KONYA HABER
Konya
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

TÜSİAD'IN DEMOKRASİ SİCİLİ BOZUK

YAYINLAMA:

TÜSİAD'a ne oldu da daha önce de duyduğumuz bildik bir açıklama yaptı.

TÜSİAD Yönetim Kurulu başkanı ne demiş, “Hem sanayici mutsuz, hem çalışanlar. Hem büyük işletmeler zorlanıyor hem KOBİ’ler. Hem Batı’daki girişimciler yakınıyor hem Doğu’dakiler.”

Sayın başkan sadece bunları mı demiş? Başka sözleri de var.

Gündem çok ağır, hangi birisini sayayım.” diye söze başlayıp Türkiye’nin gündemini değerlendirmiş. Son günlerde iktidarın yaptıklarına vermiş veriştirmiş.

Söylediklerinin bir bölümü de doğru, ancak başkanın ve temsil ettiği oluşumun görevi bunlar değil. Bir de bunları söyleyen sicili ve niyeti bozuk TÜSİAD olunca düşünmek gerekir.

Son günlerde eleştirel habercilik faaliyetlerine soruşturma açıldığı herkesçe malum. 10 yıl geçmiş suçlar bile soruşturma kapsamında. Tutuklu milletvekillerine, siyasi parti liderlerine ve belediye başkanlarına soruşturmalar gündemde.

Bunların yapılmasını, doğru soruşturmalar olarak görebiliriz

Ancak;

Deprem, yangın taciz, iş kazası, gibi kamuoyunda infial yaratan nice olayda, aynı titizlik gösteriliyorsa hiçbir sorun yok da diyebiliriz.

Eğer vatandaşın vicdanında suç ve ceza arasında orantısızlık kanaati oluşuyorsa asıl problemde bu.

Bize göre birileri suç işlemişse, ister seçimle, ister atamayla gelen kamu görevlilerinin görevlerinden alınması ya da hapse atılması kadar doğal bir şey olamaz. Bu kadar görevden alma olmasına rağmen, yolsuzluk, dolandırıcılık, karaborsa haberlerinin ardı arkası kesilmiyorsa bunda ya bir eksiklik vardır, ya da yanlışlık.

Kadın cinayetlerinin de çocuk tacizlerinin de sonu gelmiyorsa sormak gerekir.

Nedir suçlardaki bu tırmanma? Biz niye bu hale geldik? Bizi bu hale getirenler kimler?

Bu konuların hangisini ele alsak günlerce, belki de aylarca konuşmak gerekiyor.

Bu konuda benden bir cevap isterseniz, tüm bu sorunların arkasında, hukuka olan güvenin sarsılması var diyebilirim.

Hani hep söylediğimiz, ağzımıza sakız yaptığımız açıklamalar var ya,

- Modern devletin temelinde hukukun üstünlüğü vardır.

- Tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir.

- Her kademede yönetim, keyfi değil, hukuk kurallarına göre yapılır.

Deriz ya;

Bunlarda sorun varsa her yerde sorun çıkar. Hukuka güven kalmazsa güvensizlik, istikrarsızlık ve belirsizlik her yere sirayet eder.

İktidardakilerin günü kurtarmak için yaptıkları geleceğimizi tehlikeye atar.

TÜSİAD bugünlerde belki geçmişte, kayıt dışı siyasette denilen bir oluşumların içine girdi.

Onun için MÜSİAD başkanının yukardaki tespitleri doğru olabilir, ancak TÜSİAD'ın sicili bozuk. Onun içinde iktidarın sert tepkisi normal.

Aslından ben bu tepkiyi yıllar önce buna benzer açıklamalardan zarar görenlerinde vermesini de beklerdim.

Ancak onlar sessiz.

İktidar partisi ve Adalet bakanı sert tepki yerine, “Ey TÜSİAD sen işine bak, biz de bunları önemsiyoruz, hepsine çözüm üretmeye çalışıyoruz” gibi hazımlı bir karşılık verse daha iyi mi olurdu diye sormak istiyorum.

TÜSİAD’daki konuşmalarda özellikle “Hukuk devleti”ne vurgu yapılıyor.

Bunlar özellikle şu an yargı camiasını yönetmekte olan kişi için çok önemli. Ama Adalet Bakanı çıkıyor,

Türkiye eski Türkiye değil; hiç kimse ve hiçbir kuruluş, kendisini milletin iradesinin ve hukukun üstünde göremez” diyor.

Sayın bakanın bu tavrı o kadar bayat ki… Onun için de gerginlik sürüp gidiyor.

Aslında TÜSİAD Başkanı’nın sözlerinin büyük bir bölümü muhalefetin de dile getirdiği sorunlar.

Ben de buradan sormak istiyorum; “Sayın Bakan, ülkemizde kimin yüzü gülüyor?

Sokaklarda gördüklerimizin gözüne bakalım,

Emeklilerin gözüne bakalım, asgari ücretlilerin gözüne bakalım, işsizlerin, sabit gelirlilerin gözüne bakalım.

Eğer bunların birinin yüzü gülüyorsa benim bir diyeceğim yok.

Buradan tüm okurlarıma soruyorum,

Yukarıda yazdıklarımın yüzü gülmüyorsa, kimin yüzü gülüyor.

TÜSİAD'ın sicili neden bozuk? TÜSİAD, 12 Mayıs 1979'da verdiği ilanlarla Bülent Ecevit hükümetini, 1997 yılında "Hükümet çekilmeli", "İrtica bir tehdittir", açıklamasından sonrada Necmettin Erbakan hükümeti düşmüştü.

Yorumlar
B
Behzat Altunbaş 6 ay önce
Yüreğine sağlık güzel kardesim sevgili hocam.
BEĞENME
0
CEVAPLA
a
akin sivas 6 ay önce
Eline sağlık hocam
BEĞENME
0
CEVAPLA
A
Ahmet Yildiz 6 ay önce
Hayırlı sabahlar değerli Hocam .Teşekkür ederim.Zihninize sağlık efendim.
BEĞENME
0
CEVAPLA
Y
Yusuf Bayraktar 6 ay önce
Hocam kaleminize sağlık. Yıllardır süregelen hukukun üstünlüğü söylemini hukukcunun üstünlüğü olarak ele aldıkları için maalesef bir arpa boyu yol alınmadığı gibi bundan sonra da alınacağı kanaatinde değilim.
BEĞENME
0
CEVAPLA
A
Ahmet Mihci 6 ay önce
Kalemine yüreğine sağlık güzel insan yeni okuya bildim
BEĞENME
0
CEVAPLA