Tufan Soydabaş

Tufan Soydabaş

Çocukları Nasıl Korumalıyız? (2)

Çocukları Nasıl Korumalıyız? (2)

Koronavirüs ve Çocuklar: Çocuklar COVID-19 Hastalığı Olur mu?

Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Çocuklar Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi konusu bu yazının kapsamında bulunmamaktadır. Bu konuya genel hatlarıyla değinilecektir. COVID-19 hastalığına tedaviler konusunda henüz kanıta dayalı öneriler bulunmamaktadır. Bu konuyla ilgili klinik çalışmalar sürmektedir. Önümüzdeki aylarda edinilecek yeni bilimsel veriler sağlık kamuoyunu aydınlatacaktır. Çocuklarda verilen tedaviler erişkin hastalarda edinilen deneyimler doğrultusunda planlanmaktadır. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgilere Sağlık Bakanlığı’nın güncel rehberlerinden ulaşılabilir.

Çocukları COVID-19'a Karşı Nasıl Korumalı?

Bulaşın önlenmesinde erişkin için yapılan önerilerin aynıları çocuklar için de geçerlidir. Hijyen kurallara uyulması ve sosyal mesafenin korunması son derece önemlidir. Bu evlerde bunalan ve mahalle arasında oynayan çocuklar için de geçerlidir. Sokağa çıkma yasağına uyulmalıdır. Çocuklar sağlık kurumu gibi bir yere götürülmek durumunda kalınırsa maske takmalıdırlar.

Çocukların sağlam çocuk muayeneleri konusunda bulaşma riski dikkate alınmalıdır. Bu tarz muayeneler mümkünse ertelenmelidir. Ancak, diğer yandan aşı takvimi ihmal edilmemelidir. Bu husus aile hekimi ile görüşülmelidir ve gerekirse aşı için uygun koşullar sağlanmalıdır. Özellikle ilk 24 ay aşıları sağlık kurumları tarafından öncelikli hale getirilmelidir. Aşı hizmetlerinin aksaması aşı ile önlenebilen hastalıkların yayılmasına neden olacaktır.

Bazı ülke uygulamalarında sağlam çocuk muayeneleri olanaklıysa video ya da telefon görüşmesi ile yapılmaktadır. Ayrıca çocuk hasta triyajı da bu şekilde yapılabilmektedir. Böylece örneğin aile sağlığı merkezlerine başvuru yoğunluğu azalır ve aşılama gibi hizmetlere vakit ayrılabilir.

CDC’ye göre ≥ 2 yaşındaki çocuklar bez maske takabilirler ya da bandana ile ağız burunlarını kapatabilirler. < 2 yaşa maske ya da bez boğulma riski nedeniyle önerilmemektedir. Ülkemizde çocukların sokağa çıkma yasağı bulunmaktadır. Ancak normalleşme süreci çerçevesinde çocukların dışarıya çıkmaları durumunda oyun parklarından kaçınılmalıdır. Başka hane halkından çocuklarla oynamamalıdırlar. Asemptomatik çocuklardan hastalık bulaşma riski fazladır. Çocuklar arasındaki sosyal mesafe korunmalıdır. Çocuklara bulaşan Covid-19 kolaylıkla ev halkına bulaşabilir.

El dezenfektan kullanımı konusunda ise, öncelikle sabun ve suyun kullanılması önerilmektedir. Çocuklarda alkol bazı dezenfektanların kullanımı güvenlidir. Dezenfektan ile temas sonrası (kuruduktan sonra) çocukların ellerini ağızlarına götürmelerinin herhangi bir risk teşkil etmediği bildirilmiştir. Buna rağmen el dezenfektanlarının çocukların erişemeyeceği yerlere konması gereklidir. Az miktarda sıvı el dezenfektanının yutulması bile çocuklarda alkol zehirlenmesine ve hipoglisemiye neden olmaktadır.

Sokağa Çıkma Yasaklarının Çocuk Gelişimi Üzerindeki Etkileri

Sokağa çıkma yasağının her ne kadar çocuk ebeveyn ilişkisine olumlu etkiler sağlayacağı düşünülse de çocuğun beden ve ruhsal gelişimini olumsuz etkilemesi de mümkündür. Temelde obezite riski ön planda olacaktır. Oturganlık ve alınan diyetin kalori bakımından zengin olması kısır döngünün önünü açacaktır. Ruhsal stresörler ise hastalık bulaşma endişesi, can sıkıntısı ve sosyal izolasyondur. Çin’de yapılan bir çalışmada ilkokul öğrencilerinin 35 günlük sokağa çıkma yasağı sonrası depresyon ve anksiyete yakınmalarının %20 oranında olduğu tespit edilmiştir.

Aile yanında yaşamayan ya da bakım kurumlarında yaşayan ve okulların kapanması nedeniyle okula gidemeyen çocukların örselenme ve kötü muameleye daha fazla maruz kaldıkları ve ruhsal sorunlara yatkın oldukları bildirilmektedir. Sürekli ev ortamında bulunmaktan kaynaklanabilecek olan ruhsal sorunlar için Türk Psikiyatri Derneği’nin ve çocuklarla ilgili sivil toplum kuruluşlarının yayınlamış oldukları rehberler bulunmaktadır. Çocuklara pandemi hakkında doğru bilgilerin verilmesi endişelerini azaltacaktır.

Diğer bir sorun ise ebeveyn stresinin sokağa çıkma yasağı ortamında artmış olmasıdır. Bu ebeveynlerin sinirliliğini, öfkesini ve tahammülsüzlüğünü artıracaktır. Bu tarz durumlarda öfke kontrolüne yönelik yardım talep edilmelidir ve başa çıkma stratejilerine (örn. derin nefes alma, eş dost ile görüşme) başvurulmalıdır. (Kaynak: Prof.Dr. Hakan Yaman, Çağrı Mert Bakırcı)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tufan Soydabaş Arşivi