Küresel finans piyasaları, Orta Doğu merkezli jeopolitik risklerin gölgesinde tarihsel bir türbülanstan geçiyor. ABD ve İsrail kuvvetlerinin İran coğrafyasına yönelik başlattığı askeri operasyonların yedinci gününe girmesiyle birlikte, uluslararası arenada güvenli liman arayışı zirveye ulaştı. Bu süreçte, küresel çapta diğer para birimlerine karşı gücünü artıran Amerikan doları, Türk lirası karşısındaki yatay seyrini kırarak şok edici bir yükseliş kaydetti. Yaşanan bu kırılma sonucunda döviz kurları listesinde dolar, 44,0780 lira seviyesine ulaşarak tüm zamanların en yüksek noktasını test etti.
İstanbul merkezli serbest piyasada, 7 Mart 2026 sabahı itibarıyla işlemler oldukça hareketli başladı. Döviz büroları ve bankalar arası piyasada dolar 44,0730 liradan, euro ise 51,2090 liradan işlem görmeye başladı. Detaylı verilere bakıldığında, Amerikan dolarının alışı 44,0710 lira seviyesinde gerçekleşirken, satış işlemleri 44,0730 lira üzerinden tamamlanıyor.
Avrupa para birimi euro cephesinde de benzer bir yukarı yönlü hareket izleniyor. Euro alım işlemi 51,2070 liradan tamamlanırken, satış bedeli tabelalara 51,2090 lira olarak yansıdı. Bir önceki günün kapanış verileriyle kıyaslandığında, doların 43,9980 lira, euronun ise 51,1575 lira olan satış değerlerini geride bıraktığı ve dört günlük durağan ilerleyişini sert bir yükselişle sonlandırdığı görülüyor.
Uluslararası platformlarda Amerikan dolarının gücünü ölçen dolar endeksi (DXY), bugün gün içerisinde 99 seviyelerinde dengelendi. Orta Doğu’daki çatışma ortamının petrol arzına yönelik tehditleri artırması, enerji maliyetlerini aniden yukarı çekti. Finansal arenalarda artan bu derin kaygılar, yatırımcıları likit ve güvenli varlıklara yönlendirerek doların hafta içerisinde yüzde 1’den fazla prim yapmasını sağladı.
Akaryakıt fiyatlarındaki bu olağanüstü artış, küresel enflasyonun yeniden tırmanışa geçebileceği yönündeki endişeleri körüklüyor. Özellikle enerji ithalatçısı konumundaki ülkelerde maliyet yönlü baskıların artması, majör merkez bankalarının para politikalarını da doğrudan etkiliyor.
Finansal piyasalardaki güçlü aktörler ve analistler, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin faiz indirim hamlelerini öteleyeceği inancını pekiştirdi. Daha önce Temmuz ayı için planlanan olası faiz düşürme eyleminin takvimi, enflasyonist risklerin artmasıyla birlikte Eylül veya Ekim aylarına doğru kaydırıldı.
Avrupa kıtası ülkelerinin Orta Doğu petrollerine duyduğu yüksek bağımlılık, euro üzerinde ek bir baskı unsuru oluşturuyor. Bu bağımlılığın bir yansıması olarak dolar, euro karşısında değer kazanmaya aralıksız şekilde devam ediyor. Küresel gelişmelerin ağır gölgesinde, Türk lirası karşısında 44,0780 liraya dokunan dolar kuru, piyasalardaki volatiliteyi artırmaya devam etmektedir.