KONYA HABER
Konya
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,0847 %0,42
4.561,39 % 1,16
Ara

BUNLARI HATIRLAYANLARIN VAY HALİNE

YAYINLAMA:

İlkokul kıyafeti siyah önlük, üzerine kolalı beyaz yaka.

Ya boynumuza kaybolmasın diye iple astığımız kokulu silgi.

Yazı yazanların hayatının vazgeçilmezi kalemtıraş.

Çeyizliklerin ve kıymetli yemek takımlarının sergilendiği vitrin ve hiç kullanılmayan misafir odası.

Bunları hatırlayanların vay haline.

Arka sayfası bilgilerle dolu, saatli maarif takvimi.

Evin her yerinde bir şeyin altında ya da üstünde bulunan dantel örtü.

Kuzune sobanın üzerinde her zaman suyla dolu damacananın dedesi bakır güğüm.

Yemek masalarının aynı tadı veremeyeceği yer sinisi.

Ailece yemek yenen günlerin simgesi sofra bezi.

Bunları hatırlayanların vay haline

Yaz günlerinin hayat kurtaran ev eşyası sinek raketi.

Çocukluğu halının üstünü süpürerek geçenlerin oyuncağı gırgır.

Binlerce kadının bel fıtığı olmasının sebebi ot süpürge.

Salonda boşuna yer kaplayan fiskos masası.

Bunları hatırlayanların vay haline

Kolay kolay eskimeyen el örgüsü banyo lifi.

Kadın eli şeklindeki sabunluk

Yazmanın kolay, aynı satır aralığını tutturmanın zor olduğu daktilo.

Misafirleri kapıda karşılayan el örmesi paspas.

Bunları hatırlayanların vay haline.

Ses kaydı da yapan, eve gelen büyüklerin ses kaydını yaptığımız makaralı teyp. Ya da ondan yıllar sonra çıkan Walkman.

Karnelerdeki 'zayıf' notların çamaşır suyu kullanarak silinmesi, sonrada yüksek notun yazılmasını bilen var mı?

Jeton atıp konuşulan telefonları, kimilerinin jetonu delip ip geçirerek aynı jetonla defalarca arama yaptığını, mahallenin tek telefonlu evi Hacı Osman amcanın telefon numarasını uzak akrabalarımıza verdiğimiz günleri, ya da şehirler arası konuşmaların ne zorlukla yapıldığını? Manyotalı telefonları bilir misiniz?

Bunları hatırlayanların vay haline!

Çamaşır yıkarken, paldır küldür hareket edip ses çıkartması bir yana, yıkadıktan sonra çamaşırları sıkarken merdaneye parmak sıkışmasıyla kırılma tehlikesi yaşadığımız merdaneli çamaşır makineleri.

Açılırken ses çıkartan, kapandıktan sonra yine ses çıkartan sonrada görüntüde sorun yaşayıp karıncalandığında bir tokatla çalıştırmayı denediğimiz siyah beyaz tüplü televizyonları.

Renkli televizyonların rengi kaybolunca bir mıknatıs tutup rengi tekrar getirdiğimiz günleri.

Sokakta ayı oynatılmasını şu an tasvip etmiyoruz ancak o zamanlar çok dikkat çeken bir aktivite olduğunu bilir miyiz?

Ya da mahalle mahalle gezen seyyar salıncakları.

Önceden köy yerleşimlerinde elektrik erişimi sağlanmadığından, büyük yerleşim yerlerinde ise elektrik kesintilerinde kullandığımız gaz lambalarını.

Bunları hatırlayanların ve yaşayanların vay haline.

Neden mi?

Onlar için maç bitti uzatmaları oynuyorlar da ondan.

*******

Bu yaştaki bizlerin sürekli şikayet ettiği bir konu da,

Nerede o eski Ramazanlar… Nerede o eski bayramlar… Nerede o eski akraba ilişkileri… Ve; nerede o eski ana babalar. Nerede o eski patronlar...

Bugünü beğenmez eskiye hep özlem duyma hastalığımız var.

Eskiyi terk eden de biziz, şikayet edende biziz.

GÜNÜN SÖZÜ; iyi patron çalışanına güvenen işi ehline bırakandır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *