KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

Asgari ücretteki bu söylemler herkese zarar verir

YAYINLAMA:

Hayat şartlarının giderek zorlaştığı günümüzde ekonomik buhranı en çok hisseden kesim kuşkusuz ücretliler. Üreticiler ve satıcılar ellerindeki malın değer kazanması sebebiyle halat pahalılığını belki çok fazla hissetmiyor ancak ücretliler özellikle de dar gelirli sınıfındaki asgari ücretliler bu pahalılığı, zam furyasını iliklerine kadar hissetmekte.

Hal böyle olunca da gözler sürekli asgari ücrete yapılacak zamlara çevriliyor. Siyasiler ve haber tıklatma peşindeki medya mensuplarının da bunu körüklemesiyle birlikte asgari ücretliler de tıpkı emekliler gibi yılın 12 ayı, 52 hafta hatta 365 gün haberlerin baş konuğu oluverdi.

Hele bir de ara dönemde yapılan asgari ücret zammı bu taraftaki ateşi iyice harladı. Artık herkesten, her kafadan bir ses çıkıyor. Bilen de konuşuyor bilmeyen de. Uzmanı da yorumluyor, yoldan geçeni de…

Aslında süreci hepimiz biliyoruz. Aralık sonu gibi asgari ücret komisyonu birkaç göstermelik toplantıya imza atacak. Nihayetinde Sayın Cumhurbaşkanımız ekranlar karşısına çıkıp yeni asgari ücreti açıklayıverecek. Yani önümüzde tamı tamına 2,5 ay var.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıl sonunda asgari ücretli kesimi rahatlatacak zam yapılacağı açıklamasının ardından olay adeta açık artırıma dönüştürüldü. Biri çıkıyor 7 diyor öteki 8, diğeri yüzde 50 derken bir başkası yüzde 90 zam diyor.

Nihayet 10 bin lira rakamı telaffuz edilmeye başladı. Elbette alsınlar, kimsenin buna bir itirazı yok. Ancak biraz da gerçekçi olmak ve işverenin gözünü korkutmamak gerekir. 10 bin lira söylemleri yılın son aylarına girdiğimiz bu dönemde işveren üzerinde baskı oluşturmayacak mı? İşçi çıkarma hesapları yapılmayacak mı? Ki yapıldığını çok iyi biliyoruz. Hatta çevremizden, “asgari ücrete seçim öncesi ciddi bir zam yapılırsa dengeler bozulur. Oluşacak yeni maliyetler çarkları bozar. 10 bin lira asgari ücret demek bir personelin maliyetinin 14-15 bin liraya çıkması demek. Birçok işveren işçi çıkarma durumu ile karşı karşıya kalacaktır. Hükümet işçi çıkarmayı yasaklama gibi bir durum yapabilir” yorumları yapıyor.

Peki bu durumda işveren erken hamle yapıp durup dururken yılın sonu gelmeden işçi çıkarma yoluna giderse ne olacak? Bu durumda 10 bin lira söylemleri işçi kesimi için fayda mı zarar mı getiriyor. Bir tarafı umutlandırmadan diğer tarafın gözünü korkutmadan sürecin yürütülmesinde fayda var. Açık artırma ile sürekli asgari ücret yükseltmelerin oluşturacağı tahribat da göz önüne alınmalı. En kötü ihtimalle yarın beklentilerin altında kalınırsa işçi kesimi hayal kırıklığı yaşayacaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *