KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Oruca Direk Vurma

YAYINLAMA:

On bir ayın sultanı olan Ramazan ayının gelmesiyle beraber biz yetişkin bireyler farz olan oruç ibadetini yerine getirirken, evimizdeki minik bedenleri de göz ardı etmemeliyiz. Bizlerin sahur ve iftar telaşına şahitlik eden yavrularımıza da bu güzel ibadeti en iyi şekilde aktarmamız ve anlatmamız gerekmektedir.

Gün boyu oruç tutamayacak kadar küçük olan çocuklarımıza halk arasında geliştirilen bir yöntemi yani tekne orucunu uygulamalıyız. Öğlen vakti gelince, küçük çocuklara yemek yedirilir, bu yemek arasına ise oruca direk vurma denirdi. Böylece küçük çocuklar hem tüm gün aç kalmamış hem de oruç tutma eylemine yavaş yavaş aşina olmaya başlamış olurlar.

Oruç tutmasa bile sahura kalkmak isterse, kalkmasına izin verelim. Davulcuyu, sabah ezanını ve bizlerin sahur telaşına ortak olmasını sağlayalım. Sen yat, daha küçüksün, büyüyünce tutarsın gibi sözlerle çocuklarımızı bu heyecandan uzaklaştırmayalım.

İftar ve sahur hazırlıklarına yardımda bulunmalarına müsaade edelim. Sen odana git resim çiz ya da oturma odasına git televizyon izle gibi… sözlerle ortamdan uzaklaştırmayalım. Minik görev ve sorumluluklar vererek onların da bir şeylerin üstesinden gelebileceklerini ve başarıya odaklanacaklarını hissettirmiş olalım.

Oruç tutma konusunda isteksiz olan çocuklarımıza da zorlayıcı baskı yapıp tamamen uzaklaştırmak yerine, daha sakin, ılımlı, naif ve sevecen bir dille orucu sevdirerek anlatmalıyız. Unutmayalım ağaç yaşken eğilir. Yarın çok geç olabilir. Bunun için parça parça çocuklarımızı oruca adapte edip ramazan ayının maddi ve manevi ikliminden teneffüs etmelerini sağlayalım.

Hepimizin hatırında unutamadığı oruç/ramazan anıları vardır. Ben de bu vesile ile bir küçük anımı paylaşmak isterim.

Malum hemen hemen tüm çocuklar küçük yaşta oruç tutarken ufak tefek kaçamaklar yaparlar. Ya bir ısırık çikolata ile ya da bir yudum su ile… Ben abartıp bisküvili pasta yemiştim.

İlk defa buradan itiraf edeyim; annem de öğrenecek ama olsun. 9 ya da 10 yaşındaydım. Buzdolabında daha önceden biraz yenmiş, yani bir tarafından kesilmiş bisküvili pasta duruyordu. Oruçluyken dolabı niye açıyordum bilmem ama ara ara gidip pastaya bakıp dolabı tekrar kapatıyordum. En sonunda dayanamadım ve incecik bir dilimi kesip çiğnemeden yutmuştum.

O zamanlarda pişmanlık duyup günah işlediğimi düşünmüştüm. Şimdi bu satırları yazarken tebessüm ediyorum.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *