Mart ayı yeni rekor getirdi. Tarihin en yüksek ikinci ihracat rakamını elde edildi

Mart ayı yeni rekor getirdi. Tarihin en yüksek ikinci ihracat rakamını elde edildi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, mart ayı dış ticaret verilerine ilişkin açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bakan Bolat, ABD'nin yeni gümrük vergisi kararına ilişkin, "ABD'nin yeni başkanı Sayın Trump yönetimi önce Amerika ve Amerika'nın sanayisi, Amerika'nın üretimini önceleyen bir dış ticaret politikası izliyor. Biliyorsunuz; ABD, dünyada bir numaralı dış ticaret ülkesi. 3,2 trilyon dolar ithalatı, 2 trilyon dolar ihracatı var. 1,2 trilyon dolar açık veriyordu. Bu noktada en yüksek açıkları da Çin'e karşı, Avrupa Birliği'ne karşı, Kanada ve Meksika'ya karşı veriyor. Trump yönetimi, 20 Ocak tarihinde göreve başladıktan sonra çok hızlı bir şekilde açık verdiği ülkelere yönelik dış ticarette yeni ilave ithalat için gümrük vergileri getirdi. En sonunda 2 Nisan günü, 2 gün önce bütün dünya ülkelerine standart yüzde 10 ilave gümrük vergisi getirdi. Ama birçok ülkeye de çok daha yüksek oranlarda getirdi. Otomotivde de ilave gümrük vergisi getirdi. Bu noktada Türkiye çok uluslu otomotiv şirketlerinin adeta bir üretim, yatırım üssü, tedarik üssü konumunda. Bu çok uluslu şirketler bütün dünya ülkelerine ihracat yapıyorlar, Türkiye merkezli olarak. Bundan memnuniyet duyuyoruz. Çünkü Türkiye dünyada otomotivde yükselen bir yıldız ve yılda 1,5 milyonluk üretim başarıyoruz. Yaklaşık 37,5 milyar dolarlık bir ihracatımız var. Otomotivde bizim ana pazarımız Avrupa ülkeleri ve diğer ülkeler konumunda. Dolayısıyla ABD'nin yeni getirdiği ilave gümrük vergilerinden tabii ki biz de kısmen etkileneceğiz" dedi.

'MUKAYESELİ BİR REKABET AVANTAJIMIZ OLACAK'

Bakan Bolat, rekabetin üst düzeye çıkacağına vurgu yaparak, "Rakibimiz olan, rekabet içinde olduğumuz ülkelere çok daha yüksek gümrük vergileri getirildiği için bu noktada bizim mukayeseli olarak bir rekabet avantajımız olacak Amerikan pazarında. Amerikan Başkanı, bu getirilen vergilerle ilgili olarak ülkelerle müzakerelere de açık olduklarını ifade ettiler. Bu yeni ticaret savaşları döneminde tabii ki sektörler bazında, ürünler bazında önemli etkileşimler ya da ticaret satmaları meydana gelecek. Türkiye-ABD ilişkileri anlamında baktığımızda bizim diğer ülkelere göre daha düşük ilave günlük vergisi geldiği için rakip ülkeler karşısında mukayeseli bir avantajımız olabilecek. Ama üçüncü ülkelerdeki pazarlarda hatta kendi pazarımızda da ciddi rekabet fırtınaları olacak. Bu aşağı yukarı bir yıllık süre zarfında normalleşme gerçekleşebilir. Ama şöyle bir gerçek var ki Trump yönetiminin, bu politikalarını kararlılıkla uygulayacağı anlaşılıyor. Biz de buna göre zaten pozisyonumuzu hazırladık. Bütün bunları özel sektörümüzle birlikte çalışarak, istişare ederek gerekli çalışmaları yapıyoruz" diye konuştu.

