KONYA HABER
Konya
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

KÜRESEL KALKINMA HEDEFLERİNİN GİZLİ AJANDASI VE HAKİKİ BİR MEDENİYET TASAVVURU

YAYINLAMA:

21.yüzyılın başından beri dünyaya dikte edilen bir plan var: Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (Sustainable Development Goals - SDG). Birleşmiş Milletler’in “dağ başında” kurulmuş devasa oturumlarında, yoksulluğu bitirmekten iklim değişikliğiyle mücadeleye, kadın-erkek eşitliğinden temiz enerjiye kadar 17 başlıkta şekillendirilen bu ajanda, neredeyse tüm devletlerin politikalarını yönlendiren bir pusula haline geldi.

Ancak bu hedeflerin arkasında kimin pusulası var? Gerçekten insanlık mı bu planın merkezinde, yoksa küresel şirketlerin ve belirli zümrelerin yeni dünya tasarımı mı?

Medeniyetin Kılıfı mı, Fıtratın İhaneti mi?

Bu hedeflerin çoğu ilk bakışta masum, hatta hayranlık uyandırıcıdır. Kim temiz suya erişimi istemez? Kim yoksulluğun sona ermesini istemez? Kim enerji verimliliğine karşı çıkar? Fakat bu soruların ardına saklanmış gerçek, hedeflerin yöntemlerinde ve niyetlerinde gizlidir.

Bu kalkınma hedeflerinin çoğu, insanı merkeze değil, sistemi merkeze alır. Fıtratı değil, dayatılmış bir hayat tarzını kutsar. Aile yapısını değil, cinsiyetsizliği güçlendirir. İnsani kalkınmayı değil, dijital esareti yaygınlaştırır. Yoksulluğu bitirmekten söz ederken aile ekonomilerini değil, ulus üstü kredi sistemlerini büyütür.

Küreselciliğin Yumuşak Darbesi: Kalkınma Adı Altında Dönüşüm

Birleşmiş Milletler, Dünya Ekonomik Forumu (WEF), Dünya Bankası, IMF, Avrupa Yeşil Mutabakatı, GAVI, Bill & Melinda Gates Vakfı gibi yapılar üzerinden dünyaya yayılmaya çalışılan bu hedefler, aslında yeni bir dijital-totaliter çağın alt yapısını inşa ediyor.

Eğitimi dijitalleştiren, sağlığı küresel standartlara bağlayan, gıdayı laboratuvarlara hapseden, şehirleri akıllı hapishanelere çeviren bu sistemin adı: “Yumuşak Darbe.” Bir kurşun sıkmadan, bir tank yürütmeden; insanlığın zihnine, çocukların hayaline, devletlerin anayasasına kodlanmış bir işgal.

Alternatif Bir Medeniyet: Fıtrata Dönüş Kalkınması

Artık zaman geldi. Gerçek kalkınma; makro ekonomide değil, mikro hayatta başlar. Tohumda, ailede, mahremiyette, adalette, merhamette, inançta.

İşte bizim Fıtrata Uygun Kalkınma Manifestomuz:

  1. Yoksulluğu değil, israfı yok et.
  2. Eğitimi dijitalleştirme, hikmeti yaygınlaştır.
  3. Cinsiyetsizliği değil, ailenin dirayetini güçlendir.
  4. Betonu değil, toprağı kutsal bil.
  5. Gıdada verimliliği değil, helalliği ölç.
  6. Sağlığı rakamla değil, ruhla tedavi et.
  7. Kalkınmayı sadece büyüme değil, dirilme say.
  8. Tek merkezli yönetimi değil, çok merkezli iradeyi savun.
  9. Dünya düzenini değil, dünya adaletini kur.

Bizim kalkınmamız, robotların değil; ruhların dirilişidir. Teknolojiyi inkar etmeyen ama insanı makineye dönüştürmeyen, dünyayı sevmeyi öğreten ama dünyaya tapınmayı reddeden bir medeniyet inşasıdır.

UNDP’nin grafikleri, WEF’in forumları, G7’nin bildirileri, IMF’nin kredileri… Hepsi bir yana; Anadolu’nun arifleri, ümmetin izzetini unutmamış gençleri ve Allah’a boyun eğmekten başka hiçbir sisteme teslim olmayan kalpler bir yana…

Zira dünya bir dağ başında değil, bir secde taşında yeniden kurulacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *