Muhammed Latif Pekkafalı
[email protected]
DEVLETLER ÖNCE ZİHİNLERİNDE YIKILIR
Medeniyetler, surları yıkıldığı gün çökmez. Orduları dağıldığı gün de. Hatta hazineleri boşaldığında bile ayakta kalabilirler. Bir medeniyet, kendi hakikatine olan inancını kaybettiği gün çözülmeye başlar. Çünkü her devletin görünen sınırları vardır. Bir de görünmeyen. Görünen sınırları asker korur.
MİLLİ ŞAHSİYET SEFERBERLİĞİ
Türkiye, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına yalnızca yeni hedeflerle değil, yeni bir iddiayla girdi. Bu iddianın adı Türkiye Yüzyılıdır. Son yıllarda savunma sanayiinde elde edilen başarılar, bu iddianın en somut göstergelerinden biri oldu.
AKLIN DURDUĞU YERDE DEVLETLER DE DURUR
Doğru mu, yanlış mı; karar sizlerin. Biz gerçekten aklın durduğu bir çağda yaşıyoruz. Bilgisayarların düşündüğü, insanların sloganlarla hareket ettiği. Verinin arttığı, ferasetin azaldığı. Diplomaların çoğaldığı, hikmet sahiplerinin azaldığı bir çağ.
DİRİLİŞ
Bir çağ kapanıyor…Ve yeni bir çağ; tankla, tüfekle, hamasetle değil…Zihinle…İrfanla…Ahlakla…Teknolojiyle…İmanla…Teşkilat ruhuyla kuruluyor. Dün dünyanın kaderini sömürge filoları yazıyordu.
TERAZİ
Devletler dışarıdan görüldüğü gibi yönetilmez. Meydanların bir dili vardır. Kürsülerin bir dili vardır. Bir de kapalı kapılar ardında konuşulan başka bir dil vardır. İşte gençlerin en geç fark ettiği şeylerden biri budur. Devlet yönetimi sadece idealizmle yürümez. Ama idealsiz de ayakta kalamaz.