'35 MİLYAR DOLARLIK BİR TİCARET ORTAKLIĞIMIZ VAR'

Bakan Bolat, Türkiye-ABD ticaretinin dengeye yakın olduğuna dikkat çekerek, "35 milyar dolarlık bir ticaret ortaklığımız var. Aşağı yukarı 18,5-18,8 milyar doları ABD'nin ihracatı konumunda. Bizim de 16,3 milyar dolar ihracatımız var. Toplamda 2,4 milyar dolar ABD tarafının dış ticaret fazlası var. Bunun içinde tabii son yıllarda almayı hızlandırdığımız LNC ithalatı var. Türkiye doğal gaz ithalatında tedarikçilerini çoğaltıyor, çeşitlendiriyor, artı yolcu uçakları alımı var. Bunun dışında zaten dış ticaret ilişkilerimiz makul bir dengede. Bizim yeni dönemde özellikle rekabetçi olduğumuz ürünlerde, bizimle aynı, rakip konumunda olan ülkelere göre daha düşük oranda gümrük vergisi uygulanacağı için mukayeseli bir avantajımız olacak ABD pazarında. Bunun için söyledim, 'kötünün iyisi' şeklinde. Ancak o diğer ülkeler, bizim üçüncü ülkelerdeki pazarlarımıza hücum edecekler, Türkiye pazarına hücum edecekler. Bu konuda da son derece dikkatli olacağız ve gerekli tedbirlerimizi almaktan hiç çekinmeyeceğiz. Zaten alıyoruz, son 22 ayda çok sayıda dış ticaret tedbirleri aldık" dedi.

'PRENSİPLİ POLİTİKALAR UYGULAYAN BİR HÜKÜMETİZ'

Yeni kararların Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine etkisine ilişkin soruya yanıt veren Bolat, "Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri farklı bir alan. Biliyorsunuz; Türkiye tam üyelik müzakereleri yapan, katılım müzakereleri yapan bir aday ülke statüsüne sahip. Ancak bu müzakereler aşağı yukarı 2006 yılından bu yana devam etmiyor. Durmuş durumda. Buna karşın zaman zaman ortaya çıkan konjonktürel gelişmeler karşısında Avrupa Birliği'ne dank ediyor ve Türkiye'nin önemini, kıymetini anlıyor. Ve hemen 'Türkiye bizim dostumuz, Gümrük Birliği üyesi, katılım müzakereleri yapan aday ülke, Türkiye ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz' diyorlar. Şimdi Amerika'daki Trump yönetiminin yeni uygulamaları ve Rusya ile ilişkileri geliştirme çabaları karşısında, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bir panik havası oluştu. 'Avrupa'nın güvenliğini nasıl koruyacağız, savunmada oldukça zayıf durumdayız, Türkiye'siz Avrupa'nın güvenliği düşünülemez. Türkiye'siz Avrupa'nın savunması çok eksik kalır' diye bir anda Türkiye'ye yönelik yine çok sıcak mesajlar, ziyaret trafikleri başlamıştı. Biz aynı durduğumuz yerdeyiz. Prensipli politikalar uygulayan bir hükümetiz ve ülkeyiz. Ve bu noktada Türkiye, Avrupa Birliği'nin çoğu zaman mazeret tarzındaki engellemeleri olmasa, katılım müzakerelerine devam etmek istiyoruz. Hükümetimizin dış politikadaki duruşu zaten çok net. Savunma alanında da Avrupa'nın en önemli aktörüyüz, ordumuzla, savunma sanayimizle. Avrupa bunu içselleştirebilse bazı üye ülkelerin takıntılarını halledebilse, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri çok daha iyi noktalara gelecek. Mesela geçen yıl temmuz ayında Türkiye-Avrupa Birliği yüksek düzeyli ticaret diyaloğunu başlattık 6 yıl sonra. Dün de Türkiye-Avrupa Birliği yüksek düzeyli ekonomi diyaloğu başladı. Böylece özellikle Avrupa Birliği Komisyonu nezdinde ilişkilerimiz oldukça yapıcı, sıcak ve hareketli. Ama şu gerçek; savunma, güvenlik konuları olduğu zaman liderler toplantısına bizim liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımızı da davet etmeye başladılar. Bu da Avrupa tarafında Türkiye'nin gücünün, öneminin ve ağırlığının hissedildiği anlamına geliyor" açıklamasında bulundu.

Kaynak:DHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.