KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Hangi deprem daha acı

YAYINLAMA:

Bu haftaki yazımız izninizle bilimsel bir tanımlama ile başlamak isterim; Deprem, yer sarsıntısı veya zelzele, en kısa ifadeyle  yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayı olarak tanımlanmaktadır. Ancak ne yazık ki bilimin ışığından uzaklaşmanın bedelini farklı alanlarda, olduğu gibi bu alanda da çok ağır ödüyoruz.

2020 yılında dünyada 6 ve üzeri büyüklükte toplam 105 deprem meydana geldi. Ve bu yıl içinde tüm dünyada depremlere bağlı olarak 197 kişi hayatını kaybetti. (ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi USGS) Bu can kayıplarının 159'u Türkiye'de yaşandı. Türkiye, deprem ölümlerinde açık ara birinci oldu maalesef. 7 şiddetinde deprem geçiren Papua Yeni Gine'de yalnızca 1 kişinin yaşamını kaybetmesi vahametin bir diğer göstergesi olsa gerek. Canım ülkemin, hemen her köşesi bir süredir beşik gibi sallanmakta. Adeta bilinen öngörülen, yıkımın habercisi, hatta geliyorum tedbirlerinizi bir an önce alın der gibi.

Bu işin fıtratında ölüm yok dostlar. Bunu ben değil her deprem sonrası televizyonlarımıza konuk ettiğimiz bu işin ehli alimler söylüyor.

Yazık ki "Yenilemezsek yenileceğiz" başlıklı yazımda bahsettiğim eğitim sistemimizle yetiştirdiğiniz mühendisler, mimarlar, müteahhitler ve bunlara gerekli izin ve ruhsatları veren her düzeydeki yöneticiler, tarihte olduğu gibi olası afetler sonrasıda yargılanıp beraat edecekler. Tıpkı 17 yıl önce Konya'da Zümrüt Apartmanı'nın çökmesi sonucu 92 kişinin öldüğü, 30 kişinin yaralandığı faciada tek tutuklu kalmaması gibi. Kaldı ki bu olay bir deprem bile değildi. Depremden daha tehlikelisi de yaşanan bu acı olaylar sonrası yapılan akla, ahlaka, insanlığa sığmayan, akıl fukarası yorumlar.

 Tümüyle insan kusuruna bağlı önlenebilir bu ölümleri, akıl dışı nedenlere ve ilahî terbiye kavramına bağlayıp, insanların tarifsiz acılarıyla dalga geçercesine yorumlayan bu akıl yoksunu kişilerin söylemlerinden öte, bir şeyler yapmanın zamanı geçti belki ama hiç olmazsa zararın neresinden dönersek  kârdır mantığıyla başlansın artık tedbirler ve tedaviler. Ağıt ve öğüt metodu görüldüğü üzere bir işe yaramıyor deprem karşısında.

Depremin, yer kabuğunda gerçekleşmesine engel olamayız belki ama, toplumun dokusunda, inancında, görev ahlakında gerçekleşmesini engelleyebiliriz.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *