Nihal Kavak
[email protected]
ÇOCUKLARIMIZ YAŞASIN
Rabbim kimseye evlat acısı vermesin. Kimseyi evladından geriye koymasın. Eskilerin tabiriyle sıralı ölüm nasip etsin. Geçtiğimiz günlerde art arda gencecik fidanların intihar haberlerini okuduk. Cansız bedenlerinin fotoğraflarını gördük. Ne derdiniz vardı? Canınıza kıymaya değer miydi?
HAYAT PAHALILIĞI
Yaz bitiyor, kış geliyor, okullar açıldı. Bazen her şey üst üste geliyor değil mi? Ne zor bir şey ev geçindirmek. Rabbim, cümle çalışanın, rızık kazananın bereketini artırsın inşallah. Hele ki tek maaşla geçinmek zorunda olanların Allah yardımcıları olsun. Çarşı pazar ateş pahası.
YANIYORUZ!
Aman yarabbi bu sıcaklar ne böyle! Libya’dan mı geliyor, Mısır’dan çöl sıcakları mı bilmem? Yandık yemin olsun. Nerden geliyorsa kapatın kapıları. Balkanları özledik biz.
Armudun sapı üzümün çöpü diye diye evlenemeyenler
Bekar kaldı oğlanlar kızlar. Hiç yoksa hepimizin etrafında 4-5 kişi vardır “bizim oğlana uygun kız var mı? ” diyen anneler. “Kızımız okuyor. Mesleğini eline alsın ondan sonra evlenecek inşallah” diye gelen kısmetleri tepersiniz, vaktiyle kızlarınızı münasip olan kişilere vermezsiniz.
“BAKTIĞIN BENİM, GÖRDÜĞÜN SENSİN”
Ne güzel demiş Mevlana. Biz insanlar, kişiler hakkında yorum yapmaktan, eleştirmekten kendimizi alamıyoruz. Çok zaman, içten içe, kendi kendimize kaldığımızda bunun pişmanlığını duyuyoruz. Keşke demeseydim! Dilim kopsaydı da söylemeseydim, dediklerimizden çok çekiyoruz.