktı fiyatlar arttı, dolar düştü fiyat indir mantığı çok yanlış. Dolar artarken ilk zammı yapan da devlettir. Dolayısıyla maliyeti arttıran elektrik, doğal gaz ve akaryakıttır. Dolar düşerken bunlar inmedi aksine dolar 11’den 13’e çıkınca tekrar zam geldi. İki kez zam geldi. Bunu satıcı yapsa kurnazlık deriz. Ama devlet yapıyor. Asıl girdiler devletin yaptığı zamlardan kaynaklanıyor. Girdiler halen çok yüksek halen pahalı. Fırsatçı mıyız fırsatçıyız. Sanayide doğal gaza zam yapıldı meskene yapıldı diye seviniyoruz ama oradaki zamlar da bize yansıyor, kat kat zam gelecek de” açıklamasını yapıyordu.

İşte tespit budur. Olayın özeti de budur. Asgari ücret arttı, elektrik yüzde 100’ün üzerinde arttı, su arttı, mazot arttı… Yani sadece üretim değil depolama maliyeti de nakliye maliyeti de arttı. Bu saatten sonra hiçbir ürünün fiyatı düşmez. Düşüşler de aldatıcı ya da geçicidir.  ALIŞMAK ZORUNDAYIZ. Hatta önümüzdeki süreçte indirim kandırmacalarını da çok fazla göreceğiz. 50 liralık bir ürünün etiketi 70’e çıkartılır, sonra 55’e düşürülür ve bize  “büyük indirim” gibi lanse edilerek kilitleniverir.

Hayat bugün dünden daha pahalı ama yarından daha ucuz olduğu da bir gerçek. Son zamlar ve enflasyon verileriyle birlikte fiyat artışları devam edecek. Ev kiraları artacak, ısınma maliyeti, aydınlanma maliyeti artacak. Eğitim masrafları zaten aldı başını gidiyor. TÜİK’e göre fiyatı en fazla artan ürünlerin başında kağıt geliyor. Bunun da kitap, defter, kaynak kitap ve eğitim materyallerine yansımaları çok yüksek olacak.

*****

Bu tablo tersine döner mi?  Bilmiyoruz.  Sadece bir şeyi biliyoruz; Allah evvela devletimize zeval vermesin. Bu günler de gelip geçer inşallah.

Sabredeceğiz ancak bol bol da dua edeceğiz. Edelim ki yüce rabbim en başta dar gelirliler olmak üzere hepimize geçim dirlik versin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Hüseyin Altay Arşivi