Uğur Özteke

Uğur Özteke

Ben böyle insanlığın taaaaa !...

Ben böyle insanlığın taaaaa !...

Bugün arife yarın bayram. Yıllardır arife ve bayram yazıları yazarım ama herhalde hiç böylesini yazmadım. Allah korusun bir daha da böyle ne arife günü ne de bayram yaşayalım.

Haaa bir diğer taraftan dünyanın dört bir yanında emperyalizmin ve de kapitalizmin acımasız çizmeleri altında inleyen milyonları düşününce de halimize şükredelim. Bayramın ve bu zor günlerin kıymetini bilelim.

Ama gerçekten ne acıdır ki bugün 65 yaş üstü insanlarımızın hayatlarının en anlamlı bu günlerinde belki de son arife gününde sokağa dahi çıkamıyorlar.

Yarın torunları, evlatları gelip onların ellerini öpemeyecek boyunlarına sıralamayacaklar.

Onlar da canlarını bağırlarına basamayacaklar. Koklayamayacaklar.

Hele hele bu insanlarımızın sağlık durumlarına göre bastonları ile adeta sürüne sürüne gittikleri bayram namazını bile eda edemeyecekler.

Yaaa bayram diye dört gözle bekleyen çocuklarımız gençlerimiz.

Onlar güzel hayal dünyalarında bu bayramı nasıl şekillendirecekler?

Veeee bu iki kuşağın arasında sıkışıp kalan çaresiz bizim nesil.

Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali hadi gelin dengeyi sağlayın. Büyüklerimize bir farklı teselli, küçüklerimize farklı tatlı yalanlar.

.................  

Hemen izninizle yazı konularımıza kısa kısa değinelim.  

******

SANAYİCİ BİR BÜYÜĞÜMÜZÜN SERZENİŞİ

Şehrin dünya çapında ki bir markasının sahibi abimiz Konya’dan oldukça uzak bir noktadan şöyle bir yorum yaparak bizlerle sizlerle düşüncesini şöyle paylaşıyordu.

Abimiz belki de haklı olarak bugün her büyük sermaye grubunun başı gibi iyi bir AK Partili sıkı bir Reis’çidir.

Sitemini ileteceğimiz için bu yüzden de şehrin AK Parti cenahı ile aralarına girmemek için ismini yazmıyorum..

Abimiz dün sabah şöyle yazmış;    

“Yazılarında çokça belediyelerden ve hizmetlerinden bahsedersin.

Bence tenkit eden de edilen de haklıdır. Çünkü her yapılana karşı onu görenlerin görüşleri ve düşünceleri farklı olabilir.

Daha öncede yazdım.  Eski başkan giderayak çok ağır bir borç yükü ile bıraktı belediyeyi.

Bu gelen başkanda ne yapsın? Üstüne üstelik şansı hiç açılmadan virüs dolar derken arsa satamadı. Borç batağında yüzüyor ve vatandaşı da mağdur ediyorlar.

Alacaklı olanların işi de bir hal yol bulunur çözülür. Ama Tatköylü vatandaş da halklı belediye de haklı. Çünkü yatırım yapacak gücü yok belediyeyi borcu bırakanın keyfi gayet güzel.

Uğur bey iyi bir mühendis olur ama, iyi bir belediye başkanı olamaz.

Tatköy’ü bırak Kayacık’a bir bak. Burada kanalizasyon yok, yol da yok ve burası yarı içme suyu havzası içinde.

Ve yanında da Organizeler. Organizeler yeraltı suyu kullanıyor.

Acaba buradaki fosseptik kuyularında suyun karışma ihtimali sizce yok mudur?

Allah muhafaza yarın bir sağlık sorunu olabilir mi?

Buradan kimler sorumlu olacak?

Kayacık’a kanalizasyon ve doğal gazda öncülük verilmelidir veya Kayacak kamulaştırılmalıdır. Burada Organize Müdürlüğünün de sorumluluğu var.

Bence bu kuyular açılırken bir araştırma yapıldı mı acaba?

Bu da yol kadar önemlidir.

Konya’nın eski deyimiyle ‘velesbit’ yoluna önem veriliyor da yeni yerleşim yerlerinde hangi projede velesbit yolu var? Hiç araştırdınız mı?

Bir şehir istiyorum sorunları olmayan, bir başkan istiyorum, suçlanmayan.

Özetle sorunsuz bir Konya istiyorum”...

............

İnşallah abicim ama görürüz ama göremeyiz ama bir gün inşallah o da olur.

*******

ÜNİVERSİTENİN SİTESİ

Önceki gün akşam saatlerinde bir üniversite hocamız profesör önce şu fotoğrafı bizimle paylaştı

Ben böyle insanlığın taaaaa !...

Anlayamamıştık.

Sonra hoca yazmaya devam etti;

“Uğur abi dosyanın ismine bak abi. İyi oku. “Rektör Mustafa Şahin hoca için eski rektör yazıyor”. Şu an ki üniversitenin sitesinde bu var. Bu nasıl bir şey abi. Bitmişler abi öğrenciler paylaşıyor bunları ve dalga geçiyorlar. İçim yanıyor Uğur abi.

Böyle mi yönetiliyor üniversite?

Bu gençleri ve geleceğimizi öldürüyor umut bitti gençlerde.

Dünkü SODEV araştırması gibi. Gençler ülkeden gitmek istiyor bu ülkeden abi olacak şey değil. Çünkü Üniversiteler gençlerimizi tutacak bir eğitim vermiyor. Çocuklara kalsa gidelim diyorlar. Ama bu ülke bizim abi. Kaçmak yok.”

..............

Kime ne diyeyim hep köşeye sıkıştım mı diyorum ya “dert bir değil elvan elvan…”

******

PANDEMİ DÖNEMİNDE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ

Vallahi ister adına yaşlılık deyin, isterseniz bu pandemiden dolayı dengemizin bozulduğunu, hatta üzerine bir de Ramazan ayını ekleyin... Bir ay içinde iki üç konuyu yazmadan atladım. Bu dostumuz sitemkar bir şekilde hatırlatınca da utandım.

Konu özetle şöyle imiş;

“Salgın nedeni ile üniversiteler kapanıp öğrencilerde ailelerinin yanına memleketlerine döndüler. Zamanın ilerlemesi ile yurt ücretlerini ödeyecek arkadaşlar endişelenmişler. Bazı Özel öğrenci yurtları indirim yapmaksızın nisan ayı taksitini istemektedirler. Çıkış işlemini yapmak istedikleri zaman da Mayıs ve Haziran aylarının yüzde 30’u istenmektedir. Devlet yurtlarında kalan öğrencilerden ücret alınmaması kararlaştırılmışken özel yurtlarda kalan öğrenciler yalnız başlarına kalmışlardır. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi başta olmak üzere her yere durum bildirilmiştir. Cimer’in bu konudaki yanıtı Özel Öğrenci Barınma kurumundaki ücret tahsilatı / iadesi 20. maddesiyle......” dedikten sonra abimiz “Gençlerden öğrendiğim kadarı ile özel yurt kimi zaman kişisel tercih olmakla birlikte çoğunluk devlet yurtlarında yer bulamadıkları için mecburiyetten kalmaktadırlar. Bu konuyu gündeme getirmeni rica ediyorum” diyordu.

Biz de biraz geç kalmış olmakla birlikte eğer bu konuda yeni ve güzel bir gelişme olmadı ise önümüzdeki günlerde inşallah özel yurtlarda kalan gençlerimizin hayatın kontrollü normalleşmesi ile bu dertlerinden kurtulurlar diye temenni ediyorum.

*******

İNSANLIKTA BU NOKTADA MIYIZ?

Dün sabah saatlerinde bire bir yaşadığım bir olayı yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şehir Konya, Yer Zafer meydanı.

Hayırsever gönlü büyük bir abimiz penceresi açık dışarıyı seyrederken el arabası boş denilecek kadar boş bir eskicinin gitmekte olduğunu görür. Ona camdan seslenir “arabanı kenara çek de yukarıya bir gel” der. Eskici arabasını yolu kapatmayacak şekilde kenara çeker. Abinin katına çıkar. Abi “Bu sıcak günde sabahın köründe dilenmeyip ekmeğinin peşinde çalışmak isteyen” insana 400 TL’lik yardım çekini verir. O eskici ne daha önceden tanımıştır ne de görmüş bilmişliği vardır. Eskicide durumun ne olduğunu anlayamaz ama mutlu bir şekilde aşağıya iner arabasını çekmektedir.

O anda arkadan bir eskici daha görünür.

Abimiz heyecanla ona da seslenir “Gel hele bir”...

O anda arabasını yola çıkarmakta olan ve cebine de 400 TL’lik yardım kartını alan eskici arkadan gelen eskiciye bağırır “Yürü sen yoluna devam et yukarıya çıkma”...

.............

İşte o anda abimiz çıldırır ve iki dakika önce gönlünden koptuğu için 400 TL’lik yardım kartını verdiği adamlı fırçalar “Sana ne ya. Yürüsene sen yoluna. Sana ne ondan?”

................

Bakın bu dün sabah bu şehrin göbeğinde bire bir yaşandı.

Eğer bizim insanlığımızın geldiği nokta bu ise kimsenin kimseye söyleyeceği bir şey yok demektir.

Zengin olursunuz, fakir olursunuz.

Makam mevki sahibi olursunuz, eskici hurdacı olursunuz.

Sağ sağlıklı olursunuz hasta ya da engelli olursunuz.

Tüm bunların bizim birer imtihanımız olduğuna inanırım.

Amma velakin sabahın köründe Cenab-ı Allah bir kulunu sana vesile kılacak ve 400 TL’yi bir anda cebinde bulacaksın. Ama sen o anda haline şükretmek yerine, tanımadığın o adama dua etmek yerine arkadan gelen ve senle aynı kaderi yaşamakta olan insanın 400 TL almasını istemeyip ona mani olacaksın.

Pes... Pes... Pes ki PESSSS.

Allah bu millete hala acıyor, ekmek su veriyor.

............

Bayramınız mübarek olsun.

 

   

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Sorunlarınıza üzülmek yerine, sahip olduklarınıza şükredin.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İnanarak halimize şükretmeyi becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Uğur Özteke Arşivi
SON YAZILAR