Oğuzhan Akyener

Oğuzhan Akyener

Irak’tan gaz gelecek mi?

Irak’tan gaz gelecek mi?

Pandemi döneminde birçok anormallik yaşandı. Küresel ölçekte çoğu sektörün ekonomik büyüklüğü ve ehemmiyeti değişime uğradı. Dünya bir durağanlık ve içine kapanma döneminden geçerken, haliyle düşen talep ile birlikte enerji fiyatlarında da aşağı yönlü kırılmalarla karşılaşıldı. Bu durum hiç şüphesiz geçiciydi. Fakat iklim değişikliğini merkeze koyan bir anlayışla gelen büyütülmüş rehavet sanki bir anda küresel ölçekte genel enerji denkleminin %80’ini oluşturan hidrokarbon kaynaklara karşı bir karalama kampanyasına dönüştürülmüştü. Güya yeşil varsayımlar üzerine kurulan pembe politikalara bütün dünya inanmıştı. Lakin 2021 sonlarında ayyuka çıkan enerji krizi ile dünya bu rüyadan uyandı!

Düşen fiyatlarla yatırımların sekteye uğradığı hidrokarbon kaynakların arzı, kısmi normalleşme ile bir anda yükselmeye başlayan talebi karşılamakta yetersiz kaldı ve kriz başladı…

2020 yılında ortalama 41 $ ($/varil) seviyesine düşen petrol fiyatları, 2021’i 70 $ ortalama ile tamamladı ve şu an 90 $ bandına çıktı.

5 $ ($/mmbtu) civarında seyreden Avrupa spot piyasalarındaki gaz fiyatları 50 $ seviyelerini gördükten sonra ancak 25 $ fiyat bandına geri çekilebildi.

80 $ ($/ton) olan kömür fiyatları 280 $’ı gördükten sonra 200 – 250 $ bandında dalgalı bir sürece girdi.

Uranyum ise 25 $ ($/lbs) seviyelerinden 50 $’ları test ettikten sonra 45 $ bandına geriledi.

Bu tablodan da anlaşılabileceği üzere, en büyük dalgalanmaları yaşayan doğalgaz; Rusya – Ukrayna gerginliğinin de etkisi ile dünya gündeminde en üst sıralara taşındı.

*****

Mevcut durumda doğalgazının nerdeyse tamamını ithal eden, tüketimi bir önceki yıla kıyasla %27 oranında artış gösteren, uzun vadeli kontratlarının %25’inden fazlası yılsonunda nihayete eren ülkemizde de ağırlaşan kış koşulları ve İran’ın neredeyse 20 gün civarında bir süreyle gaz sevkiyatını aksatması sebebiyle zorluklar yaşandı.  

*****

Hem küresel hem de ulusal bazda karşılaşılan bu durum, alternatif doğalgaz arayışı bağlamında birçok fikrin ortaya atılmasına sebep oldu.

Kimi Türkmen gazını, kimi Azerbaycan gazını, kimi Doğu Akdeniz, kimi Katar, kimi ise Irak gazını Türkiye’ye ivedi bir şekilde getirerek, oradan Avrupa’ya sevk edecek senaryolar üzerinde yorumlar yaparak (akıllarınca) çözümler üretti.

*****

Öncelikle şunları bilmek çok önemli:

1-Keşfedilmiş rezerv olsa dahi, bir doğalgaz sahasında geliştirme faaliyetleri ve yatırım süreçleri tamamlanmadan üretim yapılamaz!

2-Hiçbir projenin üretim potansiyeli, teknik-ekonomik-hukuki-lojistik-nakil-finansal-market anlamda makul ve karlı değilse yatırım yapılmaya müsait olmayacağından, değerlendirilemez!

3-Yatırım ve üretim için gerekli koşulların sağlanması en iyi şartlarda dahi ortalama 3 ila 5 yıl arasında bir zaman alır!

Dolayısıyla bir ülkenin genel anlamda doğalgaz rezervlerine sahip olduğunu bilmek, oradan gaz temin edilebileceği anlamına gelmez!

*****

Şimdi gelin bu pencereden kısaca Irak’taki durumu yorumlayalım.

Acaba Irak gazı Türkiye’ye gelir mi?

Avrupa’ya gidebilir mi?

Cevaplar “evet” ise bu nasıl gerçekleşebilir?

*****

Bu soruları ancak koşullara ve zamana bağlı olarak cevaplayabiliriz.

Kısa vadede, özellikle de mevcut enerji krizi devam ederken; Irak’tan ne Türkiye’ye ne de Avrupa’ya gaz sevk edilebileceğini ifade etmek doğru değildir.

Çünkü;

1-Irak’ın her ne kadar 3,5 trilyon m3’ün üzerinde kanıtlanmış doğalgaz rezervi bulunsa da, bu rezervlerin büyük bir bölümü her hangi bir markete güvenli, sürdürülebilir ve ekonomik nakil imkânı bulamadığı için yatırım celp edememiş ve geliştirilememiştir.

2-Sahip olunan 15 doğalgaz sahasının sadece 3 tanesi üretime alınabilmiştir. Diğer sahaların (çoğunluğu Kuzey Irak’ta bulunan) hepsi yatırım için beklemektedir.

3-Fakat markete erişim, güvenlik tehditleri, lojistik kısıtlar ve yerine göre merkezi hükümet ile Erbil yönetimi arasındaki ihtilaflar gibi problemler sebebiyle ilgili sahalara uluslararası yatırımcıların ilgisi çekilememiştir.

4-Ayrıca petrol ile birlikte üretilen çözünmüş gaz da, yine markete erişim problemleri sebebiyle yakılmaktadır.

5-Bu sebeple mevcut durumda, Irak’ta ortalama yıllık 10 milyar m3’ün üzerinde bir miktarda gaz üretilmekte ve kullanılabilmekte, 20 milyar m3’lük gaz petrolle birlikte üretilmekte ve yakılmakta ve gaz çevrim santrallerinin ihtiyacını karşılayabilmek için ise 10 milyar m3’lük bir hacim de İran’dan ithal edilmektedir.

6-Dolayısıyla Irak İran’dan ithal ettiği gazın neredeyse 2 katını ticari bir zemin elde edemediği için mecburen yakmaktadır.

7-Kaldı ki, ithalata rağmen Irak’ın doğalgaz talebi karşılanamamaktadır.

İşte bu tablodan bakıldığında, Irak’ın yıllardır (boşa) yakılan gazı olmasına rağmen Irak kendi ihtiyacını dahi karşılayamamıştır.

Irak’ın acil olarak istikrara, güvenin tesis edilmesine ve bunların akabinde yeni yasalar ile iyileştirilmiş bir modelle yatırımcı çekebilmeye ihtiyacı vardır. Tabii bunca olasılığın gerçekleşebilmesi hiç de kolay ve kısa vadede başarılabilecek bir hedef değildir.

Öte yandan, mevcut koşullarda dahi sürece Türkiye’nin (Irak’tan resmi davet akabinde) müdahil olması dengeleri değiştirebilecektir. Çünkü Türkiye bu bağlamda özellikle Kuzeyde yer alan doğalgaz (ve petrol) sahalarını geliştirerek, pazara eriştirebilecek yegâne devlettir. Öncelikle kendisi bölgedeki en güvenilir ve devamlılığı olan market olarak tanımlanabilecektir. Bunun da ötesinde Türkiye teknik, teknolojik, lojistik ve ekonomik açılardan ilgili sahaları, inşa edilecek boru hatlarını, yüzey tesislerini geliştirerek işletebilecek ve bunları yaparken de bölgenin güvenliğini sağlayarak, bölgesel kalkınmayı da ivmelendirebilecek tek devlettir.

İlgili sahaların güvenlik tesis edildikten sonra geliştirilebilmesi neticesinde hem Irak kalkınabilecek hem de elektrik merkezli enerji sorunu tamamen çözülebilmiş olacaktır.

Sadece IKBY’nin kontrol ettiği alanlardaki sahalar geliştirilse dahi, 10 yıl içerisinde 40 milyar m3’e erişilebilecek üretim seviyeleri yakalanabilecektir. Bu minvaldeki bir hacim de hem iç piyasanın talebinin giderilmesi hem de gazın ihraç edilebilmesi anlamına gelecektir.

İşte bu sebeple, Irak gazının Türkiye’ye getirilebilmesi birçok açıdan önemli ve faydalı olacaktır. Fakat bunun gerçekleşebilmesi için güvenlik, markete erişim, yatırım ortamı gibi birçok soru işaretinin çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi halde hali hazırda (İran’dan gelen ithalata mahkûm olan) Irak’ın bir anda ortada boru hattı ve tesis gibi altyapılar da yokken, Türkiye veya Avrupa’ya gaz ihraç etmesini beklemek gerçekçi değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Oğuzhan Akyener Arşivi